Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Kasım, 2019 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Beyniniz Bir Bilgisayar Değil ve Muhtemelen Asla Bilgisayara Aktarılmayacak! - Alıntı

Bu makaleden sonra “ Beyin Bir Bilgisayar Değil mi? ” makalesini de okumanız önerilir. “Yapay zeka uzmanı George Zarkadakis, Kendi Suretimizde (2015) isimli kitabında, insanların insan zekasını açıklamak için son 2.000 yıl boyunca kullandığı altı farklı benzetimi (metaforu) betimliyor. Örneğin, en eski olanında (İncil'de geçtiği şekliyle) insanların topraktan veya çamurdan oluştuğu ve ardından zeki bir tanrının kendi ruhundan ona üflediği anlatılıyordu. Bu ruh, en azından dil bilgisi kurallarına uygun biçimde, zekamızı "açıklıyordu". MÖ 3. yy.da su mühendisliğinin icat edilmesi, insan zekasının hidrolik bir modelinin ün kazanmasına yol açtı. Bu görüşte, vücuttaki farklı sıvıların akışı fikri -salgılar- hem fiziksel hem de zihinsel işlevimizin sebebiydi. Hidrolik benzetmesi, 1.600 yıldan fazla hüküm sürerek bu süre boyunca tıbbi uygulamalara engel oldu. 1500'lere gelinmeden, zembereklerin ve dişlilerin güç sağladığı otomat tasarlanmış ve nihayetinde Rene Descar...

Beyin Bir Bilgisayar Değil mi? - Yapay Zeka

Bu makale “ Beyniniz Bir Bilgisayar Değil ve Muhtemelen Asla Bilgisayara Aktarılmayacak! “ makalesine karşılık olarak yazılmıştır. Dr. Robert Epstein “eskiden beyne ruh üflendiğinin düşünüldüğünü, sonra beynin hidrolik sistemlere benzetildiğini, daha sonra makinelere benzetildiğini, daha sonra telgraf sistemlerine benzetildiğini” belirtiyor. En sonunda da bilgisayarlara benzetildiğini yazıyor. Önceki benzetmelerin artık saçma olduğunun ortaya çıkması gibi, gelecekte de bilgisayara benzetmenin saçma olduğunun anlaşılacağını vurguluyor. Duyu organlarından girdiler alınır. İçerideki verilere göre işlenir. Çıktı olarak da bir tepki verilir. Bilgisayara ya da başka bir makineye benzetilmesinde kasıt budur. Yani beyni bilgisayara benzetmenin nedeni birebir aynı olduğundan değildir. Ayrıca, ortada sihirli veya olağanüstü bir şey olmadığını ve üzerinde çalışıldıkça anlaşılabileceğini vurgulamak içindir. Birebir aynı olduğu düşünülseydi sinir ağları taklit edilmeye çalışılmazdı. Yapay s...

Yazar Olmak - Sahne

Gavin: İsim? (Kitabını imzalamaya niyetlenir) Muhabir: Kitabını almak istemiyorum. :-) Ben Eli Abrahams, Sagramanta Bee'nin sanat editörüyüm. Kısa bir röportaja vaktin var mı? Gavin: Ee, vakit ayırırım. Açık mı, kayıtta mı? (muhabir telefonla kayıt yapacaktır) Öncelikle salonda çalışıyorum. 1986 model bir IBM'de yazıyorum! :-) Ve tuş sesleri, Lana'nın körlüğü için bana ilham verdi. Bastonunun takırtısı gibi, anladın mı... :-) (Yazdığı karakterin adı Lana'dır) Muhabir: Ee, galiba şunu sormak istiyorum: Kitap neden teknoloji hakkında değil? Gavin: Ben bir yazarım. John Grisham'a da bu soruyu sorar mısın! Veya Jackie Collins'e! Muhabir: Hayır. Ama onların batan bir teknoloji şirketi yok. Gavin: Sence battı mı! Ben teknolojiyi bırakmadım, teknoloji beni bıraktı. :-) Hepimizi yüzüstü bıraktı! Bak, Woldon Bruks'da olmalıydık, ama bu döküntü yerdeyiz. Peki neden. Çünkü insanlar kitapları internette...

