Kayıtlar

Tanrı'yı oynamak etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Doğal Sürece Müdahale Etmek - Sahne

  İlk kalp nakli yapıldığı dönemde, doktorlar da dahil bunun yanlış olduğuna dair bir his vardı. Bu, Tanrı'nın dilediğine, doğaya aykırı bir şeydi. Bu Tanrı'yı oynamaktı. Eter, 1946'da kullanılmaya başlandı. İnsanlar o yıllara kadar uyanık ameliyat ediliyordu. Oysa eter 1543'te keşfedilmişti. Ama ameliyatlarda kullanılması yasaklanmıştı. Çünkü “Yüce Tanrı bize acı çektirmek istiyor” diye düşünülen bir dini dogmadan dolayı kaçınılmıştı. Ama bu açıdan bakılırsa ilaç vermekten bile kaçınılmalıdır. Sonuçta doğal sürece müdahale edilmiş olmaktadır. Dr. Jack Kevorkian: Bir doktor size ilaç veriyorsa, Tanrı'yı oynuyordur. Çünkü doğal sürecinize müdahale ediyordur. Tüm doktorlar Tanrı olduklarına inanır. İnanmamalılar ama inanıyorlar. Dr. Jack Kevorkian Tanrı'yı oynamakla suçlanmaktadır. Çünkü doktor, zor durumdaki hastalara eğer istiyorlarsa ötanazi uygulamaktadır. Sürekli yatakta ve sürekli makinelere bağımlı yaşayan hastalara yardımcı olmaktadır. Başvuran hastala...

Klonlama Yaparak Tanrı'yı Oynamak - Bilim

İşte bunun gerçekte ulaştığı sonuç şudur: bilimin gereğinden çok dinin hakkını çiğnemesi korkusu. Gerçekten, bu tema onlarca yıldır Howard ve Ritkin’in 1977 yılında yazdığı  Kim Tanrı’yı Oynamalıdır?: Yaşamın Yapay Olarak Yaratılması ve Bunun İnsan Irkının Geleceği İçin Taşıdığı Anlam  [24] adlı eserinden, Ted Peter’ın 1997’de yazdığı  Tanrı’yı Oynamak?: Genetik Determinizm ve İnsan Özgürlüğü  [25] adlı esere, Dolly olayını takip eden Tanrısal uyarıların coşkusuna kadar, ortalıkta dolaşmıştır. Mesaj açıktır: bilim sadece bu kadar ileri gidebilir. Newsweek’de düşüncelerini açıklayan Kenneth Woodward şunu ileri sürdü: “Belki Dolly’nin mesajı, toplumun insan yaşamı üzerinde egemen olduğunu varsaymaya doğru rastlantısal, ahlâki kayışını tekrar gözden geçirmesi gerekliliğidir. Gerçekten Tanrı’yı oynamak istiyor muyuz?” [26] Los Angeles Times’daki Conrad’ın baş sayfadaki karikatürü ülkenin ruh durumunu aynen yansıtıyordu: Sistine Şapeli’nin tavanındaki Michelangelo’nun ins...

Tanrı'yı Oynayanlar - Bilim

Resim
İlk kalp ameliyatlarının olduğu dönemde Tanrı'nın işine karışılıyor denmişti. Yıllar geçti. Aynı şeyler tüp bebek yöntemi için de dendi. Sonra... Olağanlaştılar. Alışıldılar. Şimdi gen terapisi için filan da benzer şeyler söyleniyor. Her büyük adımda hep aynı tartışmalar oluyor, özellikle tıpta. Panayiotis Zavos çalışma izni alamıyor. Almanya, Fransa, İngiltere gibi ülkelerde klonlama çalışmaları yasak. Avrupa mesafeli. İnsan klonlamak dışlanıyor. Panayiotis Zavos şansını zorluyor. Sonunda, hiç beklenmeyecek bir ülkeden çalışma izni alıyor. Ve orada gizli bir laboratuvar kuruyor. Bu ülke Lübnan. Bir Müslüman ülke! Bir Avrupa ülkesinden değil, bir Müslüman ülkede çalışma fırsatı bulması oldukça şaşırtıcı. Etik veya din gerekçesiyle, Avrupa durgun kalmış görünüyor. Bu tür şeylerden dolayı asıl Müslüman ülkelerin çekingen kalacağı beklenirdi oysa. İnsan merak ediyor; Acaba, bu tür bir teknolojinin bir Müslüman ülkede yeşerebilmesi, sonunda Müslümanların Rönesansı'nın başlang...