Google reklamları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Google reklamları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Temmuz 2020 Perşembe

T-Etik Davranış Kuralları - Sahne


Gavin, T-Etik Davranış Kuralları Kampanyasını başlatır. Richard, Gavin'in kişisel verilerin toplanmasının etik dışı olduğundan bahsettiğini görünce fena şaşırır. Çünkü Gavin, Hooli'den yeni ayrılmıştır. Hooli kullanıcıların kişisel verilerini toplayan büyük bir şirkettir.

Hooli'in hangi şirketi karikatürize ettiğini açıklamaya gerek yok sanırım. Dikkatli insanlar şirketin adından kolayca çıkarsama yapabilir. :-)

Gavin:
Mesajım beni dinçleştiriyor.
Çok uzun zamandır büyük teknoloji şirketleri
verilerimizi topluyor,
gizliliğimizi ihlal ediyor,
her hareketimizi izliyorlar!
Richard:
Onlar dediğin sensin ikiyüzlü!
Sen yaptın...
O yaptı. :-)

Kişisel Verileriniz Reklam Verenlere Pazarlanıyor

İnternette bir sürü arama yapıyorsunuz. Oluşturduğunuz verileriniz botlar tarafından otomatik toplanıyor. Reklam verenlere pazarlanıyor. Ama kimliğiniz reklam veren şirkete verilmiyor. Botlar reklamları, verilerinize göre eşleştiriyor. Aradığınız konulara göre reklam görüyorsunuz. Yani kimsenin, sizin verilerinizden haberi olmuyor. Ama örneğin bir Google çalışanı, oluşturulan büyük veritabanına göz atıp, mesela tanıdığı bir insanın toplanmış verilerine bakabiliyorsa, işte bu gerçekten can sıkıcı olurdu. Ama verileri “bilinçsiz” botlar düzenliyor. Veriler çalışanlardan gizlidir.

Peki botlar daha çok geliştirildiğinde ne olur. Gelecekte insan bilincine yaklaşabilir. İşte o zaman, bu botların da verilerinize bakması gerçekten huzursuz edici olur. Çünkü artık kimliğini ve ilgi alanlarını anlamaya başlıyor olurdu. Yani bir insanın, sürekli internet verilerinizi gözetlediği hissi verirdi. Ama şimdilik verileriniz, bilinçsiz botların düzenlemesi dışında gizli görünüyor. Bir çalışanın, bir tanıdığının verisine bakmasına izin verileceğini sanmıyorum.

Verilerin pazarlanmasının kafaya takacak bir şey olduğundan çok emin olamıyorum; birinin oturup, sizin kaydedilmiş internet verilerinize bakmadığı sürece. Devlet de girdiğiniz siteleri, yaptığınız telefon konuşmalarını kaydediyor. Mesela adaletine çok da güvenemeyeceği bir ülkenin vatandaşı için, aslında bu çok daha korkutucudur.

Büyük bir arama hizmeti vermek için bir sürü sunucu bilgisayar, bir sürü programcı çalıştırmak gerekiyor. Bunların bir şekilde finanse edilmesi gerekiyor. Kullanıcılar, yaptıkları aramaları bedavaya yaptıklarını unutuyorlar. Örneğin Google, aramaları ücretli hale getirirse bir çok kullanıcı çok fena hayal kırıklığına uğrardı. Ama verilerinizi toplayıp reklam yayınlamasına gerek kalmazdı! Şuanda hizmet bedelini kullanıcılardan değil, reklam verenlerden alıyor. Aslında pek çok kullanıcının da verilerinin toplanıp, reklamlarla eşleştirildiğini umursadığını ya da farkında olduklarını sanmıyorum. Onların umursadıkları, aramaları bedava yapmak, o da böyle mümkün oluyor gibi görünüyor. Ama mesela aramaları ücretli hale getirip, hem de kullanıcının verilerini toplayacak olursa bu gerçekten ahlaksızca olurdu! Youtube'ın Premium üyeliği var. Ücretli üyelik. Bu üyeler video izlerken reklam görmek zorunda kalmıyor. Youtube'u kendileri finanse etmiş oluyorlar. Youtube'ı Google satın almıştı. Başka bir örnek vereyim. Kullanıcılar Windows'u sever. Kullanmak için ücret öderler. Böylece Windows kullanıcıların hareketlerini kaydetmez. Mesela masüstünün bir köşesinde, kullanıcıyı reklam görmeye zorlamaz. Aslında artık çeşitli ürünlerin ve yazılımların da kullanıcı deneyimlerini topladıklarını belirteyim, kullanıcının rızasıyla. Yazılımı veya ürünü daha iyi geliştirebilmek için kullanıyorlar bu verileri.

