Kayıtlar

genetik etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Organ Bağışına Gerek Kalmayabilir! - Teknoloji

Resim
  Organ bağışı bekleyen epey insan var. Ama organını bağışlamakla ilgilenen pek insan yok. Belki de yakın gelecekte organ bağışına gerek kalmayacak, genetik mühendisliği sayesinde! Organ üretmek için hayvanlar kullanılabilir. Hayvanın genetiği değiştirilerek organlarının insanlara uyumlu olacak şekilde büyümesi sağlanabilir. Henüz klinik denemeler sürüyor. Ağır bir hastaya domuzdan kalp nakledilebilmiş. Ancak bu yöntem hayvanlara zarar verdiği için etik tartışmalara neden oluyor. İnsanın kendi hücrelerinden organ inşa edebilmek daha iyi bir yöntem olacaktır. Böyle bir organ o kişiyle en iyi uyumu sağlayacaktır. İnsanın hücreleri alınıyor ve kök hücreye geri programlanıyor. Ve hedeflenen organın hücrelerine dönüştürülüyor. 3 Boyutlu yazıcıyla o organ basılmaya çalışılıyor. Henüz büyük organlar üretilemiyor. Ama deri, kıkırdak gibi dokuların küçük parçalarının basılması başarılmış durumda. Bunlar insana nakledilebiliyor. Bu konuya ilginç bir şekilde değinen alıntı aşağıdadır: ***...

Aşkın Romantikliği

Bazı duygusal ve toplumsal özellikler, erkekleri kadınların gözünde daha çekici kılar. D. M. Buss’ın 37 kültürü kapsayan, 10.000’den fazla kişinin katıldığı, insanların çiftleşme tercihlerinde cinsiyetler arasındaki farklılıkları konu alan araştırmasına göre, mali kaynakların, güç ve zenginliğin büyük önemi vardır. Buss’ın araştırmasına göre, kadınlar maddi imkanlara erkeklerden daha fazla (yüzde 100 daha fazla) değer verir. Buss, erkeğin yavrulara sağlayabileceği kaynakların bir göstergesi olduğundan zenginliğin kadınlarca değerli bulunabileceğini de sözlerine çabucak eklemiş, böylece bu bulgunun kulağa kinik bir erkek şovenizmi gibi gelmesinin önüne geçmeye çalışmıştır. Kaynakların yönetimi doğrudan statüye bağlı olduğundan, kadınların toplumsal statüsü yüksek erkekleri çekici bulması o kadar da şaşırtıcı değildir. Kabul etmem gerekir ki, Buss’ın tartışmalı bulgularını ilk okuduğumda, vardığı sonuçları rahatsız edici bulmuştum. Buss’ın 1989’da, araştırmasının yayınlandığı tarihte bu...

İcat Evriltmek – Yapay Zeka

Evrim sürecini taklit etmeyi temel alan bir arama yöntemi olan Genetik Programlamanın (GP) mucidi John Koza, bizzat GP'nin bir "icat makinesi" olduğunu iddia eder. (Aynı zamanda, GP'nin aşağı yukarı YZ kapsadığını da iddia ediyor, çünkü YZ'nin hedefi, zeki programlar yaratmaktır ve GP tam da bu işi yapıyor.) Örneğin, Koza ve meslektaşları, optimal bir anten sistemi evriltmek (otuz bir kuşakta) amacıyla GP'den faydalanmıştır. Ayrıca, optik mercek tasarımları da evriltmişlerdir (yüzlerce kuşakta). Makalelerinden birinde belirtildiği gibi: "Genetik yolla evrilmiş mercek sistemlerinden biri, daha önce alınmış bir patenti ihlal ederken, patentlerde geçen performans tanımlarını tekrarlayan (ya da iyileştiren) ve patentleri ihlal etmeyen yeni tasarımlar da yaratılmıştır." Bu şekilde evriltilmiş tasarımlar arasında elektrik devresi, regülatör, mekanik sistem ve çeşitli cihaz tasarımları da vardı. Bu ekibin hedefi, "insanlarla yarışan tasarımlar"...

Klonlama Yaparak Tanrı'yı Oynamak - Bilim

İşte bunun gerçekte ulaştığı sonuç şudur: bilimin gereğinden çok dinin hakkını çiğnemesi korkusu. Gerçekten, bu tema onlarca yıldır Howard ve Ritkin’in 1977 yılında yazdığı  Kim Tanrı’yı Oynamalıdır?: Yaşamın Yapay Olarak Yaratılması ve Bunun İnsan Irkının Geleceği İçin Taşıdığı Anlam  [24] adlı eserinden, Ted Peter’ın 1997’de yazdığı  Tanrı’yı Oynamak?: Genetik Determinizm ve İnsan Özgürlüğü  [25] adlı esere, Dolly olayını takip eden Tanrısal uyarıların coşkusuna kadar, ortalıkta dolaşmıştır. Mesaj açıktır: bilim sadece bu kadar ileri gidebilir. Newsweek’de düşüncelerini açıklayan Kenneth Woodward şunu ileri sürdü: “Belki Dolly’nin mesajı, toplumun insan yaşamı üzerinde egemen olduğunu varsaymaya doğru rastlantısal, ahlâki kayışını tekrar gözden geçirmesi gerekliliğidir. Gerçekten Tanrı’yı oynamak istiyor muyuz?” [26] Los Angeles Times’daki Conrad’ın baş sayfadaki karikatürü ülkenin ruh durumunu aynen yansıtıyordu: Sistine Şapeli’nin tavanındaki Michelangelo’nun ins...

Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar - Biyoteknoloji

Doğaya doğrudan müdahale ederek, besin olarak kullanılabilecek bitki türlerini yetiştirme ve bazı hayvan türlerini evcilleştirerek sürüler oluşturmak, yeni taş çağının belirgin özelliği olmuştur. Süreç şöyle devam etmiştir; Çiftçi uzak bir diyara ziyaretinde kendi ürününden daha çok ürün veren tohumları keşfetmiştir. Tarlasına getirip bir köşesine diker. Doğal seçilim konusunda şansı varsa, gerçekten de daha çok ürün aldığını görerek mutlu olur. Bilmediği bir şey daha yapmıştır. Polenler! Havada uçuşarak birbirine karışır. Melez ırk yaratılmıştır. Doğanın yaratmadığı, bir yönlendirmeyle oluşturulmuş yeni bitki. İşte gen mühendisliğinin ilk adımları! Bununla kalınsa iyi. İlerde aşılama tekniği geliştirildi. Tadı güzel ama kökleri yerel iklimde yetersiz kalan meyve ağaçlarını, yöreye iyi uymuş köklü ağaçlara eklemlediler. İşe yaradı. Günümüzde bazı organik meyve üreticilerine bile aşılama doğal geliyor. Genler gün yüzünde olsaydı, kolay erişilir olsaydı, çağın girişimcileri...