Tasarım Bebekler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Tasarım Bebekler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Şubat 2026 Salı

Yeniden Gençleşmek Mümkün Olabilecek mi! (Bölüm 2) – Biyoteknoloji

Önce yaşlanmanın gerçek nedenini özetleyelim: Epigenetik, DNA’nın üzerinde yer alır ve hangi genlerin okunacağını belirleyen bir rehber görevi görür. Böylece kalpte oluşan bir hücre sadece kalple ilgili genleri okur ve kalp hücresine dönüşür; karaciğerdeki ise sadece karaciğer genlerini okuyarak karaciğer hücresine dönüşür. David Sinclair’e göre yaşlanma, tıpkı bir DVD’nin zamanla çizilmesi gibi bu okuma bilgisinin bozulmasıdır. Yıllar geçtikçe epigenetik bozulmaya başlar. Hücreler yanlış genleri okur ve hasarlı hücrelere dönüşerek yaşlılık belirtilerini başlatır.

Yaşlanmak hep kaçınılmaz olarak mı kalacaktır? Artık bu durumun mucizevi bir çözümü olabilir; çoğu insan buna şaşıracak ve hatta inanmakta isteksiz olacaktır! Hücrelere uygulanan OSK yeniden programlama genleri, hücreyi başlangıçtaki "temiz" epigenetiğine kavuşturur; yani DVD cilalanmış olur. Bu hücre bölündüğünde ortaya genç ve sağlam bir hücre çıkar. Dokular gençleşmeye başlar. David Sinclair, 2023 yılında bu "Yaşlanmanın Bilgi Teorisi"ni laboratuvar ortamında kesin olarak kanıtladı.

Yapılan deneyde farelerin DNA'sına zarar vermeden sadece epigenetik paketlemesini bozdular. Fareler hızla yaşlandı! Ardından OSK genlerini uygulayarak epigenetiğin onarılmasını sağladılar. Fare yeniden gençleşti. Evet, farenin tüm bedeni yeniden gençleşti! Bu deney, yaşlanmanın temel nedeninin DNA hasarı değil, epigenetik bozulma (bilgi kaybı) olduğunu kanıtladı. Üstelik OSK uygulanarak bu bozulmanın onarılabileceğini ve bedenin tekrar gençleştirilebileceğini kesin olarak gösterdi!

Burada David Sinclair teorisini oluştururken izlediği adımları anlatıyor. Bu teknoloji henüz deneme aşamasında, insanlara uygulanmaya hazır değil. Ama sonraki nesil şanslı görünüyor!☺ Acaba bebeklere uygulanan Hepatit B Aşısı gibi gelecekte Gençleştirme Aşısı da zorunlu mu uygulanmalı. David Sinclair bu konuda da ilginç örnekler veriyor.☺

Not: Paragraf başlarında parantez içinde ön bilgiler verilmiştir.

***

(Farelerde Yamanaka Faktörlerini kodlayan genler haftada 2 gün etkinleştirildi. O fareler kardeşlerine göre daha genç kaldılar ve %40 daha uzun yaşadılar.)
Barcelona'daki Biyotıp Araştırma Enstitüsü Hücresel Plastisite ve Hastalık Laboratuvarı'nın lideri Manuel Serrano ve San Diego'daki Salk Biyolojik Araştırma Enstitüsü'nden Juan Carlos Izpisua Belmonte, doksisilin enjeksiyonu ile çalışır hale getirilebilecek, doğuştan tüm Yamanaka faktörlerine sahip fareler tasarladılar. Şimdilerde çok bilinirlik kazanan 2016 tarihli bir çalışmada Belmonte, LMNA diye bilinen, normalden erken yaşlanan bir fare ırkının Yamanaka faktörlerini, ömürleri boyunca haftada sadece iki gün tetikledi. Fareler, tedavi uygulanmayan kardeşlerine kıyasla daha genç kaldılar ve %40 daha uzun yaşadılar. Aynı çalışmada, normal yaşlı farelerin cilt ve böbreklerinin de daha çabuk iyileştiğini gösterdi.

