4 Aralık 2013 Çarşamba

Sahne: Bir Görev



Phil:
Çocukken rüyamda Tanrı'yı görmüştüm.
Rüyamda onu yanmış bir şehrin ortasında dolabın içinde saklanırken buldum.
Yangın şehri yıkmıştı.
Bir çeşit patlama ve tam ortasında giysi dolabı vardı.
Orda tek başına duruyordu.
Dolaba yürüyüp kapısını açtım ve içinde Tanrı vardı.
Saklanmıştı!
Büyük bir aslan başı vardı.
Ama aslan olmadığını biliyordum. O Tanrı'ydı.
Ve korkuyordu!
Sonra onu çıkarmak için dolaba elimi uzattım.
Ve dedim ki “Korkma Tanrı, yanındayım!”.
Öylece durduk. İkimiz. Eleleydik.
Yıkımı seyrediyorduk...
Gün batımı sonrasıydı.
Neden bilmiyorum ama hep burada bu bu dünyada bir burada...
Burada bir görevim olduğunu hissettim!
Larry: Bir görev?
Phil: Evet.
Larry: Nasıl bir görev?
Phil: Hiçbir fikrim yok!
Larry: Aa, sana görevini söyleyeyim, görevin benimkiyle aynı.
Şey, gruplar arasında bağ kurmak.

Phil hep özel bir görevinin olduğunu düşünmüştür. Bu neredeyse kutsallık atfettiği sorumluluğun ağırlığının altında günbegün ezilmektedir. Larry, dostunun kendi zihninde yarattığı bu baskının ne denli yıpratıcı olduğunu fark eder. Phil’in kendini gereksiz bir mükemmeliyetçilikle hırpalamasına razı gelmeyen Larry, ona hayatın daha mütevazı ve 'hafif' amaçlarla da anlam kazandığını hissettirmeye çalışır. Amacı, arkadaşını bu varoluşsal yükten kurtarmak ve ruhunu yeniden neşeyle buluşturmaktır.


Sahne: Büyük Kahuna

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder