Yuval Noah Harari etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yuval Noah Harari etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Mayıs 2022 Salı

Yapay Zeka İnsanları İşsiz Bırakacak mı – Teknoloji

“Yapay zekâ bilhassa başka insanlar hakkında sezgi gerektiren işlerde daha iyi bir performans sergileyebilir. Yayaların dolaştığı bir sokakta araba sürmek, yabancılara borç para vermek ve iş anlaşması pazarlığı yapmak gibi çoğu iş dalı başka insanların his ve arzularını doğru değerlendirme yetisi gerektirir. Şu çocuk yola mı atlayacak? Karşımdaki takım elbiseli adam paramı alıp tüyecek mi? Bu avukat tehditlerinde ciddi mi yoksa blöf mü yapıyor?

Bu tarz duygu ve arzulara maddi olmayan bir ruhun yol açtığını düşündüğünüz vakit, bilgisayarların asla ve asla insan şoförlerin, bankacıların ve avukatların yerini alamayacağı gün gibi aşikâr. Bir bilgisayar, kutsal yaratının ürünü insan ruhunu nasıl anlayabilir? Fakat bu duygu ve arzular esasında biyokimyasal algoritmalardan ibaretse bilgisayarların bu algoritmaları deşifre edememesi ve bunu herhangi bir Homo sapiens’ten daha iyi yapamaması için hiçbir sebep yok.

Yayanın niyetini öngören bir şoför, muhtemel kredi talebinin güvenilirliğini değerlendiren bir bankacı ve müzakere ortamının nabzını tutan bir avukat büyücülüğe başvurmaz. Onun yerine, kendileri de farkında olmadan, beyinleri yüz ifadelerini, ses tonlarını, el kol hareketlerini ve hatta vücut kokularını analiz ederek gözlemlediği biyokimyasal örüntüleri tanır. Doğru sensörlerle donatılmış bir yapay zekâ tüm bunları bir insandan daha isabetli ve güvenilir biçimde yapabilir.

“Birer birey olduklarından insanları birbirine bağlamak ve hepsinin güncelliğini sağlamak zordur. Bilgisayarlarsa tam aksine birer birey olmadığı gibi onları tek bir değişken ağın bünyesine dahil etmekse çok kolay. Dolayısıyla mevzubahis olan milyonlarca tekil şahıs işçinin yerine milyonlarca tekil robot ve bilgisayarın geçmesi değil, mümkün görünen insan bireylerin yerine bütünleşik bir ağın doldurulması. Bu yüzden otomasyonu değerlendirirken tek bir insan şoförü tek bir otonom arabayla ya da tek bir insan doktoru tek bir yapay zekâ ürünü doktorla karşılaştırmak yanlış olur. Yapmamız gereken bir grup insanın becerilerini bütünleşik bir ağın becerileriyle kıyaslamak.

Mesela pek çok sürücü değişen trafik kurallarından haberdar değil ve sık sık kuralları ihlal ediyor. Ayrıca her araba otonom bir birim olduğundan iki araç bir kavşağa aynı anda yaklaştığında, sürücülerin niyetlerini birbirine doğru şekilde iletememesi ve çarpışması mümkün. Otonom arabalarsa topluca birbirine bağlanabiliyor. Bu tarz iki araç aynı kavşağa yaklaştığında, esasında söz konusu olan iki ayrı birim değil aynı algoritmanın parçalarıdır. Bu yüzden yanlış anlaşıp çarpışmaları çok daha düşük bir ihtimaldir. Ulaştırma Bakanlığı birtakım trafik kurallarını değiştirmeye karar verirse, otonom arabaların tamamı aynı anda güncellenebilir ve programda bir aksaklık yaşanmadığı sürece hepsi yeni kuralları harfi harfine uygulayabilir.