(OSK Yeniden Programlama uygulanan fareler yeniden görmeye başladı! OSK, Yamanaka Faktörlerininden c-Myc geninin çıkarılmasıyla sağlanır.)
Ksander'in bir önceki sabah gözlemlediği sonuç, araştırma hayatının en heyecan verici günüydü: OSK yeniden programlama virüsümüz, farenin görme yetisini geri kazandırmıştı.
Birkaç hafta sonra Meredith, yeniden programlamanın göz içi basıncının artışı sonucu oluşan glokomun neden olduğu görme kaybını da tersine çevirdiğini gösterdi.
"Ne keşfettiğimizin farkında mısınız?" diye sordu Bruce. "Diğer herkes glokomun ilerlemesini yavaşlatmak için çalışıyor. Bu tedavi, yeniden görmeyi sağlıyor!"

(OSK Yeniden Programlama uygulanan optik sinir hücrelerinde yaşlanma saati tersine işledi. Yaşlı fareler tekrar görmeye başladı!)
EPİGENETİK YENİDEN PROGRAMLAMA, OPTİK SİNİRLERİN YENİDEN GELİŞMESİNİ SAĞLAR VE YAŞLI FARELERİN GÖRME YETENEĞİNİ GERİ KAZANDIRIR. Yaşlanmanın Bilgi Teorisi, görme kaybının mutasyonlar sırasında oluşan, genetikten ziyade epigenetik bilgi kaybı olduğunu öngörür. Fareler, Oct4, Sox2 ve Klf4 adı verilen yeniden programlama genleri ile enfekte edilirler. Böylece, hücrelerin yaşlanması, DNA'daki doğru metil etiketlerini kaldıran TET enzimleri tarafından tersine çevrilir, yaşlanma saati tersine işlemeye başlar ve bu süreç hücrelerin yenidoğanlar gibi hayatta kalmalarını ve büyümelerini sağlar.

(OSK Yeniden Programlama uygulanan sinir hücreleri yaşlanmıyor ve ölmüyor! Hasarlı hücreler OSK uygulanmazsa ölüyor.)
Claude Shannon'ın söylemiyle düzeltme cihazı, OSK genleriyle hücreleri enfekte ettiğimizde çalışır hâle gelir. Hücre bir şekilde gözlemciyle nasıl iletişim kuracağını bilir ve düzeltme verilerini kullanarak orijinal sinyali genç bir hücreninkiymiş gibi eski hâline döndürür.
Yuancheng için yeni sinirler geliştirmek ve görme yetisini geri kazandırmak yeterli değildi. Hasarlı nöronların DNA'sı incelendiğinde, yeniden programlama faktörleri tarafından engellenmeye çalışılan çok hızlı bir yaşlanma programından geçiyor gibi görünüyorlardı. Yeniden programlama faktörlerini alan nöronlar yaşlanmadılar ve ölmediler. Radikal bir fikir olsa da çok mantıklı; şiddetli hücresel hasar, hayatta kalma devresini engelliyor ve saat bir şekilde tersine dönmedikçe yaşlanmayı hızlandırarak hücre ölümüne yol açıyor.

(Gelecekte omurilik yaralanmaları bile onarılabilir ve felç tedavi edilebilir. Çünkü sinir hücrelerinin tekrar büyümesi ve bağlantı kurması sağlanabildi.)
En azından, gelecek çok ilginç görünüyor. Vücudumuzdaki onarılması en zor alanları onarabilir ve yenilenmesi en zor hücreleri yeniden oluşturabilirsek vücudumuzun ihtiyaç duyduğu herhangi bir hücre türünü yeniden üretemememiz için hiçbir neden yok. Bu, yeni omurilik yaralanmalarını onarmak anlamına gelebileceği gibi, aynı zamanda vücudumuzda yaşlanma ile hasara uğrayan, karaciğerden böbreğe, kalpten beyne kadar diğer doku türlerinin yeniden oluşturulması anlamına da gelebilir. Bu durumda hiçbir şey olanaksız değil.

