Kayıtlar

özgür irade etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

İç Sesimiz – Zihin Felsefesi

Düşünmek nasıl mümkün olur! Sürekli iç sesimizi duyarız. Fikirleri iç sesimizle aklımızdan geçiririz. Böyle düşünürüz. Aslında bilincimizin farkında böyle oluruz. Peki doğuştan duyma engelli bir insan nasıl düşünebilir! Son zamanlarda yapılmış olan araştırmalar; dilin beyinde yer alan hafıza, somut düşünme ve kişisel farkındalık gibi bölgelerdeki işleyişlerle doğrudan ilişkisi olduğunu gösteriyor. Doğuştan duyma engelli birinin iç sesi olmayacaktır. Çünkü dil bilmeyecektir. Bu yüzden önemli zihinsel engellerle karşılaşacaktır ne yazık ki. Yeterli bir düşünme yetisi olmayacaktır. Farkındalıkları da zayıf olacaktır. Doğuştan duyma engelli insanlar için ne yapılması gerekiyor. Hepimiz bebekken dil öğreniyoruz. Duyma engelli insanlara da bebekken dil öğretilir. Ama elbette işaret dili öğretilir. İşte o zaman zihinsel süreçleri normal işliyor. Öz farkındalıkları gelişiyor. Gayet iyi düşünebiliyorlar. Peki onlarda da bir iç ses mi oluşuyor. Hayır. Onlarda iç işaret dili oluşuyor. Onu kullana...

Öz Farkındalık Seviyesi - Zihin Felsefesi

Resim
Bir hayvan karnının aç olduğunun farkındadır. Üşüyüp üşümediğinin farkındadır. Canının acıyıp acımadığının farkındadır. Bunlar gibi kendisi hakkında sınırlı bir farkındalığı vardır. Bir ben hissi vardır. Bu ben hissini oluşturan bileşenler sınırlıdır. Biraz daha zeki hayvan türlerinde duygular da belirmeye başlamıştır. Ben hissine o bileşenler de etki etmeye başlar. Gordon Gallup Jr.'in yaptığı deney ilginçtir. Bir maymunun karşısına ayna koymuştur. Maymun Resmin Sahibi: Vikipedi aynadakinin başka bir maymun olduğunu düşünür. Ama zamanla aynadakinin kendi yansıması olduğunu keşfeder. Aynada çeşitli surat hareketleri yapmaya başlar. Ağzının içine bakar. Dişlerini karıştırır. Gözlerindeki çapakları temizlemek için kullanır. Vücudundaki doğrudan göremeyeceği çeşitli yerlerine bakmak için kullanır. Frans de Waal şunları yazıyor: “Dişiler geri taraflarına bakmak için arkalarını dönerler -bu vücut bölgesinin cazibesi düşünüldüğünde çok mantıklı bir saplantı-. Bazen "süslenecek...

Farkında Olmak – Sinir Ağları - Alıntı

Örtülü belleğin bir başka dışavurum biçimi de doğruluk yanılsaması etkisi olarak bilinir: Doğru olsun olmasın, eğer daha önce duyduysanız, bir ifadenin doğru olduğuna inanmanız olasılığı görece yüksektir. Katılımcıların, akla uygun cümlelerin geçerliliğini iki haftada bir değerlendirdikleri bir çalışmada, araştırmacılar deney seansı süresince çaktırmadan daha önceki seanslarda kullanılan cümleleri de (kimi doğru, kimi yanlış) araya sıkıştırdılar. Sonuç açıktı: Katılımcı, daha önceki haftalarda da duyduğu belirli bir cümleyi, daha önce duymadığına yemin bile etse, “doğru” olarak değerlendiriyordu. Araştırmacı, katılımcıya duymak üzere olduğu cümlenin yanlış olduğunu söylese bile durum değişmiyordu. Sonuçta, belirli bir fikre salt maruz kalmış olmak, onunla yeniden karşılaştığınızda fikrin size daha inanılır gelmesi için yeterlidir. Doğruluk yanılsaması etkisi, aynı dini etkiler ya da siyasi sloganlara yinelemeli biçimde maruz kalan kişiler için söz konusu olan potansiyel tehlikenin ...

