Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Mart, 2020 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

İşlerin İnsan Sevgisiyle Yürümediği Kesin! - Sahne

Kütüphanelerin Google gibi dijital platformlara taşınması hakkında konuşmaktalar. Presse: Bu sempozyumumun asıl konusu, dijital teknolojinin kültüre erişimi nasıl demokratikleştirdiği. Alain: Demokrasinin bununla ne ilgisi var! P: Her şey herkese her an açık. A: Her şey değil, herkes de değil! P: Yani demek istediğim, teknolojinin umut vaat etmesi. Bu ütopya bence! Laure: Presse haklı, Google'da bir sürü kitap var, ve bunlara herkes erişebiliyor. Bu bir devrim. P: Google'da 20 milyon eser var. Dünyanın en büyük kütüphanesi internette. A: Yani Google reklam verenlere data satmak için, bizim edebi hafızamızı ele geçirdi, öyle mi! L: İşlerin insan sevgisiyle yürümediği kesin! :-) A: Orası tartışılır. Ticaretin, iş dünyasının ve reklamın, bütün bir bilgi sirkülasyonunu meşru olarak sahiplenmesi modern bir fikir, ama ben kişisel olarak buna katılmıyorum! L: Yayıncılık da ticaret değil mi! :-)

Alternatif Akım Ölümcüldür - Sahne

Asistanı, Thomas Edison'u ziyarete gelir. Thomas Edison: Ne var? Asistanı: Ne demem gerekiyor.. TE: Söyle. A: Birini öldürecek bir cihaz asla yapmam demiştiniz! (Alternatif Akımın ölümcül olabileceğini göstermek için, çeşitli hayvanlara elektrik vermiştir insanların önünde. Ve en sonunda, Westinghouse'un akımı kullanılarak, elektrikli idam sandalyesi yapılabileceği konusunda devlete gizlice danışmanlık yapmıştır. Elbette, Westinghouse'un akımı, insanlara antipatik görünsün diye...) ... TE: İmkansız bir şey yapıyorum. Ve birileri onu benden çalıyor. O yüzden bir daha yapıyorum, bir daha çalıyorlar. Bir daha ve bir daha. (Westinghouse'nin kendisinin patentli ampullerini kullandığını düşünmektedir.) ... TE: Bu diğer şeyler gibi değil. Bu diğer her şey! Geleceğimiz tuğlalarla falan değil, bakırla döşenecek. Otomasyon, ulaşım, haberleşme... Ve o akımı kontrol edecek olan kişi, geleceği de kontrol edecek! ... A: W...

Umduğundan Fazlası - Sahne

Thomas Edison ampulü icat etmiştir. Akkor lambası için pazar aramakla meşguldür. Laboratuvarında çalışan genç, heyecanlı şekilde bulduğu yeni akım türünü, alternatif akımı Edison'a açıklar. Edison, "Sen teori üzerinde vaktini harcıyorsun" der. Alternatif akımla ilgilenmez. Bu genç Nikola Tesla'dır. Alternatif akım ilk Edison'un aklına gelseydi neler olurdu. Elektriği uzak yerlere nakil etmek için daha verimli olduğunu zaten kabul ediyor olurdu. Ama şimdi, kendisini, en iyi mucit olduğuna inandırmaya devam edebilmek için, alternatif akımın insanı öldürebileceği gibi sorunlarına dikkat çekmeye devam etti. Edison doğru akıma saplanıp kalmıştı! İhaleleri yavaş yavaş kaybetmeye başlamıştı. Ve en sonunda insanlara iyi reklam olabilecek Dünya Fuarı aydınlatmasını da Westinghouse'a kaptırdı. Alternatif akım dikkatli kullanıldığında güvenliydi. Günümüzde de elektriği uzak yerlere nakil edebilmek için alternatif akım kullanılmaktadır. Sahne George Westingh...