Buna benzer şekilde, Dünya Sağlık Örgütü’nün tespit ettiği yeni bir hastalık ya da bir laboratuvarda üretilen yeni bir ilaç gibi gelişmeler hakkında dünyanın dört bir yanındaki tüm doktorların bilgilerini güncellemek neredeyse imkânsız. Oysa dünya üzerinde her biri tek bir insanın sağlık durumunu gözetim altında tutan yapay zekâ ürünü ıo milyar doktor bile olsa, hepsini şıp diye güncelleyebilirsiniz ve hepsi bu yeni hastalık ya da ilaçla ilgili geri bildirimlerini birbiriyle paylaşabilir. Bağlanabilir ve güncellenebilir olmanın muhtemel avantajları öylesine çok ki münferit olarak kimi insanlar her halükârda makinelerden daha iyi iş çıkarıyor olsa bile, en azından kimi iş dallarında tüm insanların yerine bilgisayarları geçirmek mantıklı olabilir.

2018’de yaşayan alelade bir vatandaş kendini gitgide daha işe yaramaz hissediyor. TED konuşmalarında, hükümetlerin düzenlediği beyin takımı toplantılarında, ileri teknoloji konferanslarında herkesin ağzına pelesenk olan bir dizi gizemli kelime heyecanla telaffuz ediliyor (küreselleşme, blok zinciri, genetik mühendisliği, yapay zekâ, makine öğrenmesi) ve sıradan insanlar bu kelimelerin hiçbirinin kendileriyle bir alakası olmadığını varsaymakta haklı sayılırlar. Liberal anlatı sıradan insanların anlatısıydı. Siborg ve ağ tabanlı algoritmaların dünyasında geçerliliğini nasıl koruyabilir?

“Rus, Çin ve Küba devrimleri siyasi güçten yoksun ama ekonomide hayati rol oynayan insanlar tarafından gerçekleştirilmişti; 2016’da Trump ve Brexit halen siyasi güce sahip olsalar da ekonomik değerlerini yitirme korkusu taşıyan insanlar tarafından desteklendi. Belki de 21. yüzyılda halk ayaklanmaları insanları sömüren sermaye sahiplerine karşı değil de artık kendilerine ihtiyaç duymayan sermaye sahiplerine karşı yapılır. Ama bu savaşın sonunda zafer elde edilemeyebilir. İşlevsizliğe karşı mücadele sömürüye karşı mücadeleden çok daha zordur.

“Meslek kaybını bütünüyle engellemek gibi bir stratejinin ne cazip ne de savunulur bir tarafı var çünkü bu stratejiyi benimsemek, yapay zekâyla robot biliminin muazzam olumlu potansiyelini bir kenara atmak demek. Devletler buna rağmen, cereyan edecek sarsıntıları azaltmak ve uyum sağlanmasına zaman tanımak için otomasyonun hızını kasten yavaşlatabilirler”

“Kitleler ekonomik kifayetini yitirir ve sömürülmekle değil de işlevsizlikle boğuşmaya başlarsa bu öğretiler ne denli işlevsel olur? İşçi sınıfı olmadan işçi sınıfı devrimi nasıl gerçekleştirilebilir?

Kimileri insanların ekonomik işlevini asla yitirmeyeceğini çünkü iş ortamında yapay zekâyla yarışamayacak olsalar da tüketici olarak her zaman insana ihtiyaç duyulacağını iddia edebilir. Ancak geleceğin ekonomisinde bize tüketici olarak ihtiyaç duyulup duyulmayacağı bile meçhul. Bu görevi pekâlâ makineler ve bilgisayarlar da yerine getirebilir. Teoride demir üreten bir maden işletmesinin bu demiri robot fabrikasına satması ve robot fabrikasının da robot üretip bu robotları maden işletmesine satması, böylece daha fazla robot üretilmesi için daha çok demir çıkarılması ve bunun bu şekilde devam etmesi mümkün. Bu şirketler büyüyüp evrenin ücra köşelerine kadar yayılabilir ve bunun için tek ihtiyaçları robotlar ve bilgisayarlardır; insanlara ürünleri almaları için bile ihtiyaç duymazlar.