26 Mart 2020 Perşembe

İşlerin İnsan Sevgisiyle Yürümediği Kesin! - Sahne



Kütüphanelerin Google gibi dijital platformlara taşınması hakkında konuşmaktalar.

Presse: Bu sempozyumumun asıl konusu,
dijital teknolojinin kültüre erişimi nasıl demokratikleştirdiği.
Alain: Demokrasinin bununla ne ilgisi var!
P: Her şey herkese her an açık.
A: Her şey değil, herkes de değil!
P: Yani demek istediğim, teknolojinin umut vaat etmesi.
Bu ütopya bence!
Laure: Presse haklı, Google'da bir sürü kitap var,
ve bunlara herkes erişebiliyor.
Bu bir devrim.
P: Google'da 20 milyon eser var.
Dünyanın en büyük kütüphanesi internette.
A: Yani Google reklam verenlere data satmak için,
bizim edebi hafızamızı ele geçirdi, öyle mi!
L: İşlerin insan sevgisiyle yürümediği kesin! :-)
A: Orası tartışılır. Ticaretin, iş dünyasının ve reklamın,
bütün bir bilgi sirkülasyonunu meşru olarak sahiplenmesi
modern bir fikir, ama ben kişisel olarak buna katılmıyorum!
L: Yayıncılık da ticaret değil mi! :-)

13 Ekim 2018 Cumartesi

Gübre - Sahne



Richard ve Jared internet projelerini anlatmak için Bloomberg'e davet edilirler.

...
Richard: Size reklam satmayacağız, bilgilerinizi asla toplayıp satmayacağız...
Ve Gavin Belson gibi insanlar bundan kâr sağlayamayacak!
...
Sunucu: Şimdi Jared'tan Fareli Köyün Kavalcısı'nın CIO'su; Büyük duyuruyu yaparken aklında en çok ne var?
Jared: Benim mi?
Sunucu: Evet, senin Jared?
Jared: Gübre! :-)
Sunucu: Efendim!

Saatler sonra program televizyonda yayınlanır.


Dinesh: Hey Jared ilk kez Emily Chang'e çıktın ha.
Jared: O zaman çıkıyorum...
Dinesh: Ne? İzlemeyecek misin yani?
Jared: Hayır, hayır yok. Onu yeniden yaşamama gerek yok. Hem zaten ömür boyu kendimi görmekten bıkmıştım. Manevi annemin dediği gibi; “Donald, senin suratını göstermemek lazım”. :-)
...
Sunucu: ...Bugün sizin için büyük bir gün. Yeni internetiniz hakkında bilgi verir misiniz?
Jared: Gübre!
Sunucu: Efendim?
(Richard: Ov; Bu garip. Yani doğrudan Jared'e geçmişler.) :-)
Jared: Şey aa. Herhalde Londra'daki 1894 büyük gübre krizini bilirsiniz?
Sunucu: Maalesef bilmiyorum.
Jared: 1890'larda sanayi devriminde insanlar şehirlere göç etmiş.
Ve daha çok insan eşittir daha çok at,
daha çok at eşittir gübre.
Ve tahminlere göre bir sonraki yüzyılın ortalarında,
sokaklarda 3 metre gübre olacaktı.
Ama kimse bu endişeleri yok edecek yeni bir teknolojiyi tahmin edemedi.
Araba!
Bir gecede gübre sorunu ortadan kalktı.
Ve şuanda bildiğimiz internet kimlik hırsızlığı, istenmeyen posta ve korsanlarla dolu...
Yani gübre!
Ve bize göre başarılı olursa yeni ve tamamen merkez dışı bir internet araba kadar önemli olacak!
...

Bir Yorum

Evet, güzel bir sahne. İnternetin genel durumunun yanısıra Google da hicvedilmiş. :-) Peki umut edilen internet ne kadar gerçekçi. Temiz, reklamsız bir internet mümkün mü? Biraz kurcalayalım.

On dokuzuncu yüzyılda insanlar şehirlere göç etmeye başladı. Daha çok insan eşittir daha çok at, daha çok at eşittir daha çok gübre. Bir sonraki yüzyılda şehirlerde 3 metre gübre birikeceği tahmin ediliyordu. Ama 19. yüzyıl insanının hayal edemeyeceği bir şey oldu. Araba icat edildi. Gübre sorununu kökten çözdü. İnternet reklamla doldu. Televizyon yayınları ücretsizdir. İnsanlar para vermeden izler. Peki televizyon kanalları nasıl finanse edilir. Reklam verenlerden para sağlar. Reklamla finans modeli 60-70 yıldır var. Daha doğrusu, televizyondan önce de vardı. Gazeteler de reklamdan gelir sağlıyordu. Yani reklamlar, internette keşfedilmedi. Bir arama motoru sadece iki şekilde finanse edilebilir. Ya kullanıcılar para verecek, ya reklam verenler. İnsanların bir kısmı şifreli TV yayınları için parayı gözden çıkarabilir. Reklamsız ve daha kaliteli yayın izlerler. Ama internette dolaşmak için para vermeye alışkın değillerdir. Her siteyi hemen kolayca gezebilmek isterler. Dolayısıyla reklam verenlerden gelir sağlanacaktır. Yani, zaten hep var olan bir reklamla finans modelini değiştirebilecek, nasıl araba gibi bir mucize olabilirki!

