e-mürekkep etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
e-mürekkep etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Mayıs 2023 Pazartesi

Işık Yaymayan Televizyon

Birkaç on yıl önce insanlar ilk televizyonlarını almıştı. O televizyonlar siyah beyazdı. Kareler donuktu. Müşteriler bununla epey zaman idare ettiler. Renkli televizyonlar piyasaya sürüldü. İnsanlar büyük bir heyecanla televizyonlarını değiştirmeye başladılar.

İnsanlar gelecekte nasıl bir televizyonla karşılaşacaklarını hayal etmekte zorlanıyorlar. Çeşitli fikirler akla geliyordur. Şu şaşırtıcı durumla da karşılaşılabilir. Muhtemelen artık televizyon seyretmek için sürekli ışığa bakmaya gerek kalmayacak. Işık yaymayan ekranlı televizyonlar piyasaya girmeye başlayacak. İnsanlar sanki büyük bir tabloya bakar gibi video, televizyon izleyecekler. Gayet konforlu.

E-Mürekkep ekranların piyasası oldukça dar. Bunun nedeni yeni bir teknoloji olması. Dolayısıyla yetenekleri henüz sınırlı. Hep böyle kalmayacak. Bu ekranlar siyah beyazdı. Artık renklendi bile. 4096 renk gösterebiliyor. Oysa tüplü renkli televizyonlar sadece 512 renk gösterebiliyordu. Ve insanlara yıllarca yetti. E-Mürekkep ekranın kare yenileme hızı çok düşük. Henüz video gösteremez. Ama resim gösterebilir. Yakında reklam panosu olarak kullanılmaya başlanabilir. Panonun içindeki resimler arada bir değişir.

Gelişmeye devam ediyor. Yetenekleri artınca tanınırlığı artabilir. Yaygınlaşabilir. Şimdilik bunlar inandırıcı gelmeyebilir. 1939’da The New York Times “televizyonun asla yaygınlaşamayacağını” savunmuştu: “Televizyonun sıkıntısı insanların oturup gözlerini ekrana dikmek zorunda olması; sıradan bir Amerikan ailesinin böyle bir şeye zamanı yok.” Gazeteye göre, “sırf bu nedenle bile televizyon ciddi bir yayın alternatifi olamazdı” Bu tahminlerinde fena halde yanıldıklarını söylemeye gerek yok. Benzer durum e-mürekkep ekranlar için de geçerli olabilir. E-Ink Corporation piyasa liderliğini korumak isteyecektir. Bu nedenle sürekli inovasyon yapmak durumunda. Gelecekte sürprizlerle karşılaşabiliriz.

E-Mürekkep ekranların, OLED ekranların gösterdiği renk sayısına, saniyede gösterdiği kare sayısına ulaşması için henüz çok erken. Gerçekçi olmak gerekirse insanları tatmin edecek ekran yenileme hızına ve renk sayısına ulaşabilecek teknolojiyi geliştirmek 20-30 yıl sürebilir. O gün geldiğinde adı artık e-mürekkep ekran olmayacaktır.

İşte o zaman on yıllardır bildik ışık yayan ekranlara alternatif olmaya başlayacaktır. Evet televizyonlarda yavaş yavaş bu teknolojiyi görmeye başlayacağız. Üreticiler, e-mürekkep ekranlı telefon, bilgisayar seçenekleri sunmaya başlayacaktır. Bazı insanlarda, sürekli ışıklı ekrana bakmaktan kaynaklanan baş ağrısı artık olmayacaktır. Telefonların şarjı daha uzun süre dayanacak. Çünkü ekranda bir şeyler göstermek için aydınlatma yapması gerekmeyecek. E-Mürekkep ekranlar çok daha az şarj harcar. Bilgisayarda uğraşmak daha az yorucu olacaktır. Saatlerce makale yazmak ya da yazılım kodu yazmak daha keyifli gelmeye başlayacaktır.