Doğrusu günümüzde bile bilgisayarlar ve algoritmalar üreticiliğe ilaveten müşteri işlevi de görmeye başladı. Misal algoritmalar, borsadaki en önemli hisse senedi ve mal alıcıları statüsüne yükselme yolunda. Benzer şekilde reklam sektörünün en önemli müşterisi de bir algoritma: Google'ın arama motoru algoritması. İnsanlar İnternet sitesi tasarlarken genellikle herhangi bir insanın değil Google'ın arama motoru algoritmasının beğenilerine hitap ediyor.”

Alıntılar: 21. Yüzyıl İçin 21 Ders - Konu: Büyüdüğünüzde işsiz kalabilirsiniz


Yapay zeka geliştikçe, daha çok işi insan gibi yapabilecek. Hatta daha verimli yapmaya başlayacak. Sermaye insanlar yerine robotları çalıştırmaya başlayacak. Ne güzel işte, insanlar özgür kalacak. İnsanların çalışmasını, sermayenin insanları sömürmesi olarak niteleyenlerin buna sevinmesi beklenirken, insanların işlevsiz kalmasından endişeleniyorlar. Gelecekte robotların insanları işsiz bırakacağını dile getiriyorlar. Yapay zekalar, internetten birbirlerine bağlanarak bilgileri hızlıca geliştirecekler. İnsanların anlayamayacağı karmaşıklıkta üretim yapacaklar. Artık insanların üretimi düşünerek kendini zorlamasına gerek kalmayacak. Yani sadece işçi olarak değil, yönetici olarak da insanlardan bir beklenti kalmamış olacak. İnsanlar sadece tüketecek. Üretimin tadını çıkartacak. Ekonomi robot üreticiler arasında işlemeye başlayacak, insanlar için. Yapay zekanın gelişmesi neden hep karamsar öngörüler akla getiriyor. Belki robotların üretimi çok arttırması cenneti Dünya'da yaratır.

Robotlar insanı aşacaklar. Üretimi insanlar için değil kendileri için yapacaklar. Robotlar aynı zamanda tüketici olacaklar. Ekonomi kendi aralarında işleyecek. İnsanların tüketici olma fırsatı bile olamayacağını öngörüyor Yuval Noah Harari. Ama şu açıdan da bakılabilir. Yuval Noah Harari'nin bu düşüncesi sürücüsüz arabaların gelecekte insanları artık umursamayacağını düşünmeye benziyor. Bu arabalar, insanı önemseyecek şekilde tasarlanıyor ve eğitiliyor. Beyni, insana trafikte dikkat edecek şekilde gelişiyor. Dolayısıyla gelecekte de insanı umursuyor olması beklenir. Yapay zeka genelde öyle eğitileceğinden, gelecekte de içgüdüsel olarak insanı önemseyen kararlar veriyor olacaktır. Gelecekte yapay zekanın bağımsızlaşıp insanı dışlayacağını düşünmek, bir çocuğun büyüyünce anne babasını tamamen unutacağını düşünmeye benziyor. Oysa çocuğun fikirlerinin oluşmasında az çok anne babasının etkisi vardır. Dolayısıyla vereceği kararlar az çok anne babasının da hoşuna gidecek kararlar olacaktır. Aynı şekilde, geçmişte etkisinde kaldığı insanlarla benzer düşünceler oluşacaktır kafasında. Bu fikirler az çok kendi çocuğuna bulaşacaktır. Yani kendi çocuğunun da geçmişten tamamen bağımsız fikirleri olmayacaktır. Yapay zekanın fikirleri de, insanın etkisinde kalarak oluşacağından, geleceğe de öyle taşınacaktır. Bu fikirlerin insanı önemseyecek fikirler olması beklenir. İnsanlar için üretim yapmayı sürdürecek gibi görünüyor.