Özgür İrade – Alıntı: Ray Kurzweil

Özgür irade gerçekten özgür mü! Bizim kontrolümüzde olan doğaüstü bir bilinç gerçekten var mı! Motor korteks harekete geçiyor. Kasları harekete geçiriyor. Ama neokorteks sonradan bilgilendiriliyor. Yani bilinçli karar vermeden önce, motor korteks çoktan işleme başlamış oluyor. Beyin bunu neden yaptığıyla ilgili bir hikaye uyduruyor. Kendisinin kararıyla bunu yaptığına inanıyor. Örneğin bir deneğin neokorteksindeki mizah algılama noktalarından biri uyarılıyor. Denek gülüyor. Elbette ortadada gülecek bir durum yok. Ama denek, gülmek bilinçli kararıymış gibi hemen bir neden buluyor. Mesela “başımda dikilmeniz çok komik” diyor. Bu nedene inanıyor ve kendi kararıyla gülümsediğine inanıyor. Mizah algılama noktaları her uyarıldığında gülümsüyor. Bilinçli gülümsediğini düşünerek, gülmesine bir neden buluyor. Gazzaniga'nın testleri düşünme deneyleri değil, gerçek zihin deneyleridir. Bu deneyler bilinçlilik konusu için ilginç bir bakış açısı sağlarken özgür irade meselesi hakkında ...

Hipnoz - Zihin Kontrolü

Bir hipnoz seansına tanıklık edilmektedir. Hipnozcu Mapes denek Jocelyn'i hipnoz etmektedir. Seans oldukça ilginçtir: “...Hâlâ kuşku duyarak, başka bir deney yaptım. Mapes’in Jocelyn’e “siyah” rengi ve kavramı onun için yokmuş gibi “siyah” rengi söyleyememesi için hipnotik bir düşünce vermesini sağladım. Şimdi uyanık ve hipnoz altındayken, Jocelyn’e siyah ayakkabılarımın rengini sordum. Cevap yoktu. Onun önünde tuttuğum siyah mikrofonun rengini sordum. Cevap yoktu. Bir dizi başka rengin adını söylemesini istedim. Sorun yoktu. Ona bir kere daha gizli izleyicinin aslında rengi bildiğini ve Mapes’in önerisinin üstesinden geleceğini ve şimdi bana mikrofonun rengini söyleyeceğini açıkladım. Cevap yoktu (ve çok şaşırmış olarak bakıyordu). Sonra “mavi” kelimesinin harflerini söyledim ve Jocelyn’e bunun ne olduğunu sordum. Güvenle “mavi” dedi. Şimdi “siyah” kelimesini söyle diye emir verdim. Dudaklarının hareket etmeye başladığını ve ağzının kelimey...

Hayat Oyunu - Yazılım ve Felsefe

Hayat Oyunu Hayat Oyunu üzerine bir  araştırma yazısı Bu yazılarda anlatılan Hayat Oyunu programı kolayca programlanabilmektedir. Çünkü oyunu etkileyen sadece birkaç yasa vardır. Ve kolayca yazılımsal olarak ifade edilebilir. Başlangıçta verilen birkaç basit yasa zaman içinde oldukça şaşırtıcı desenler oluşmasına neden oluyor. Çeşitli organizasyonlar oluşuyor. Planörler görünüyor. Yaşamsılar gelişiyor. Hayat Oyunu programı çalıştırılmayı sürdürüldüğünde ne kadar ileri gidebilir. Yaşamsılar ne kadar kompleksleşebilir. Elbette soyut matematiksel dünyalarında! Daha somut bir örneği düşünelim. Evrenimiz fizikseldir. Ama O da matematiksel yasalara göre çalışır. Birkaç basit yasa zaman geçtikçe kendini kopyalayan yapıların oluşmasına neden olabilir. Onlar da yaşamı oluşturabilir. Ama her birkaç yasanın gerçekten yaşam oluşturabileceği anlamına gelir mi. Eğer öyle olsaydı yaşamın uzayda çok yaygın olması gerekirdi. Sonuçta her gezegende en az birkaç yasa mutlaka vardır. Ama şimd...