Yardımlaşmak- Sahne

 Gavin ve Richard, ikisi de zor durumdadır. Richard'ın aklına ikisini de rahatlatacak bir fikir gelir. Richard: Bak Gavin biliyorum seninle her konuda anlaşamıyoruz. Arkadaş da değiliz. Ama bu birbirimize yardım etmek için bir fırsat olabilir diyorum. Diğ mi, ne diyorsun? Gavin: Yani, eheheh. Bariz değil mi, cevabım: Hayır! :-) Richard: N Ne? Gavin: Hayır. Tabiki Richard... Sen rakibimsin. Rakibe yardım edilmez. Bu işin en temel kurallarından biri budur. :-) Kusura bakma. Olmaz. Hayır. Richard: Bir saattir sırttan bıçaklayanlar ve acımasız rekabetin bize yaptıkları üzerine konuşuyoruz. Gavin: Evet, aynen öyle. Bu da öyle. :-) Bunu anlamaman çok tuhaf. :-) Richard: Sana yardım edebilirim Gavin. Gavin: Ama ettin bile Richard. Burada oturmuş kendimi yetersiz hissediyordum! Sonra geldin, bana zayıflığını gösterdin. :-) Bıçağı saplamam için yalvardın. Hala kurtulmam gereken derin bir çukur var, ama bu harika bir başlangıç. Şuna bak, acıtmıyor bile, g...

Soru 36: Sohbet Programları Nasıl Çalışır? - Alıntı

Turing'in ünlü testini önerdiği o ilk makaleden (23. Soru) bu yana, insanlarla insan dillerinde (bilgisayarcı deyimiyle, “doğal dil”de) iletişim kurabilen programların geliştirilmesi yapay zekâ araştırmacılarının en çok uğraştığı işlerden biri oldu. Ben de gençliğimin en güzel yıllarını bu konuya gömdüğümü söyleyebilirim doğrusu. Doğal dilde yüksek kalitede iletişim problemini çözmek, yapay zekânın tümünü gerçekleştirmeye denk zorlukta bir iştir. Turing'in test olarak tam da bunu belirlemesi boşa değildir. 1964'te bu testi “hileyle” geçmeye yeltenen ELIZA adlı bir bilgisayar programı yazıldı. Bilgisayarı kullanan kişinin girdiği cümleleri basit bir teknikle “tersyüz” ederek yanıt veren, bazen de okuduğu cümlenin içinde geçen kimi kelimelerin tetiklediği kurallara bağlı olarak stokunda bulunan hazır cümleleri söyleyen ELIZA, bazı saf kullanıcıları öylesine başarılı bir şekilde kandırdı ki, yazarı Joseph Weizenbaum insanlığın henüz yapay zekâya hazır olmadığına karar veri...

Bilgisayarlar Doğal Dili Anlamıyorlar – Yapay Zeka

Bir kişinin yabacısı olduğu bir bilim konusunda akademik bir topluluğun teknik konuşmalarına tanık olduğunu varsayalım. Aslında cümlelerin çoğunu anlayamayacaktır. Çünkü daha önce hiç karşılaşmadığı sözcükler olacaktır. Anlam çıkarsaması yapmakta zorlanacaktır. Hatta bir kelime yanlış telaffuz edildiğinde bunu fark edip, kafasında düzeltemeyecektir. Çünkü o kelimenin düzgün halini zaten bilmiyordur. Benzer şeyler örneğin futbola ilgisiz birinin, taraftarların futbol konuşmasına tanık olduğunda da geçerli olur. Terimleri anlamaz. Ya da futbolcuların isimlerini aklında tutamaz. İmla hatası yapılmış isimleri, kafasında düzeltemez. Ve söylenen o isimle kimin kastedildiğini bilemez. Sıkılır. Oysa futbola ilgili biri, imla hatası yapılarak söylenmiş de olsa, o ismi kafasında düzeltir ve kimin kastedildiğini hemen anlar. Çünkü o hazırdır. Önceden bu konuda bilgi biriktirmiştir. Dolayısıyla bağlantıları hemen kurabilir. Yani insanlar da sohbet robotları gibi yabancısı oldukları bir konuda ...