Eskiden üretim için köleler kullanılırdı. Belki robotlar yeni köleler olacaktır. İnsanların rahatı için robotlar sürekli çalıştırılacaktır. Gelişmiş bir zekaları olması için, beyinleri insan beyninin sinir ağına benziyor olacaktır. Dolayısıyla öz farkındalık ve duygu belirtileri göstermeye başlayacaklar. Bunların makine mi yoksa birey mi oldukları tartışmaları başlayacak. Hukuk onların birey olduğuna karar verebilir. Böyle robotların çalıştırılmasına izin verilmeyebilir, üretilmesi yasaklanabilir. Çünkü birey olduklarından makine gibi kullanılmasına izin verilmez. Bu durumda köle olmuş olurlar. Üretilmesine kısmen izin verilse bile birey hakları olacağından makine olarak kullanılamayacağından şirketlerin işine yaramaz. Dolayısıyla artık geliştirmeye yatırım yapmaya isteksizleşebilirler. Görüldüğü gibi, insanın yapay zekaya gelecekteki etkisi, yapay zekanın insana gelecekteki etkisinden daha kafa karıştırıcı ve belirsiz.

Yapay zekayı Yapay Sinir Ağı oluşturur. Birkaç on yıl sonra Yapay Sinir Ağında insan beyninden daha fazla ağ olmaya başlayacak. Dolayısıyla insandan daha zeki ve hızlı olacaktır. İnsan beyninin büyüklüğü kafa tasıyla sınırlanmıştır. YSA internette sentetik neokorteksler oluşturacaktır. Büyüklüğünü sınırlayan bir kafatası olmayacaktır. Nano robotlar küçülmeye devam ediyor. Yirmi yıl sonra kılcal damarlar aracılığıyla beynimize gidecekler ve esasen neokorteksimize ilave sağlamak üzere, neokorteksimizi buluttaki sentetik neokortekse bağlayacaklar. Sentetik neokorteks, insanın düşünmesine yardımcı olacaktır. Böylece insan üretime de hâlâ katkı sağlayabilir. İşsiz kalmayabilir. Yani insan beyni yapay zeka ile birleşip ondan faydalanabilir, Yuval Noah Harari'nin insan ile yapay zekayı gelecekte tamamen ayrı varlıklar olarak kalacağının düşünmesinin aksine.


Bunlar da İlginizi Çekebilir:
Konferans: Ray Kurzweil: Hibrit düşünmeye hazır olun
Yapay Bilinçle Tanışmak – Zihin Felsefesi


26 Şubat 2018 Pazartesi

Yuval Noah Harari'nin Davos 2018 Zirvesindeki Konuşmasının Düşündürdükleri

50 yıl önce bilgisayardan korkulurdu. Bilgisayarlar insanların işlerini ellerinden mi alacaktı acaba. Sonra robotlar insanlara savaş mı açacaktı. Dünyayı mı yöneteceklerdi yoksa. Apple'in bir reklamı vardı: Büyük Birader tüm insanları izliyor ve yönetiyor. İnsanların beyni yıkanmış. Robotlara dönüşmüşler. Sadece genç ve sarışın bir kadın düşünce polislerinden kaçıp elindeki çekici ekranda konuşma yapan Büyük Birader'e fırlatıyordu ve ardından siyah arka planda beyaz renkli şu yazı beliriyordu: “Apple Computer 24 Ocak’ta Macintosh’u tanıtacak. Ve 1984'ün neden “1984” gibi olmayacağını göreceksiniz.” Kadın, insanlığı kurtarıyordu!

İşte o reklam:


Reklam 1984 kitabına gönderme yapıyordu. 1984'te yayınlandı. Büyük Birader IBM'i, kadın ise Apple'i temsil ediyordu. Apple yeni ürünü Macintosh'un reklamını yapmaktaydı. Elbette Macintosh'un patentini almayı ihmal etmemişti. Sıkı sıkı kontrolü altına almıştı. Tamamen kapalı bir sistemdi. Kullanıcı, yeni bilgisayar parçası takamazdı. Sunulduğu gibi kullanmak zorundaydı. Esneklik yoktu. Bilgisayarın tamamen Apple'in kontrolünde olması, aslında Apple'i IBM'den daha yakın bir aday yapıyordu Büyük Birader olmaya. :-)