(Bebeklere uygulanan Hepatit B Aşısı gibi gelecekte Gençleştirme Aşısı da zorunlu mu uygulanmalı; yoksa isteyen insanların yaşlanma özgürlüğü olmalı mı.)
Yeniden programlama, hastalık önleme amaçlı kullanım için yeterince güvenli hale gelirse, teknolojiyi etik kurallara oturtmak çok daha zor hale gelir. Hangi yaşta verilmeli? Antibiyotik aktivatörü veya yeniden programlama reçete edilmeden önce bir hastalığın ortaya çıkmasını mı beklemeliyiz? Ana akım doktorlar yardım etmeyi reddederse, insanlar yurtdışına mı gitmeli? Teknoloji sağlık maliyetlerinde anlamlı bir tasarruf sağlarsa, kullanımı zorunlu kılmalı mıyız?
Ve çocukların daha uzun, daha sağlıklı hayatlar yaşamalarına yardımcı olabilirsek bunu yapmak için ahlaki bir yükümlülüğümüz var mı? Yeniden programlama teknolojisi, bir çocuğun gözünü onarmaya veya bir omurga hasarının iyileşmesine yardımcı olabilecekse, genler bir kaza meydana gelmeden önce kişiye uygulanmalı mı? Ambulansta bir damla antibiyotik ile başlayacak şekilde genler, anında aktif olacak halde hazır tutulmalı mı?
Çiçek hastalığı gezegenimize geri dönecek olsaydı, çocuklarını aşılamayı reddeden ebeveynler toplumdan dışlanırdı. Yaygın bir çocukluk hastalığının güvenli ve etkili tedavisi mevcutken, bunu çocuklarının hayatını kurtarmak için kullanmayan ebeveynler, parens patriae doktrini hükmünce çocukları üzerindeki velayetlerini kaybedebilirler.
Her insan özgürce yaşlanma hürriyetine sahip olmalı mı? Yoksa bu seçim, çoğu durumda aşı kararları verilirken olduğu gibi, hem bireylerin hem de insanlığın iyiliği için mi yapılmalıdır? Gençleştirilmeyi tercih edenler, etmeyenlerin yerine ödeme yapmaya devam etmek zorunda kalır mı? Vaktinden önce aile bireylerine yük olacağını bildiğin halde gençleştirilmeyi kabul etmemek ahlaki açıdan yanlış mı?

(Aslında ilk Genetiği Değiştirilmiş Bebekler 2018’de yaratılmıştı bile!☺ Gerçi OSK yöntemiyle hücreleri gençleştirmek, genetik kodu değiştirmek değildir. Hücrenin orijinal DNA dizilimine dokunulmaz. Ama genetiği değiştirilmiş organizmalar (GDO) üzerinde yıllardır süregelen "doğaya müdahale" tartışmaları, yakında gençleşme teknolojileri için de alevlenecektir.)
Çinli araştırmacı He Jiankui, 2018'in sonlarında, dünyanın ilk genetiği değiştirilmiş çocuklarının yaratılmasına yardımcı olduğunu bildirdi. Doğan ikiz kızlar, bilim çevrelerinde "tasarımlanmış bebek" yapmak için genlerle oynamanın etiği hakkında tartışmalara yol açtı. Embriyolarda DNA hasarına neden olmanın yan etkileri ve gen düzenlemenin hassasiyeti konuları henüz tam olarak anlaşılamadığı için bilim camiasının tepkisi oldukça olumsuzdur. Söze dökülmemiş başka bir neden ise biliminsanlarının, gen düzenleme teknolojilerinin gerçek potansiyeli anlaşılmadan, GDO'ların yolundan gideceği ve politik veya mantık dışı nedenlerle yasa dışı hâle geleceği ile ilgili endişeleridir.
Bu korkular temelsiz olabilir. İlk genetiği değiştirilmiş çocuk haberleri 2000'lerin başında çıksaydı, küresel tartışmalara yol açar ve aylarca haber gündemini işgal ederdi. Protestocular laboratuvarlara saldırır ve devlet başkanları bu teknolojinin embriyolar üzerinde kullanımını yasaklardı. Ama zaman değişti. İnternette saatler süren bir haber döngüsünden sonra hikâye dünyanın önceliklerinin değişmesi ile sadece birkaç gün manşette kalabildi.