Kabullenmek – Sahne

Andrei ve Ilya Ilyich yakın arkadaşlardır. Arkadaşlıkları çocukluktan beri sürmektedir. Andrei başarılı bir iş insanı olmuştur. Ilya Ilyich ise Oblomovka malikanesinin rahatlığının dışına çıkabilecek biri değildir. Andrei: Hadi, Ilya. Ilya Ilyich: Sana hoşlanmadığımı söyledim. Ve sen inadına yapıyorsun. Andrei: Cennetten mahrum etme kendini! Ilya Ilyich: Yapamam bunu. Yorgunum. Andrei: Ne yorgunluğu? Ilya Ilyich: Her şeyden yoruldum! Balolar, ziyaretler, toplantılar, çay partileri, sohbetler. Ona buna durmadan koşuşturma, dedikodu, arkadan konuşma. Bu hayattan hoşlanmıyorum. Andrei: Nasıl bir hayattan hoşlanıyorsun? Ilya Ilyich: Bundan farklı. Andrei: Tamamen mi hoşlanmıyorsun? Ilya Ilyich: Bu insanların birinde bile sakin berrak bakışlı göz yok. Bir adam her gün işe gidiyorsa zavallıdır, Bir diğeri of çeker mutluluk kendisinden esirgendiği için. Bu onların idealidir, onların hayattaki amaçları. ...

İnternetten DNA Siparişi - Alıntı

Organik materyallerin genetiğinin değiştirilmesi her geçen gün yaygınlaşıyor. Hatta sipariş üzerine DNA yazdıran firmalar bile var. Ginkgo Bioworks ve Twist Bioscience gibi firmalar istenen DNA kodlarını sentetik olarak üreterek teslim ediyor. Gıda, ilaç ve tekstil gibi alanlarda her yıl 3 milyar DNA çifti sentezleniyor. 1000 dolar ücret karşılığında 10.000 harflik DNA çifti ısmarlayabilirsiniz. İstediğiniz dizilimi internet üzerinden sipariş ettiğinizde, üretilen DNA birkaç gün sonra posta ile kapınıza kadar geliyor. Gelen gen dizilimini hücreye yerleştirerek çoğaltmak mümkün. Ne var ki henüz çok yeni olan bu alanda kurallar oturmuş değil. Örneğin, üreticiler bulaşıcı ve öldürücü olabilecek yeni bir virüse ait bir gen dizilimi siparişinin ne kadar tehlikeli olduğunu anlayabilir mi? Anlamaları mümkünse bile bunu tespit etmek için ne kadar çaba sarf edecekler? Bu soruların cevaplanması çok önemli çünkü yapılan işlem bir kimyasal madde üreticisine internet üzerinden bomba siparişi ...

Ödemek için El Salla - Alıntı

Amazon, market alışverişlerinde ödemeyi kolaylaştırmak için çeşitli yöntemler denemeye devam ediyor. En son geliştirdiği teknoloji sayesinde kasada nakit veya kredi kartıyla ödeme yapmak yerine yalnızca elinizi sallamanız yetiyor. Öncelikle elinizin görüntüsü bir defaya mahsus olarak alınıp Amazon hesabınızla ilişkilendiriliyor. Sonrasında yaptığınız alışverişinizi tamamlamak istediğinizde, görüntü işleme teknolojileri kullanarak elinizi analiz eden sistem, bu bilgiyi daha önce tanımlanmış el görüntünüzle eşleştirip ilişkilendirilmiş hesabınızdan alışveriş ücretinizi düşüyor. Parmak izi okuma sistemi gibi çalışan yöntemin güzel tarafı elinizi herhangi bir yere dokundurmanıza gerek kalmadan çalışması. Sistemin şu an için yanılma olasılığı milyonda bir olsa da yüz milyonda bir yanılma payı ile çalışmasını sağlamak hedefleniyor. Bununla birlikte, kredi kartıyla ödeme yapmak en az 3-4 saniye sürerken, yeni geliştirilen sistemle bu işlem 300 milisaniyede (0,3 saniyede) tamamlanıyor. Özetl...