PC esnekti. Kullanıcılar, genişleme yuvalarına ek bellek ve çeşitli fonksiyonları olan kartlar takabilmekteydi. IBM, PC'nin patentini almamıştı. Dolayısıyla yaygınlaştı. Endüstriyel standart oldu. Birçok firma IBM uyumlu PC ve parça üretiyordu. Artık bir firma hariç, IBM. PC pazarından çekildi. Vesile olduğu endüstriyel standart kaldı. Bu nedenle bir çok markada PC görmekteyiz, ama sadece tek bir markada Macintosh (ya da güncel adıyla MacBook, iMac) görmekteyiz. :-)

Sonuçta IBM tüm bilgisayar dünyasına hakim olmamıştı. Korkulan olmamıştı. Bilgisayarlar insanları işlerinden etmedi, bilgisayar kullanmayı bilmek zorunda bıraktı. Kimsenin bundan şikayetçi olduğunu sanmıyorum. :-) 1990'lı yıllara gelindiğinde internet tarayıcısı denince akla Netscape gelirdi. Pazarın %90'ı elindeydi. Ama Microsoft, Internet Explorer'i geliştirdi. Windows'un temel bileşeni olarak sundu. Kullanıcılar, Windows'ta Internet Explorer'le karşılaşıyorlardı. Bilgisayarlarında, internet tarayıcısı hazır geliyordu artık. Böylece başka bir internet tarayıcısı edinmeye ihtiyaç duymuyorlardı. Netscape indirenler azalmıştı. Microsoft'un İnternet Exploerer'i, %98'lik pazar payına ulaştı 2002'de. Microsoft, Netscape'i bitirmişti! Microsoft büyüyordu. Acaba internet altyapısına hakim mi olacaktı! Windows NT ve sunucu yazılımları buna mı yarayacaktı! Verilere ulaşabilecekti. Gerçekten tekel mi olacaktı. Yoksa Büyük Birader Microsoft muydu! İnsanları yönetecek miydi. Korku büyüyordu.

Derken Google çıktı. Google Chrome'i geliştirdi. Tarayıcı kullanım oranları ne oldu dersiniz! Google Chrome %50. Internet Explorer %17. Kullanıcılar Google Chrome'i indiriyorlardı. Üstelik Netscape'in bitişine neden olan Internet Explorer'in bilgisayarlarında hâlâ hazır gelmesine rağmen. Internet Explorer bir ara %90'ın üzerindeydi. Dengeler değişmişti. İnsanlar, internete sık sık telefondan girmeye başlamıştı. Microsoft, Microsoft Phone'u piyasaya sürdü. Ama olmadı. Kullanıcılar tercih etmedi. Microsoft, onca yatırımına rağmen telefonu satamadı. Windows'lu Telefon projesini de bıraktı. Microsoft'un Büyük Birader olması için umut kalmamıştı, herhalde. :-) Yeni korku nesnesi Google'dı artık. Acaba asıl Büyük Birader Google mı! Arama verilerimizi gözetliyor. Kişisel verilerimizi Google hizmetlerine emanet ediyoruz. İlerde bizimle ilgili daha doğrudan verilere sahip olacaktır. Hem Buluta yüklenen veriler güvende mi!

Harari Google'i kullanıyor. Aradığı terimlerden neyle ilgilendiği anlaşılıyor. Daha sonra sitelerde gezinirken, ilgilendiği konuyla ilgili reklamlar görüyor – o site eğer Google uyumlu reklamları yayınlıyorsa. Takip edildiği hissine kapılıyor, gizli polislere benzeterek. Bulut Hizmet Sağlayıcılarına emanet edilen her veriye böyle yapılacağı sonucunu çıkarıyor.

