Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Ocak, 2020 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Bitkilerimizi Güncellemeye Hazır mısınız! - Bilim

  Telefonlarımızda onlarca uygulama yüklü. Hepsini keyifle kullanıyoruz. İşimizi kolaylaştırıyorlar. O uygulamalar bazen güncelleniyorlar; arka planda yeni kodlar ekleniyor ve bazı kodları değiştiriliyor. Kullanışlılıkları artıyor. İşlerimizi daha da kolaylaştırıyorlar. Bizi mutlu ediyorlar! Artık bitkilerin de güncellenmesi sağlanabiliyor! Bitkilerin genlerinin değiştirilmesinin anlamı budur; oluşma kodları yeniden düzenlenir. Bu yöntemle bitkiler daha verimli daha dayanıklı hale getiriliyor. Hatta daha faydalı ve daha lezzetli olması bile sağlanabiliyor! Telefondaki uygulamaların güncellenmelerinden korkmadığımız gibi bitkilerin genlerinin değiştirilerek güncellenmesinden de çekinmemize gerek yoktur! ☺ Not: Paragraflara parantez içinde ön bilgiler ve açıklamalar iliştirilmiştir. *** Bu son kısım önemlidir; tıpkı eşya bağımlılığımızı azaltmaya yardımcı olduğu gibi, teknoloji kesinlikle diğer tüketim problemlerimizin çözümünde de rol almalıdır. Çünkü gezegendeki birileri çok t...

Biliyor musun "yeni Bill Gates bugün salondan biri olabilir" derken sana baktığına yemin edebilirim! - Sahne

Bob: Biliyor musun "yeni Bill Gates bugün salondan biri olabilir" derken sana baktığına yemin edebilirim! Mark Zuckerberg: Aa, hiç sanmıyorum. B: Üstelik geç kaldım, konuşmacının kim olduğunu bile bilmiyordum. Edvardo: O Bill Gates'ti! B: Ben de nereden tanıyorum diyorum. :-) Arkadaşı, iktisat bölümünde okuyan Edvardo'nun dikkati kolayca dağılmıştır. Ama Mark Zuckerberg pürdikkat dinlemektedir. Harvard'a konferans vermeye gelen kişi Bill Gates'tir. Mark Zuckerberg de programlama konusunda iyidir. İnsanlar ortak yanlarının olduğunu düşündüğü kişilerle kolay bağ kurar. Mark Zuckerberg Harvard Bilgisayar bölümünde okumuştur. Sürekli elit bilgisayar kulüplerine girmeyi hayal etmiştir. Sonunda kendisi elit bir kulüp yaratmıştır. Sadece Harvard'lı öğrencilerin dahil olabileceği bir kulüp. Ama kulübün popülerliği artınca başka elit üniversiteleri de dahil etmiştir. Yani, çok sonraları, Nepster'in kurucusu Sean Parker'in işe dahil olmas...

İnsanlar beni seviyor; bu, benim deham! - Sahne

Rick: Bu küçük broşürün hiçbir yerinde adımın geçmediğini fark ettim. Yani bu şeyi beni kenara atıp, bütün övgüyü alasın diye yapmadım! Cortis: Ofisimi kurcalaman hoşuma gitmedi. R: Beni böyle gölgede bırakmaya çalışman da, benim hiç hoşuma gitmedi, pislik. ... R: O kemeri ben yaptım. C: Tamam, öyle olsun. Tamam. :-) Bir de pazarlayacak mısın! Toplantılara gidip, yere tırnaklarını tükürüp, herkese aptal mı diyeceksin. :-) İnsanların sana 1 milyon Dolar vermeleri için etkileyecek misin! Bunları yapabilecek misin! Aman tanrım, komedyen olmalıyım. Çünkü bu, şakadan başka bir şey değil. :-) (“Sen mühendislikten sorumlusun, insanlarla iletişim işi de benim sorumluluğumda, sen insanları korkutabilirsin.” diyor.) R: Hayır beni dinle. Asıl şaka senin bir bilim adamı gibi davranman, pislik. C: Tamam haklısın, bütün bilimsel şeyleri bilmiyorum. İyi bir üniversiteye gitmedim. R: Heey Cortis, uyan dostum. Sen üniversiteye filan hiç gitmedin! C: Elbette gitmedim. Çünkü ...

