Kayıtlar

Tanrı etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Bir Tanrı Olmadığında Ne Olur!

Çocuklar kendilerini ebeveynlerinin yanında mutlu hissederler. Kendilerini güvende hissederler. Her durumda ebeveynlerinin kendilerini koruyacağına inanırlar. İşte Tanrı da çoğu insan için bir babadır. Çoğu insan duygusal olarak bir Tanrı'nın varlığına ihtiyaç duyarlar. Böylece yalnız olmadıklarını hissederler. Tanrı onları koruyacaktır. Örneğin bazı insanların başına kötü şeyler gelebilir. Tanrı sayesinde kendilerinin güvende olduklarına inanmaya devam ederler. Bu onları rahatlatır. Başka bir olasılık ağır basarsa ne olur. Bir Tanrı olmadığında ne olur! Bu insanlar Tanrı'nın olmadığını kabul edemezler. Belki küçük bir azınlık kabul edebilir. Ama bu iyi bir sonuç vermez. Çok büyük bir hayal kırıklığı yaşarlar. Çünkü artık güvenebilecekleri bir baba yoktur. Artık yalnızlardır. Bu onları duygusal olarak çok zorlayacaktır! Bazı bilim insanları büyük bir gayretle evrenin aslında kendi başına işlediğini anlatmaya çalışmaktadırlar. Örneğin Richard Dawkins bu konuda kitaplar yazmış...

Kurban – Sahne

İbrahim, oğlu İshak'ı kurban etmek üzeredir. :-) Sağlam göndermeleri var. :-) Bunlar da İlginizi Çekebilir  Sehpanın Üzerine İncil İstiyorum - Sahne Tanrı'ya Dua Etmek - Sahne Seçimi Sen Yap - Sahne

Tanrı'ya Dua Etmek - Sahne

Usta illüzyonist Stanley bir süredir medyum Sophie'yi gözlemlemektedir. Zira hayatını, insanları sahte vaatlerle kandıran medyumların foyalarını ortaya çıkarmaya adamıştır. Bu nedenle kimliğini gizleyen ve kendini iş adamı olarak tanıtan Stanley'in niyeti, genç kadına yaklaşmak ve iddia ettiği medyumluk güçleriyle insanları kandırıp kandırmadığını anlamaktır. Ancak bu arada tatsız bir haber alır. Teyzesi trafik kazası geçirmiştir. Durumu kritiktir. Stanley'in morali çok bozulmuştur. Tanrı'ya dua etmeye başlar. İçini döker. Yalnız olmadığını hissetmek ister. Tanrı'nın teyzesine yardım edeceğine inanmak ister... Stanley: - Beni duyuyor musun bilmiyorum. Gerçi her zaman örnek bir hayat sürmediğim ortada, ve sadece inançsız ve çok da şüpheci biri olmadım. Daha da kötüsü yukarıda bir yerlerde bir baba figürü olduğuna inanan insanları hep küçümseyen, aşağılayan bir adam oldum ben. Bunu hep çocukça buldum. İyimserlik dedim. Hatta ilkel buldum. Hayatın anlamını abartma hev...

Klonlama Yaparak Tanrı'yı Oynamak - Bilim

İşte bunun gerçekte ulaştığı sonuç şudur: bilimin gereğinden çok dinin hakkını çiğnemesi korkusu. Gerçekten, bu tema onlarca yıldır Howard ve Ritkin’in 1977 yılında yazdığı  Kim Tanrı’yı Oynamalıdır?: Yaşamın Yapay Olarak Yaratılması ve Bunun İnsan Irkının Geleceği İçin Taşıdığı Anlam  [24] adlı eserinden, Ted Peter’ın 1997’de yazdığı  Tanrı’yı Oynamak?: Genetik Determinizm ve İnsan Özgürlüğü  [25] adlı esere, Dolly olayını takip eden Tanrısal uyarıların coşkusuna kadar, ortalıkta dolaşmıştır. Mesaj açıktır: bilim sadece bu kadar ileri gidebilir. Newsweek’de düşüncelerini açıklayan Kenneth Woodward şunu ileri sürdü: “Belki Dolly’nin mesajı, toplumun insan yaşamı üzerinde egemen olduğunu varsaymaya doğru rastlantısal, ahlâki kayışını tekrar gözden geçirmesi gerekliliğidir. Gerçekten Tanrı’yı oynamak istiyor muyuz?” [26] Los Angeles Times’daki Conrad’ın baş sayfadaki karikatürü ülkenin ruh durumunu aynen yansıtıyordu: Sistine Şapeli’nin tavanındaki Michelangelo’nun ins...

Tanrı'yı Oynayanlar - Bilim

Resim
İlk kalp ameliyatlarının olduğu dönemde Tanrı'nın işine karışılıyor denmişti. Yıllar geçti. Aynı şeyler tüp bebek yöntemi için de dendi. Sonra... Olağanlaştılar. Alışıldılar. Şimdi gen terapisi için filan da benzer şeyler söyleniyor. Her büyük adımda hep aynı tartışmalar oluyor, özellikle tıpta. Panayiotis Zavos çalışma izni alamıyor. Almanya, Fransa, İngiltere gibi ülkelerde klonlama çalışmaları yasak. Avrupa mesafeli. İnsan klonlamak dışlanıyor. Panayiotis Zavos şansını zorluyor. Sonunda, hiç beklenmeyecek bir ülkeden çalışma izni alıyor. Ve orada gizli bir laboratuvar kuruyor. Bu ülke Lübnan. Bir Müslüman ülke! Bir Avrupa ülkesinden değil, bir Müslüman ülkede çalışma fırsatı bulması oldukça şaşırtıcı. Etik veya din gerekçesiyle, Avrupa durgun kalmış görünüyor. Bu tür şeylerden dolayı asıl Müslüman ülkelerin çekingen kalacağı beklenirdi oysa. İnsan merak ediyor; Acaba, bu tür bir teknolojinin bir Müslüman ülkede yeşerebilmesi, sonunda Müslümanların Rönesansı'nın başlang...

Sahne: Bir Görev

Phil: Çocukken rüyamda Tanrı'yı görmüştüm. Rüyamda onu yanmış bir şehrin ortasında dolabın içinde saklanırken buldum. Yangın şehri yıkmıştı. Bir çeşit patlama ve tam ortasında giysi dolabı vardı. Orda tek başına duruyordu. Dolaba yürüyüp kapısını açtım ve içinde Tanrı vardı. Saklanmıştı! Büyük bir aslan başı vardı. Ama aslan olmadığını biliyordum. O Tanrı'ydı. Ve korkuyordu! Sonra onu çıkarmak için dolaba elimi uzattım. Ve dedim ki “Korkma Tanrı, yanındayım!”. Öylece durduk. İkimiz. Eleleydik. Yıkımı seyrediyorduk... Gün batımı sonrasıydı. Neden bilmiyorum ama hep burada bu bu dünyada bir burada... Burada bir görevim olduğunu hissettim! Larry: Bir görev? Phil: Evet. Larry: Nasıl bir görev? Phil: Hiçbir fikrim yok! Larry: Aa, sana görevini söyleyeyim, görevin benimkiyle aynı. Şey, gruplar arasında bağ kurmak. Phil hep özel bir görevinin olduğunu düşünmüştür. Bu neredeyse kutsallık atfettiği sorumluluğun ağırlığının altında günbegün ezilmektedir. Larry, dostunun ke...