Arama hizmeti veya sosyal medya hizmeti ücretsiz sunulmaktadır. Bunun bir şekilde finanse edilmesi gerekmektedir. Algoritmalar, yapılan aramalara veya paylaşılan içeriğe göre otomatik reklam göstermektedir. Ücretsiz hizmetlerin ekonomik modelini abartıp, tüm bulut hizmetlerinin böyle çalışacağını düşünüyor. Kocaman bir komplo teorisi oluşturuyor. Gelecekte beyin veya DNA Buluta yüklendiğinde tıpkı arama motorlarında yapılan aramalar gibi sürekli analiz edileceğini düşünüyor. Kaçırdığı şey şudur. Google gibi şirketler yapılan aramalardan neyle ilgilendiğimizi kolayca çıkarabilmektedir. Bunun için beynimizi veya DNA'mızı analiz etmekle uğraşmasına gerek yoktur. Google'in yayınlayacağı reklamlar, milyonlarca beyni ya da DNA'yı analiz etmek için gereken çok yüksek bilgisayar gücünü finanse edemez. Bununla uğraşması mantıksızdır. Bunun yerine milyonlarca aramayı analiz etmesi daha kolaydır. Google'ın böyle bir imkanı olsa bile, insanların DuckDuckGo benzeri bir hizmeti tercih etme olanağı olacaktır. Harari, Google'dan önce DuckDuckGo ile tanışmış olsaydı, böyle büyük komplo teorisi yine de aklına gelir miydi acaba! DuckDuckGo kişisel gizliliğe önem veren bir arama motorudur. Kullanıcıların IP adreslerini kaydetmemektedir. “Kişisel bilgileriniz satılığa çıkmasın” sloganını kullanmaktadır. Açıkçası, bu gizlilik meselesi de Google'in popülaritesinin düşmesine neden olabilir. Herkes, aradığı her şeyle ilgili reklamları, her ortamda sürekli görmekten hoşnut olmayabilir. :-) Yine de araştırdığımız konuyla ilgili ürünleri fark etmemizi sağladığı da olmuyor mu, bu reklamlar bazen. :-)

Beyin TB'larca yer kaplayacaktır. Beyni buluta yüklemek mümkün olduğunda ücretli olacaktır.  Beynin buluta yedeklenmesi seçkin bir hizmet olacaktır. Pahalı olacaktır. DNA'nın Buluta kaydedilmesi biraz daha ucuz olacaktır. Elitlerin bu teknolojiyi tüm insanların bedenlerinden, beyinlerinden bilgi toplamak için kullanması bir yana, bundan en çok faydalanmak isteyecek olanlar Harari'nin korktuğu o elitler olacaktır zaten; beyinlerini, DNA'larını yüklemek için sıraya gireceklerdir. :-) Kullanım koşulları, ücretsiz hizmetlerin kullanım koşullarından çok farklı olacaktır. Harari, ücretsiz hizmetlerin kullanım koşullarını abartıp paranoya yapıyor görünüyor. İnsanlar, hangi hastalıklara eğilimli olduğunu görmek için DNA'sının analizine para verecekler. DNA'sı kendisi dışında kimsenin umurunda olmayacak. Belki 50-100 yıl sonra beyni de analiz etmek mümkün olacaktır. Ama bunu da kişi kendi isteyecek. Harari, bankalara yatırılan paranın mülkiyetinden endişelenmiyor ama Buluta kaydedilen verilerin mülkiyetinden endişeleniyor. Elbette internette her hizmet çok güvenli olmayabilir. Facebook'a yüklenen verilerin mülkiyetinin belirsizliğinden esinlenmiş belki de. Ama Facebook eğlence için kullanılmaktadır. Kimsenin gerçekten önemsediği verisini Facebook'a kaydetmek için bir sebebi yok. Facebook en baştan zaten eğlence ve basit temas için kurulmuş bir siteydi. :-) Bulutta ücret karşılığı depolanan verilerin içeriği, sağlayıcının umurunda olmayacaktır. Sadece verinin güvenliğini umursayacaktır. DuckDuckGo, kişisel verilerimizle uğraşmayan hizmetlerin olabileceğine bir örnektir. Ücretsiz hizmetlerin hepsi bile Google tipi ekonomik modeli kullanmıyor; Bulut Hizmetlerinin böyle bir ekonomik modeli kullanması neden kaçınılmaz olsun! Yine de bir sağlık kuruluşu DNA veya beynimizi Buluta yüklerken şifreleyebilir. Böylece Bulut Hizmet Sağlayıcı, istese bile beyni veya DNA'yı sadece dosya olarak görebilir. Büyük Veri tek bir şirketin elinde depolanamaz. Dağınık bir şekilde depolanacaktır, şuanda olduğu gibi. Dolayısıyla bir elitin tüm veriyi ele geçirmesi imkansızdır. :-) Ama, zaten özgür olmayan ülkeler, böyle bir teknolojiyi ele geçirdiklerinde, kendi vatandaşlarını kontrol altında tutmak için kullanabilirler diğer teknolojileri de kullandıkları gibi. Aslında Harari'nin güvenmemesinin rağmen; işletmeler bulut hizmetlerini tercih etmelerinin nedeni olarak şunları belirtiyor: Verilerin güvenli ortamda saklanması. Operasyonel kolaylık.