Alıntılar: Yaşam Döngüsü: Yaşlanmanın Sebepleri ve Nasıl Önlenebileceği Üzerine Devrim Yaratan Bir Teori - David A. Sinclair

16 Ağustos 2024 Cuma

Tasarım Bebek Efsane mi? – Teknoloji

 Bu makale Tasarım Bebek Efsanesi – Steven Pinker makalesine yorum niteliğinde yazılmıştır.

Tasarım bebeklerin olması bir efsanedir tıpkı Yapay Zekanın zeka patlaması gerçekleştireceğinin efsane olması gibi. Yakın gelecekte bu olmayacaktır. Henüz gen bilgimiz yetersiz. Ama biraz uzak gelecekte genleri kısmen değiştirilmiş insanlarla tanışmamız mümkündür. Nitekim artık bitkilerin genlerini değiştirebilecek bilgiye sahibiz. Bitkiler daha verimli ve dayanıklı hale gelebiliyor. Oysa bitkilerde de bir gen bitkinin farklı özelliklerini etkileyebilir. Ama gen mühendisleri bitkilerde bu sorunu aşabilecek bilgiye sahipler görünüyor. Artık güçlü ve hassas bir genetik düzenleme aracı olan CRISPR-Cas9 yöntemi geliştirildi. Ve bitkilerde yapılan değişiklikten sonra birçok test yapılıyor. Büyümeleri gözleniyor. Hiç olağan dışı bir şey gözlenmezse o gen değişimleri güvenli olma yolunda ilerliyor.

Genler hassas şekilde birbirleriyle bağlantılıdır. Genler bir dengede duruyorlar. Genlerdeki en ufak bir değişiklik canlının sağlığının bozulmasına neden olur. Canlının bazı özellikleri bozulur. Ama canlılar mutasyon da geçirir. Bazı genler değişir. Eğer genlerin arasında bağlantılar o kadar hassassa canlının yavrularının sağlıksız doğmasına neden olurdu, her zaman. Mutasyon, canlının bir özelliğini iyileştirse bile başka özelliklerini bozardı. Bu durumda iyiye doğru giden bir evrim de olmazdı. Oysa canlının bazı mutasyonları daha iyi özellik kazanmasını sağlar, bir zarar vermeden. Genler birbirlerine bağlantılıdır. Ama sabit kalmasına neden olacak kadar da sıkı değildir. İşte hassas ayarlanmış gen değiştirme işlemleri de canlının bazı özelliklerini iyileştirebilir, bir zarar vermeden.

Bir ilaç nasıl piyasaya sürülür. Keşfedilen içerik hastalığa iyi gelebilir. Ama beden de farklı yerleri de etkileyebilir. Bu durumda içerik üzerinde çalışılarak bu yan etkiler en aza indirilmeye çalışılır. Sonra tekrar tekrar test edilir. Kobay hayvanlarda denenir. Sonra kobay insanlar da denenir. Hiç olağan dışı bir durum gözlenmezse o ilaç güvenli olma yolunda ilerler. O ilaç artık olağan bir şeye dönüşür. İlaç insanları daha az korkutmaya başlar. Sonra hastalar gönül rahatlığıyla o ilacı kullanır. İşte gelecekte yapılacak gen değişiklikleri de bu aşamalardan geçecektir. Tekrar tekrar test edilir. Yakın akraba hayvanlarda denenir. Sonra gönüllü kobay insanlarda denenir. Bedende beklenmedik değişikliklere neden olup olmadığı incelenir. Hiç olağan dışı bir şey gözlenmezse o gen değişiklikleri güvenli olma yolunda ilerler. “İnsanlar GDO'lardan bile iğrenirken bebeklerinde gen değişiklikleri yapılmasını asla istemeyecektir.” fikri öne sürülüyor. Evet, bir süre öyle olabilir, eskiden tüp bebek yöntemi de iğrenç geliyordu. Ama bir de şöyle düşünelim: Örneğin uzak gelecekte yaşlanmayı yavaşlatacak hatta durduracak gen değişikliklerinin keşfedildiğini varsayalım. Birkaç nesil boyunca test edildiğini düşünelim. Bu genlerle artık birkaç yüzyıl veya daha fazla yaşanabildiğini varsayalım. Buna hayır diyebilecek insan olur mu dersiniz!