11 Aralık 2012 Salı

Elektronik Kitap Neden Kağıt Baskısından Kıymetlidir


E-Kitap hiç yıpranmaz. Yer kaplamaz. Kişisel kütüphanemizi yanımızda taşıyabiliriz. İnternet kitapçılarında her çeşit kitaba ulaşılabilir. Birkaç tıkla kitabı indirip hemen okunmaya başlanabilir. Hatta uzak ülkelerden bile kitap satın alınabilir ve kargoyla uğraşılmaz. Telifi olmayan kitaplar internetten elde edilebilir. Tüm bunlar güzel. Ama özellikle es geçilmemesi gereken konu hangisidir?

İnsanlar bilgiye ulaşmak için kütüphanelerden, kitaplardan daha sık internete başvurur oldular. Bunun nedeni en güncel bilgilerin olması yanı sıra erişim kolaylığıdır. Web sitelerindeki elektronik metinler arama motorlarıyla taranabilmektedir. İnsanlar istedikleri bilgiye kısa zamanda ulaşabilmektedir. İstatistiklere bakılırsa “arama yapmak” pek çok kişi için çok kullanışlıdır. Bu, elektronik verilerin işlevselliğine iyi bir örnektir. Zaten epeydir kağıttan çok elektronik verilerle haşır neşir oluyoruz. Elektronik metin üzerinde işlem yapılabilir. İşte e-kitabın kağıt baskısından en önemli üstünlüğü budur. İçeriğinden yararlanmanın verimini yükseltir. Not alma, metin vurgulama gibi standart hatırlatıcılar kolayca konabilir. Kitaplarını karalamaya kıyamayanlar için iyi haber, kitaba hiç zarar vermeden yapılmış oluyor. Bunlar, listeleme, aralarında gezinme, tekrar düzenleme olanakları sayesinde oldukça kullanışlı hale geliyor. İnternette bilgiye ulaşmakta vazgeçilmez olan arama yapabilmek de doğal olarak e-kitapta mümkündür. Sonuçta, okuyucu, e-kitaptaki içeriğe kağıt baskısındakinin çok ötesinde hakim olur. Tüm bunlar, öğrenmek veya üstünde çalışılması gereken şeylerde daha da işe yarar oluyor. ABD'de teknik, akademik kitapların bile elektronik baskısı mevcut. Okuyucunun e-kitapla etkileşimi yüksektir. İşlevsellikler, kitaplara da internet gibi daha sık başvurması için cesaretlendirecektir.

Yayınevleri uzun kitaplarda kağıt sarfiyatının çok artmasını istemeyecektir. Özellikle de hitap edeceği kesim sınırlıysa. Yayınevi çareyi yazının puntolarını mümkün olduğunca küçültmekte bulacaktır. Herkesin gözü mükemmel değildir. Ne yazık ki kağıttaki metni özelleştiremezsiniz. Gözü hep en memnun edecek puntoyu ancak e-kitapta seçmek mümkündür.

Kitaplar ABD'de filan çok önce elektronikleştirilmeye başlanmıştı. Hatta çevrimiçi kütüphaneler kurulmaya çalışılıyordu. Bilgisayara ve son zamanlarda tablet bilgisayarlara indirilip okunabiliyordu. Ama hep, bir şey eksikmiş gibi gelirdi. Bilgiyi doya doya okumakta engel vardı. Geleneksel ekranlar uzun metinleri okumak için çok elverişsiz olduğundan, okumaktan çabuk bıktırıyordu. Bu yüzden metnin sonuna gelinmediği çok olurdu. Elektronik kitap kullanışlıdır ama okuyucular kağıt kitabı tercih ediyorlardı. Epeydir sadece bilgisayara yönelik e-kitap satışı yapan Microsoft Reader'in kapanmasının nedenlerinden biri de bu olsa gerek. Okumanın yine keyifli olmasını elektronik mürekkep ekranlar sağlamıştır. Elektronik mürekkeple kağıt iyi bir şekilde taklit edilmeye başlandı. Işık yaymaz, parlamaz. Üstelik ortamdaki ışık yoğunlaştıkça daha görünür oluyor. Güneşte bile kullanışlıdır. Artık elektronik kitabın benimsenmesini hızlandıracaktır. Elektronik kitabı bütünler. Amazon.com kendi e-kitap okuyucusuna yönelik kitap satışlarının kağıt kitaplarınınkini aştığını ilan ediyordu. Bu arada, Microsoft Reader'in da aygıtı olsaydı yine de kapanır mıydı acaba diye merak ediyor insan.