Karşımda gördüğüm adamı, senin uydurduğunu bilen tek kişiyim - Sahne

Apple, Lisa'yı geliştirmiştir 1983'te. Tamamen kapalı ve özellikle diğer bilgisayarla uyumsuz olacak şekilde üretilmiştir. Çünkü Steve Jobs özellikle böyle olsun istemiştir, baş mühendis Steve Woznaik'in uyarılarına rağmen. İnsanlar, hem kapalı sistem olduğundan, hem de pahalı olduğundan pek ilgi göstermemiştir. Sonuçta Steve Jobs'ın hayal ettiği satış rakamlarına ulaşamamıştır. Hal böyle olunca, yönetim kurulu Steve Jobs'u oy çokluğuyla yönetim kurulundan çıkarır. Steve Jobs Next adında yeni bir şirket kurar. Okullara bilgisayar satmak niyetindir. Steve Jobs: Katılım iyi. Steve Woznaik: Katılım çok iyi. SJ: Evet. SW: Delicesine iyi. SJ: Delicesine iyi. (Ürün tanıtımı için hazırladığı gösteriden bahsediyorlar) ... SJ: ...Dedi ki, “müzisyenler enstrümanlarını çalar... Ben orkestrayı çalarım.” SW: Kulağa hoş gelen bir şeye benziyor ama bir anlamı yok bence. ... SJ: Çok açık konuşalım. Apple 2 ya da Lisa'yı aslında hiç önemsemedim. ... SW: Kod yaz...

Paket Yapay Sinir Ağı - Yapay Zeka - Alıntı

Bu nedenle, çocuklar çevrelerindeki varlıkları (anne baba, ev hayvanları, televizyon gibi) taklit etme yoluyla öğrendikleri halde, boş birer levha değildir. Bebeklerin çıkardıkları tipik sesleri düşünün. Sağır bebekler, işitebilen bebeklerle aynı sesleri çıkarır; farklı ülkelerde yaşayan bebeklerin çıkardıkları sesler ise, birbirinden çok farklı dillere maruz kalsalar da benzerdir. Buradan, bu ilk bebek ‘konuşmalarının’, insanlarda önceden programlanmış bir özellik olarak kalıtıldığını anlıyoruz. Bir başka önceden programlama örneği, “zihin okuma” adını verdiğimiz sistemdir. Bu sistem, başka insanların gözlerindeki hareket ve bakış yönünden, onların ne istediği, ne bildiği ve neye inandığıyla ilgili çıkarımlarda bulunmamızı sağlayan bir düzenek grubunu içerir. Sözgelimi, biri tutup da aniden sol omzunuzun üzerinden ileriye bakarsa, arkanızda ilginç bir şeyler olup bittiğini tahmin etmekte gecikmezsiniz. Bu bakış okuma sistemi, bebekliğin erken dönemlerinde bile tümüyle yerine oturm...

Öğrenmek – Sinir Ağları - Alıntı

Çivi yazısı, Yeni Tai Lue ya da Beluci dilini bilenler için bu sayfadaki cümlelerin geri kalanı, size onların dillerinin geldiği kadar yabancı ve yorumlanamaz görünür. Ama siz, buradaki harflerin anlamını hiç çaba göstermeden sökersiniz; çünkü bilişsel çeviriyi dolaysız algıya dönüştürme işini zaten önceden yapmışsınızdır. Aynı şey, beyne gelen elektrik sinyalleri için de geçerlidir: Bunlar önceden yoksun oldukları anlamı sonradan kazanır. Siz bu sözcüklerin anlamını anında nasıl “görüyorsanız”, beyniniz de kendisini hedef alan elektriksel ve kimyasal sinyaller bombardımanını tıpkı öyle, karla kaplı çam ağaçları arasından koşarak giden bir atı gördüğü gibi “görür”. Mike May’in beynine ulaşan nöral harfler ise hâlâ çeviriye ihtiyaç duymakta. Attan kaynaklanan görsel sinyaller, olan biten hakkında olsa olsa çok az fikir veren, yorumlanamaz etkinlik patlamaları durumunda; retinaya düşen sinyaller, her biri tek tek çevrilmek için çırpınıp duran Beluci harfleri gibi. Eric Weihenmayer’in...

Farkında Olmak – Sinir Ağları - Alıntı

Örtülü belleğin bir başka dışavurum biçimi de doğruluk yanılsaması etkisi olarak bilinir: Doğru olsun olmasın, eğer daha önce duyduysanız, bir ifadenin doğru olduğuna inanmanız olasılığı görece yüksektir. Katılımcıların, akla uygun cümlelerin geçerliliğini iki haftada bir değerlendirdikleri bir çalışmada, araştırmacılar deney seansı süresince çaktırmadan daha önceki seanslarda kullanılan cümleleri de (kimi doğru, kimi yanlış) araya sıkıştırdılar. Sonuç açıktı: Katılımcı, daha önceki haftalarda da duyduğu belirli bir cümleyi, daha önce duymadığına yemin bile etse, “doğru” olarak değerlendiriyordu. Araştırmacı, katılımcıya duymak üzere olduğu cümlenin yanlış olduğunu söylese bile durum değişmiyordu. Sonuçta, belirli bir fikre salt maruz kalmış olmak, onunla yeniden karşılaştığınızda fikrin size daha inanılır gelmesi için yeterlidir. Doğruluk yanılsaması etkisi, aynı dini etkiler ya da siyasi sloganlara yinelemeli biçimde maruz kalan kişiler için söz konusu olan potansiyel tehlikenin ...