Bu konunun devamı niteliğinde olan Tasarım Bebekler - Teknoloji makalesini de okumanız önerilir.

17 Eylül 2018 Pazartesi

Belgeselden: Gen Düzenlemesi ile Kanseri Yenmek, Tasarım Bebekler


Bedendeki bozuk genli hücreler düzeltilebilir. CRISPR gen düzenlemesi sayesinde Akciğer Kanseri ve Lösemi artık ortadan kaldırılabilir. Diğer kanser türleri de bu yöntemle, akyuvarların tanıması sağlanarak ortadan kaldırılabilir. Yaşlılık belirtileri, bozuk genli hücrelerin gün geçtikçe birikmesiyle ortaya çıkıyor. Bu yöntemle bozuk genli hücreler düzeltilerek, sağlıklı bir yaşlılık sağlanabilir.

Tasarım Bebekler - Teknoloji

Eyvah! Modifiye genli bebekler. Genetik düzenlemeyle, tasarlanmış bebekler mümkün oluyor! Genetik ayrımcılık oluşabilir. Genetik olarak zengin ve fakir ayrımı ortaya çıkacak. Bu fakirle zengin arasındaki uçurumu daha da büyütecektir. Yeni bir kast sistemi oluşacak. Zenginler, bebeklerini üstün kılacağını düşündükleri embriyoları satın alacak. Genetik kast sistemi oluşacak!
Yani... Hemen böyle bir histeri oluşuyor.

Bugün tasarlanmış bebeklere izin verileceğini sanmıyorum. Ama çok uzak olmayan gelecekte sıradan bir olay haline gelecektir. Bunun ayrımcılık olacağını varsayalım. Eşler birbirine aşık olur. Belki farkında olunmayabilir. Aslında eşin genlerini seçiyordur. Çünkü çocuğun da benzer özelliklere sahip olma olasılığı vardır. Bebeğin boy uzunluğunu, saç rengini belirleyen genleri seçiyordur. Elbette elinden iş gelen erkeği seçerek, hayat karşısında daha dayanıklı bebeklere sahip olabilir. Zeki olduğunu düşündüğü kişiye aşık olur. Böylece bebeği zeki yapabilecek beyinle ilgili genleri seçmiştir. En azından bebeğin zeki olmaya eğilim olasılığını arttırmıştır. Elde edebileceği adaylar arasında, mümkün olduğunca zengin bir eşi, diğer alternatiflere tercih etmesi daha yüksek olasılıktır. Böylece bebeğe daha iyi bir ortam sağlayabilir. Daha iyi bir eğitim alması için daha iyi imkanların sağlanabileceğini umar. Aşk makenizması, bu anlamda, işe yarayacak insana doğru işler zaten, farkında olunmasa bile. :-) Ayrımcılık vardı zaten. Ama görüldüğü gibi, bu seçimlere, doğal değil diyemiyoruz. :-) Ortalama insan, bebeğin nasıl olacağına göre eş seçer. Amaç iyi genlerdir. Gelecekte ise, o bebeğin genlerini daha bilinçli belirliyor olacaklar, sadece. Asıl amaç değişmeyecektir yani. :-)

