Kayıtlar

edison etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Alternatif Akım Ölümcüldür - Sahne

Asistanı, Thomas Edison'u ziyarete gelir. Thomas Edison: Ne var? Asistanı: Ne demem gerekiyor.. TE: Söyle. A: Birini öldürecek bir cihaz asla yapmam demiştiniz! (Alternatif Akımın ölümcül olabileceğini göstermek için, çeşitli hayvanlara elektrik vermiştir insanların önünde. Ve en sonunda, Westinghouse'un akımı kullanılarak, elektrikli idam sandalyesi yapılabileceği konusunda devlete gizlice danışmanlık yapmıştır. Elbette, Westinghouse'un akımı, insanlara antipatik görünsün diye...) ... TE: İmkansız bir şey yapıyorum. Ve birileri onu benden çalıyor. O yüzden bir daha yapıyorum, bir daha çalıyorlar. Bir daha ve bir daha. (Westinghouse'nin kendisinin patentli ampullerini kullandığını düşünmektedir.) ... TE: Bu diğer şeyler gibi değil. Bu diğer her şey! Geleceğimiz tuğlalarla falan değil, bakırla döşenecek. Otomasyon, ulaşım, haberleşme... Ve o akımı kontrol edecek olan kişi, geleceği de kontrol edecek! ... A: W...

Umduğundan Fazlası - Sahne

Thomas Edison ampulü icat etmiştir. Akkor lambası için pazar aramakla meşguldür. Laboratuvarında çalışan genç, heyecanlı şekilde bulduğu yeni akım türünü, alternatif akımı Edison'a açıklar. Edison, "Sen teori üzerinde vaktini harcıyorsun" der. Alternatif akımla ilgilenmez. Bu genç Nikola Tesla'dır. Alternatif akım ilk Edison'un aklına gelseydi neler olurdu. Elektriği uzak yerlere nakil etmek için daha verimli olduğunu zaten kabul ediyor olurdu. Ama şimdi, kendisini, en iyi mucit olduğuna inandırmaya devam edebilmek için, alternatif akımın insanı öldürebileceği gibi sorunlarına dikkat çekmeye devam etti. Edison doğru akıma saplanıp kalmıştı! İhaleleri yavaş yavaş kaybetmeye başlamıştı. Ve en sonunda insanlara iyi reklam olabilecek Dünya Fuarı aydınlatmasını da Westinghouse'a kaptırdı. Alternatif akım dikkatli kullanıldığında güvenliydi. Günümüzde de elektriği uzak yerlere nakil edebilmek için alternatif akım kullanılmaktadır. Sahne George Westingh...

Röportaj: Linus Torvalds: Linux'un ardındaki deha

Linus Torvalds: Ofisim görebileceğiniz en sıkıcı ofistir. Ve burada sessizlikte yalnız otururum. Kedim gelirse, kucağıma oturur. Ve kedinin mırlamasını duymak istiyorum, bilgisayarın fanlarının sesini değil. (Hımm, yine de fan çok rahatsız etmez yav. :-) ) Chris Anderson: Bize açık kaynağı nasıl algıladığını anlat ve Linux'un gelişimini nasıl etkilediğini. LT: Aslında, hala yalnız çalışıyorum. Gerçekten -- evimde tek başıma çalışıyorum, çoğunlukla da bornozumla. Bir fotoğrafçı geleceği zaman giyiniyorum, bu nedenle bu resimde giyiniğim. (Gülüşmeler) (Ee, şey, eşofman giymek de sayılır mı? :-) Müşteri hizmetleri gibi görünür yerde değilsen böyle bir seçeneğin olabiliyor, tabii. :-) ) LT: O zamanlar 21 yaşındaydım, gençtim yani, ama çoktan hayatımın yarısı boyunca programlama yapmıştım. Ve önceki her projem tamamen kişiseldi ve insanların yorumlamaya başladıkları, koda geri dönüşlerde bulundukları zaman bir aydınlanmaydı. Hatta kod göndermeye başlamadan önce dahi ...