Dahası e-kitap okuyucular sadece kitap okunacak aygıtlar olarak düşünülmemelidir. Onlarla birçok belge, rapor, makale, sunum okunabilir. Haberler RSS ile alınabiliyor. Dergi, gazete incelenebiliyor. Ve internetteki metinler aygıta kopyalanarak yazıcıdan çıkarılmış gibi okunabilir. Hep orada duran, belki bir Vikipedi maddesi, ama sadece göz gezdirilen yazılar vardır. Bu aygıtı elinize aldığınızda o yazıları okumaya zaman ayırmaya başladığınızı fark edebilirsiniz. Bir dergiyi inceliyormuşsunuz gibi gevşeksinizdir. Elbette e-kitap okuyucuların yazılımları geliştikçe kitabın içeriği daha da erişilir olacak, okuyucuyla etkileşimi artacaktır.

Genellikle kitaplar okunur ve kitaplığın tozlu raflarına gömülür. Orada terk edilir. Okuyucu kitabı bitirdikten kısa süre sonra unutmaya başlar. Birkaç ay sonra ise aklında çok az şey kalır. Ve yanlış hatırladığı yerler çoktur. O halde bu kitaba zaman ayırmak neye yaradı. Hiç var olmamış gibidir. Bilgilenmek birey kalitesini yükseltir. Ama bilgiyi yaşatabiliyor olması da gerekir. Kafasındaki kırıntılardan tam, doğru bilgiye ulaşmalıdır. Ancak rafta duran kitabı eline alıp ilgili sayfaların nerelerde olduğunu bulmak için uzun uzun incelemesi zaman alır. Uğraştırır. Hele de kitaba kıyılamadığından hiç not alınmamışsa. Genellikle bunun yerine geriye kalan bilgi kırıntılarına razı olur. Gittikçe bozulan kırıntılara! Kim bilir, okurken etkilenilen ama sonra uçup giden ne ayrıntılar vardır. Orada, onlarca sayfanın arasında gizlenir. Oysa, kitap, elektronik ortamdayken canlıdır. Kitaptaki tam bilgi okuyucunun elinin altındadır. Yanında taşınabilir. Erişime her zaman açıktır. Değişik ortamlarda hakkında konuşulur. Alıntı yapılır, alınmış notlar gösterilir. Kitap hep değerli kalır. Hem böylece kitap her çevrede kendi reklamını yapmış da olur, yayınevlerinin dikkatini çekecek bir ayrıntıdır.

Sonraki adım şöyle olabilir: Çevrimiçi kütüphaneler yaygınlaşacaktır. Şimdiden kütüphanelerdeki kitapları tarayıp internete aktarmayı görev edinmiş şirketler var. Nadir kitaplar da buralarda olacaktır. Okuyucu sanal kütüphane kartı edinebilecek. İlgilendiği “süre sınırlı” kitabı aygıtına indirebilecek, 5-10 gün okuyacak. Sonra otomatik silinecek veya geçersiz olacak.