“İnsan germ hattı mühendisliğinin engellenemeyeceğini düşünüyorum. İnsan üremesinde gen düzenleme teknolojisinin kullanılmasını kontrol edecek veya düzenleyecek, kökten etkili bir yol yok. Türümüz, özellikle de bu teknolojilere erişimi olanlar, pozitif algılanan özellikleri iyileştirmeden ve hastalık riskini azaltmadan veya yavrularda negatif algılanan özellikleri yok etmeden durmayacak. Soru olur mu olmaz mı sorusundan ziyade; ne zaman olur sorusu. Şu an istenilen özelliklere sahip hücreler preimplantasyon (tüp bebekte, yerleştirme, tutturma öncesi) seçimiyle başarılı bir şekilde ayrılıyor. Bu teknolojilerin etkinliği ve yapılan değişikliklerle doğanlara karşılık, beklenmeyen sonuçlarla doğacak olanların yüzdesi sorulabilir. Kamudaki, teknik becerilerdeki artış ya da hastalıkların yokluğu algısı, genom düzenleme hizmetlerine halkın küresel boyutta ilgisini arttıracaktır. Kesin klinik verilerin yokluğuna rağmen, dünyaya yayılmış kliniklerde, kök hücre terapilerinin pıtrak gibi çoğalmasına bakmak gerekir.” (1)

“Asilomar-tipi bir konferans ya da eşdeğeri sadece daha iyi hissedilmesini sağlayacaktır. İnsan genomu, genotip-fenotip ilişkisi hakkında bildiklerimizi arttırarak ve böylece değişiklikler yapmanın sonuçlarına ulaşarak, daha akıllıca kararlar verebiliriz. Bu süreç gelene kadar, insan genom düzenlemesi rasgele insan deneyleri olarak düşünülmelidir. Kaçınılmazı, türümüzün yararına devam etmemizi sağlayacak bilgi ve bilgeliği toplamak için zaman kazanmak için olabildiği kadar uzun süre boyunca ötelemeliyiz.” (2)

“Açıklamanın provoke edici olmasının tek nedeni, genomlarımızı yaşam sonuçlarını değiştirmeye yönelik bir adım daha atmış görünmesidir. Dikkat çekmeye ve açık halk diyaloğuna devam etmemiz gerekiyor, bu yüzden bu heyecan verici bilimin bizi nereye götürdüğü konusunda hepimiz net. Henüz insan embriyolarını düzenlemeye hazır olduğumuzu düşünmüyorum. Bilimsel topluluğun, bu kodu yeniden yazmaya başlamadan önce tüm genom dizilimini yaşam yazılımımız olarak çok daha eksiksiz bir şekilde anlamaya odaklanması gerektiğini düşünüyorum.” (3)

Böyle anlatıyor J. Craig Venter alıntılarda. Acele edilmeyecektir. Önce iyice öğrenilecektir. Ve gelecekte uygulaması olacaktır. Tasarlanmış bebekler olacak diye CRISPR gen düzenleme yöntemi geliştirilmesin mi! Belki kanser tarihe karışacak. Hatta yaşlılık belirtilerini azaltacak. Tüp bebek yöntemi de ilk geliştirildiği yıllarda kabullenilmekte zorlanılmıştı. Hatta kalp nakli ilk kez başarıldığında bile Tanrıyı oynuyorlar denilmişti. Ama sonra insanlar alıştı. Gen düzenleme yönteminin yasaklandığını varsayalım. Ama başka bir ülke bundan etkilenmeyecektir. Elbette, bir ülkede bu yöntem geliştirilmeye davam eder. Yasaklayan ülke, sadece, 10 yıl sonra, bilimde geri kaldığını fark eder. Üzülür.

Dipnot:
1 - Biliminsanları tartışıyor: CRISPR ve insana genetik müdahalenin etik, toplumsal, yasal boyutları
2 - Biliminsanları tartışıyor: CRISPR ve insana genetik müdahalenin etik, toplumsal, yasal boyutları
3 - Craig Venter: İnsan Embriyolarını Düzenlemeye Henüz Hazır Değiliz