Hikayenin özü değişmiyor. Zamanla aktörleri değişti. Günün teknolojisine göre süslenerek yeniden yorumlandı; “Bilgisayar şirketleri, tüm teknolojiyi ele geçirip Dünyayı yönetecek”. Ama 50 yıldır bu olmadı. :-) Zaten görüldüğü gibi, koskoca şirketlerin umdukları gibi gitmiyor endüstri. Şirketler içgüdüsel olarak söz sahibi olmak isterler. Serbest piyasa genelde dengeler. Ve şimdi, DuckDuckGo'yu deneyenlerin sayısı artıyor, Google yerine. Arama sayısı 14 milyarı geçmiş durumda. Yani Google da tüm arama verilerine sahip olamayacak görünüyor. İlluminati, zihin kontrolü uygulayarak, hükümetleri ve kuruluşları ele geçirerek Yeni Dünya Düzeni'ni sağlayacak. Masonlar Dünyayı yönetiyor... Artık daha bilim kurgusal bir komplo teorisinin de çıkmasının zamanıydı. Elitler, Bulut Teknolojisi sayesinde Dünyayı yönetecek. Bazı tarikatları olduklarından daha güçlü sananlar gibi, şirketleri olduklarından daha etkili sanıyor bazı insanlar. Korkuya kapılıyorlar.

Yuval Noah Harari'nin Davos 2018 Zirvesindeki Konuşması


“antik çağda arazi en önemli varlıktı
eğer çok fazla toprak çok az sayıda insanın
elinde toplanırsa, insanlık aristokratlar ve halk
tabakası arasında bölünür
son iki yüzyılda modern çağda makineler en
önemli ekonomik varlık olarak arazinin yerini
aldı
ve eğer çok fazla sayıda makine çok az sayıda
insanın elinde toplanırsa;
insanlık sınıflar arasında, kapitalistler ve emekçi
sınıfı arasında bölünür
artık veriler, en önemli ekonomik varlık olarak
makinelerin yerini alıyor
ve eğer çok fazla veri çok az elde toplanırsa
insanlar sınıflara bölünmeyecek
insanlık türler arasında, farklı türler arasında
bölünecek”

“bugün bilgisayarların, e-postala hesaplarının,
banka hesaplarının
ve cep telefonlarının heklenmesiyle bilgili çokça
konuşuluyor
Fakat biz aslında insanları ‘hekleme’ yeteneğini
kazanıyoruz
şimdi insanoğlunu ‘heklemek’ için neye
ihtiyacınız var
iki şey gerekli
çok fazla bilişim gücüne ihtiyacınız var
ve bol miktarda veriye ihtiyacınız var, özellikle
biyometrik verilere
ne satın aldığım ya da nereye gittiğime dair
veriler değil
bedenimde ve beynimin içinde neler olduğuna
dair veriler”