İngiltere, Norveç kitaptan %0 vergi alıyor, Türkiye %8. Teşvik edilmesi beklenen endüstrilerden biri olan e-kitaptan Türkiye %18 vergi alıyor. ABD'de New York eyalati sadece e-kitaptan değil indirilebilen müzikten, sinemadan aldığı vergi tam %0! Nasıl olsa, birkaç on yıl sonra kitabı asıl kağıttan okumak lüks sayılacaktır. Gerek ağaçları, doğayı korumak açısından, gerek elektronik baskısından daha maliyetli oluşu açısından. Yazarlar kitaplarını zaten bilgisayarda elektronik metin olarak yazıyor. Bu metin dosyasını matbaaya hazırlamak, kağıt sarf etmek yavaş yavaş olağan dışı görünmeye başlıyor. MP3 dosyalarını analog kasete dönüştürmeye andırıyor, normalde üzerinde işlem yapılabilsin, kalitesi korunsun diye kasetten MP3'e dönüştürülür. Mesela Google'ın kütüphanelerdeki kitapları tarayarak elektronikleştirdiğini hatırlayın. O metin dosyalarını bir yazılımla nispeten kolayca e-kitaba çevirmek oldukça ucuzdur. Baskı, kâğıt, ciltleme, nakliye, depolama gider kalemleri ortadan kalkmıştır. Böylece yayınevlerinin kitap fiyatlarını düşürmek için daha çok imkanları olacaktır. Hızla raflarda (sanal raflarda!) yerini alır. Kağıt olmadığından basım kalitesi dert edilmez. Baskısının tükenme olasılığı yoktur. Hem kitabın ne kadar tutacağını düşünüp kaç adet basılacağına kafa yormaya da gerek kalmaz. Sadece küçük bir kesimin ilgisini çekeceğinden çekinilerek basılmayan sıra dışı konulardaki kitaplara şans verilebilir. Bağımsız yazarlar, masraflı olmadığına göre kitaplarını kendileri yayınlayabilir. Ve kitap çeşitleri artar.

27 Kasım 2012 Salı

Elektronik Mürekkep Başka Ne Vaat Edebilir


Bazı yazarlarımız elektronik mürekkep ekranın öneminin ve e-kitabın işlevselliğinin farkındalar. Kitapları eskiden daktiloyla yazarlardı, artık bilgisayarda. Şimdi onları yeniden daktiloya döndürmenin zamanı. Şaka bir yana, LCD yerine kağıttaki cümlelere bakarak fikirlere daha rahat konsantre olunabilir. Elbette bilgisayarın tek dezavantajı da budur. Peki kağıdın rahatlığı elektronik metin yazmanın işlevselliğiyle bütünleşirse! Yazarlar, e-mürekkep ekranlı ve fiziksel klavyeli sadeleştirilmiş bir bilgisayarda kitaplarını yazmaya bayılacaktır sanıyorum. Basitleştirilmiş bir işletim sistemi, diğer ofis yazılımlarıyla uyumlu bir kelime işlemci ve hızlı olmasına gerek olmayan verimli bir işlemci. Belki arada bir internetten bilgi araştırılması gerekebilir diye basit bir internet tarayıcı. Dizüstü bilgisayara benzeyen bir yazar bilgisayar.

13-14 inç e-mürekkep ekranı olabilecek bu aygıt özellikle sürekli yazarak para kazanan insanlar için ideal olabilir. Makale hazırlayan akademisyenler hatta belki gazeteciler için bile cazip olabilir. Yazı makinesinin karşısında daha uzun süre yorulmadan, sıkılmadan çalışılabilir.

Amaç yazı yazmaksa böyle bir alet yeterli olacaktır. Commodore 64'ün yeniden doğması gibi daktilo da canlanabilir mi dersiniz. E-Mürekkebin ekran tazeleme hızı artık yazı yazmaya elverişli görünüyor. E-Kitap Okuyucuların yayılmasıyla e-mürekkebin bilinirliği artacak. Talep ve beklentiler yükselecektir -şimdiden okuma dışında internet tarayıcı özelliği de istenir oldu. Bu da mühendisleri başka uygulamalara yönelik teknolojiyi dönüştürmek için daha da cesaretlendirecektir. LCD'ler çok eskiden hesap makinelerinde kullanılırdı, renklendi tüplü televizyonların yerini aldı. Sıra elektronik mürekkepte olmasın. Işık yaymayan bir ekrandan televizyon izlendiğini düşünün. Bir tabloya bakıyormuş gibi göz hiç yorulmayacak. Gelecekte dizüstü bilgisayar ekranı olarak bile görebiliriz.