İnsan çevirisi bile %98 başarılı
oluyor. %100 olamıyor. Çevrilecek metin çevirenin yabancısı
olduğu bir konuysa bu başarı daha da düşecektir. Örneğin
çeviren kişinin önüne fizik konulu bir metin geldi. Çeviren kişi
fiziğe uzak biriyse çevirmekte oldukça zorlanacaktır. Çünkü
cümlenin sadece yapısını çözmek yetmez. Konunun gelişini de
takip etmek gerekir. Ama günümüzdeki makine çevirileri sadece
cümle cümle çevirmektedir, şimdilik. Basit bir örnek vereyim.
Cümlede farklı anlamları olan bir kelime geçebilir. Hangi
anlamının kullanıldığı, çevrilen metnin genel konusundan
çıkarılabilir. Dolayısıyla cümle cümle çevirmek her zaman
yetmez. Ama insan bilincine yaklaştıkça konuyu da takip
edebilecektir. Anlamak için bir sürü hiyerarşik çağrışım
kurulmalı. Çağrışımların haritalamasının sığabileceği
milyonlarca yapay sinir ağı sağlanmalı. Ama gerçek şu ki cümle
cümle çeviriden, konuyu anlayarak çeviriye daha epey zaman var.
Çünkü bunun için insan beynindeki sinir ağının da büyük
ölçüde taklit edilmesini gerektirir. Elbette bu sinir ağı farklı
konularda dil deneyimi biriktirmelidir, bir çocuğun konuşmayı
öğrenmesi gibi. Ama elbette eksik kalan konular hep olacaktır. O
konularda çeviri yaparken hata yapacaktır, tıpkı yabancısı
olduğu bir konuyu çevirmeye çalışan bir insan gibi.
yapay çeviri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yapay çeviri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
9 Temmuz 2020 Perşembe
Alternatif Makine Çevirisi Hizmetleri
Kaliteli makine çevirisi hizmetleri
oldukça az. En popüleri Google Çeviri. Diğer popüler şirketlerin
makine çevirileri henüz çok olgunlaşmış sayılmaz. Ama bir
şirketin makine çevirisi de gayet iyi görünüyor. Başka işlerle
uğraşmayıp, sadece bu işe odaklandıklarından kaliteyi
yükseltmeleri daha kolay olabilir. Bu iş ek işleri değil de para
kazandıkları asıl işleri olduğundan motivasyonları yüksek
olabilir. Üstelik bu işi 1968'den beri yapıyorlar. Epey dil
deneyimi biriktirmiş olmalılar. Güzel bir sürpriz de var.
Türkçe-İngilizce çeviri desteği de eklemişler. Bu şirket
Systran. Arada bir denenebilir. Şu adresten göz atılabilir:
https://translate.systran.net/translationTools/text
Yapay çevirinin (YÇ) tarihçesi
hakkında çok yazmış olan W. John Hutchins, 1967'den 1976'ya kadar
geçen süreyi “sessiz onyıl” olarak nitelemiştir. Bu dönem
boyunca alandaki hareketsizliğin nedeni kısmen, ALPAC raporuydu;
daha önce belirttiğim gibi bu rapor, yapay çeviriyle ilgili
beklentiler konusunda karamsardı. Hutchins şunu ileri sürmüştü:
“ALPAC raporunun etkisi derindi. ABD'de on yılı aşkın bir süre
boyunca YÇ araştırmalarına uygulamada son verdi ve yıllar
boyunca YÇ, tam bir başarısızlık olarak algılanıyordu... YÇ
etkinliğinin odağı, ABD'den Kanada'ya ve Avrupa'ya kaymıştı.”
ABD'deki bu on yıllık durgunluğun
tek istinası, Petr Toma'nın Systran (System Translator) adlı
çeviri programını geliştirmesi olmuştur; Macaristan doğumlu
bilgisayar bilimcisi ve dilbilim araştırmacısı Toma, Georgetown
Rusçadan İngilizceye çeviri sistemi üzerinde çalışmıştı.
1968'de Toma, daha önce Almanya'dayken başlamış olduğu Systran
geliştirme işini sürdürmek amacıyla California La Jolla'da
Latsec isimli bir şirketi kurdu. ABD Hava Kuvvetleri, Rusçadan
İngilizceye çeviri sistemini geliştirmesi için bu şirketle
sözleşme yaptı. Bu sistem. 1969'un ilk yarısında Ohio Dayton'da
Wright-Patterson Hava Kuvvetleri Üssünde denendi; “günümüzde
de ABD Hava Kuvvetleri Teknoloji Dairesi için Rusça-İngilizce
çeviriler yapmayı sürdürüyor.” Systran, evrimleşip başlıca
otomatik çeviri sistemlerinden biri olmuştur. Florida Tampa'da
Imageforce Şirketi tarafından pazarlanmaktadır.
Peki, Systran'ın çevirileri ne kadar
iyi? Bu, performansın nasıl ölçüleceğine bağlı. Margaret
Boden, iki ölçüden bahseder, yani “anlaşılırlık” ve
“doğruluk”. Bu iki ölçü de insan hükmüne göre değişir.
İlk ölçü için, “Çeviri genel olarak anlaşılıyor mu?”
sorusu sorulabilir. İkinci ölçü için, “Bir insan 'editör'ün
çeviriyi düzeltmesi gerekiyor mu?” sorusu sorulabilir. Boden,
“1976'dan 1978'e dek iki yıllık dönemde, Systran'ın yaptığı
çevirilerin anlaşılırlığı yüzde 45'ten yüzde 73'e fırladı
(ham metin girdisi bakımından)...” der. Ayrıca, insan
çevirilerinin başarısının da yüzde yüz olmadığını, ancak
yüzde 98'le yüzde 99 olduğunu da belirtir. Çevirinin doğruluğuna
gelince, Boden şunu söyler: “1978'de 'insan editörlerin'
dokunmadığı sözcüklerin oranı yalnızca %64'tü. Yine de,
Systran çıktısının bir sayfasını düzeltmek 1980'erin
ortalarında sadece yirmi dakika sürerken, normal (bütünüyle
insana ait) çevirinin düzeltilmesi bir saat sürüyordu.”
Alıntı: Yapay Zeka
Geçmişi ve Geleceği
Kaydol:
Yorumlar (Atom)