Her bilgisayarda Windows'a rastlanıldığından Microsoft dayatmacı görülürdü. - Lenovo'nun Windows'lu modelleri var ve Windows'suz modelleri de vardır. Yani her bilgisayarda dayatılmıyordu, ama kullanıcılar Windows'u arıyordu, günümüzde de telefonlarda Android'i aradıkları gibi. - Zaman gerçekten çok ilerlemiş. Artık Microsoft bu konularda hatırlanmıyor, tehdit olarak akla ilk gelen şirket değil. Google göze batıyor artık. Kişisel verilerimizi topluyor, arama geçmişimizi kaydediyor. Reklam verenlere satıyor. Ve birçok sitede kişiye özel reklamlar yayınlatıyor. Çeşitli sitelerde, hep Google'da aradığımız ürünlerle ilgili reklamlar görüyor olmamızın nedeni bu.

Temiz internet gibi yeni bir internet benzetmesine en yakın aday belki DuckDuckGo olabilir. DDG kullanıcıların aramalarını kaydetmez, dolayısıyla bir sürü sitede kişiye özel reklam yayınlamaz. Ama aslında bu büyük gelirden mahrum kalır, Google'n aksine. Bu yüzden servislerini çeşitlendiremeyecektir. Haritalar, e-postalar, çeviri, bulut depolama, doküman düzenleme gibi hizmetleri vermeye parası yetmez. DDG çoğunlukla Yandex'in altyapısını kullanıyor. Neden? Çünkü aşırı miktarda çok olan web sitelerini indeksleyebilmek için çok sayıda sunucu bilgisayar almaya gücü yetmez maalesef. Ama yıllar geçer; DDG bir şekilde biraz daha büyüme fırsatı bulursa, eminim artık o da insanların gözüne batmaya başlayacaktır artık.

AdBlock gibi reklam engelleyici uygulamalar var. Google reklamlarını da kolayca engelliyorlar. Bu uygulamalar zamanla yaygınlaşabilir. O zaman Google'in kişisel verilerimizi toplamasının bir anlamı kalmaz. Çünkü kullanıcı, ilgili reklamları zaten görmeyecektir. Ve Google da sitelerde reklam yayınlamaktan sağladığı büyük gelirden mahrum kalır, tıpkı DDG gibi. Google'n bu sorunla nasıl baş edeceği merak konusudur. Üstelik bu uygulamalar, Google Chrome'da eklenti olarak çalışabiliyorlar, ironik bir şekilde.

İnsanlar, aramayı, e-postaları, haritaları, doküman düzenlemeyi, çeviri hizmetlerini bedava olduğu için kullanıyorlar. Ücretli olduğunu gördüklerinde alternatiflerine kaçarlar. Dolayısıyla geriye tek bir finans yöntemi kalıyor. O da reklam verenlerdir. Ama belki bu hizmetleri, Microsoft ücretsiz ve reklamsız vermek isteyebilir. Kullanıcıların arama geçmişini ve kişisel verilerini kaydetmez. Çünkü Microsoft için Google ciddi bir rakibe dönüştü. Bu strateji bir üstünlük sağlayabilir. Kullanıcılara sempatik gelebilir. Peki Microsoft bu işi nasıl finanse edecek. Elbette Windows'tan sağladığı parayla. Bu durumda temiz interneti kullanıcılar finanse etmiş olur, her yeni bilgisayar aldıklarında. Ama bu hizmetler, sadece Windows kullanıcılarına özel olacaktır. Diğer kullanıcılar, aynı hizmetleri kullanabilmek için yine kişisel bilgilerinin toplanmasına ve reklama göz yummak durumunda kalacaktır.

Ama bir gerçek de şu: İnsanlar nasıl alışırlarsa öyle devam ederler. Bilgisayarlarında Windows'a alıştılar, arama yapmak için Google'a alıştılar. Muhtemelen böyle devam edecektir. İnsanların çoğu kişisel verilerinin toplanmasını sorun etmiyor görünüyor.