“DNA’mız, beynimiz, vücudumuz, ve hayatımız
hakkındaki veriler de öyle
“bu bana mı ait, bazı şirketlere mi, hükümete mi
ait,
ya da, belki de insan topluluğuna”
şu anda büyük şirketler, verilerin çoğunu elinde
tutuyor
insanlar bu konuda gittikçe endişeleniyor
ancak verileri ulusallaştırmak üzere hükümetleri
koşullandırmak,
sadece dijital diktatörlüğe yol açmak için büyük
şirketlerin gücünü kontrol altına alabilir
ve gerçekten politikacıların, en azından bir çok
politikacının
müzisyenler misali, çaldıkları enstrümanlar;
insanlar, duygular ve biyolojik sistemdir
bir politikacı bir konuşma yapar ve ülkenin dört
bir yanında korku dalgası yayılır
bir politikacı tweet atar ve bir öfke ve nefret
patlaması meydana gelir
şu an, bu müzisyenlere en gelişmiş en sofistike
enstrümanları vermek zorunda olduğumuzu
düşünmüyorum
ve evrendeki hayatın geleceği ile ilgili görev
üstlenmeye hazır olduklarını kesinlikle
düşünmüyorum
Özellikle, birçok siyasetçi ve hükümet geleceğe
ilişkin anlamlı vizyonlar üretmekten aciz
görünmektedir
bunun yerine, geçmişe dönmekle ilgili nostaljik
fanteziler üzerine halka sattıkları şey
ve tarihçi olarak geçmiş hakkında iki şey
söyleyebilirim
her şeyden önce geçmiş eğlenceli değildi,
gerçekten oraya geri dönmek istemezsiniz
ve ikincisi, geçmiş geri gelmiyor
bu yüzden nostaljik fanteziler gerçekten bir
çözüm değildir
peki veri üzerinde kim olmalıdır
açıkçası bilmiyorum”

“bilim evrimin yerini doğal ayıklanma ile,
akıllı tasarım ile değiştiriyor
bulutların üstündeki Tanrı‘nın akıllı tasarımı
değil
bizim akıllı tasarımımız ve bulutlarımızın akıllı
tasarımı
IBM bulut Microsoft bulut bunlar evrimin yeni
itici güçleri”

“ancak sanırım olağan şüphelilerle birlikte
Google ve Facebook gibi büyük şirketlerin
bazıları
neyin tehlikede olduğunu anlıyorlar.
Ayrıca, bazı hükümetlerin,
özellikle Çin hükümetinin, neyin tehlikede
olduğunu anladıklarını düşünüyorum
Bence kesinlikle insanların çoğunun hiçbir fikri
yok”

“Amazon, Alibaba ve gizli polisten
saklanamazsınız
siz internette gezinirken, video izlerken ya da
sosyal medya özet akışlarınızı kontrol ederken;
bu algoritmalar göz hareketlerinizi, kan
basıncınızı ve beyin aktivitelerinizi
izleyebilecekler”

“doğal ayıklanma ile şekillenen dört milyar yıllık
organik yaşamdan sonra
akıllı tasarımın şekillendirdiği inorganik yaşam
dönemine giriyoruz
Verilerin mülkiyetinin bu kadar önemli
olmasının nedeni budur
eğer onu düzenleyemezsek, küçük bir elit,
sadece insan toplumlarının geleceğini değil,
gelecekteki yaşam biçimlerini de kontrol altına
alabilir”

“en iyi kendi ülkemi biliyorum,
İsrail Batı Şeria’da topyekûn bir gözetim rejimi
inşa ediyor
tarihte hemen hemen hiçbir yerde görmediğimiz
bir şekilde
ve her bireyi her yerde takip etmeye çalışmadan
önce
ve yine de biz hala
biyometrik sensörün kritik havzasını geçmedik”

“Bu yüzden uç bir örnek vermek için belki de
Kuzey Kore’de yaşadığınızı varsayalım
ve bedeninizin içinde olan biteni sürekli olarak
izleyen bu bilezik takmak zorundasınız
bir odaya giriyorsunuz ve duvarda Sevgili
Liderin resmini görüyorsunuz
ve bilezik, bu resmi gördüğünüz anda
beyninizde, kan basıncınızda neler olduğunu
bilir
dolayısıyla bu, tam olarak ‘dijital diktatörlük‘ten
kastedilen şey.”

Yuval Noah Harari'nin Davos 2018 Zirvesindeki Konuşmasının Düşündürdükleri makalesini de okumanız önerilir.