Dijital Yayıncılık

Yazar, kitabını bilgisayarda zaten dijital belge olarak yazar. Bunu e-kitaba dönüştürmek, kağıda basmaktan daha kolaydır. Ve daha az masraflıdır elbette. Peki, bazı yayınevleri e-kitap yayınına geçmekte neden isteksizler! Çünkü alıştıkları bir iş modeli var. Şirketler de insanlar gibi alıştıkları davranışı değiştirmekte zorlanırlar. Çünkü alışılan şeyi yapmak daha kolay gelir. Ama bazı ülkelerde yayınevlerinin bir korkusu daha vardır. Dijital kitabın korsanının yayılması, kağıt kitabın korsanının yayılmasına göre daha kolay olacaktır. Bu yüzden isteksiz davranabilirler. Bu konuda hak vermemek mümkün değil, ne yazı ki. Vergi muafiyetiyle filan basılı yayınlar değil, asıl dijital yayınlar teşvik edilmelidir. Basılı yayınlardan %0 vergi alıp, elektronik kitaplardan %20'ye yakın vergi alan ülkeler arasında bazı Avrupa ülkelerinin bile olması şaşırtıcıdır. Oysa doğayı, ağaçları koruyacak en önemli şeylerden biri artık basılı kitapların olmaması olacaktır. E-Kitabın, kitaptan asıl ü...

Hayatını bir fikre adıyorsun. Kitaplara! Sonra bu fikir seni aşıyor! - Sahne

Alain: Hayatını bir fikre adıyorsun. Kitaplara! Sonra bu fikir seni aşıyor! ... A: Şüphesiz. Ama ben neyin değiştiğinden bahsetmiyorum. Nelerin aynı kaldığından bahsediyorum. Bizler aynı zamanda bir dönemin temsilcileriyiz. Şüphe etsek de, tapınak boş kalsa da bu böyle işte! (Artık eski ilgiyi kaybetmiş, yavaş yavaş devrini tamamlayan basılı yayına gönderme yapıyor.) Laure: Bundan eminim, rahip sensin değil mi? A: Hayır bu bir benzetme. Bazen her şeye rağmen bir fikri savunmak gerekir o kadar. L: Sempozyumda da bunu mu anlatacaksın yoksa. :-) A: Hayır onlara ilgilendikleri şeyden bahsedeceğim. :-) İnternet yayıncılığının nasıl işimizin önemli bir parçası haline geldiğinden... Yayınevi yeniliklere ayak uydurmakta zorlanmaktadır. Alışılan iş modelini değiştirmek zor gelmektedir. Piyasaya e-kitap sunmakta isteksiz davranmaktadır.

Bedeli ne olursa olsun - Sahne

Cumhuriyetçi Senatör: Savaştığımız şey şeytanın bir sureti. Ve insanlığın son 1300 yıllık gelişiminin dine aykırı ve ölümle cezalandırılmaya uygun olduğunu düşünüyor! Gazeteci: Orduyu eve geri getirme stratejine ne dersiniz? CS: Yani çekilelim. G: Bu bir seçenek değil mi! CS: Tamam bakalım bu durumda ne oluyor. Çıkıyoruz, ve Afganistan Taliban rejimine geri dönüyor. Şimdi bile Taliban çok daha kötü ve etkili bir şeye dönüştü! Çünkü süper güçlere karşı 2-0 öndeler. Bize yardım eden, oy kullanan ve bizim sözümüze güvenecek kadar aptallık etmiş insanları katlederler. Yani bu sadece yaklaşık 10 milyon Afganın değil, Amerikan güvenilirliğinin ve dünya çapında doğruluk için savaşının sonu olucak. G: Amerika ne zaman dünyada... CS: Birkaç yıl içinde geri dönmeye zorlandığımızda, lütfen bu bölümü alıntıla. Parçalanmış Irak, umutsuz bir Afganistan ve nükleer bir İran'la savaşmaya hazırlanacağız. O zaman kaç askere ihtiyacımız olacak. Birkaç sıfır ...

Kalplere ve gönüllere hitap edecek tabii - Sahne

Yayın Yönetmeni: Çünkü doğruca sana geliyor. Sorularını yanıtlıyor. Sana özel haber veriyor. Yani sana bir hediye! Gazeteci: Bu bir hediye değil, propaganda. Ve hükumetin bizden her istediği şeyi yayınlamak zorunda değiliz. G: Bu adamlar bir çıkış yolu için öyle çaresiz ki, Irak konusunu değiştirmek için o kadar çaresizler ki, o kadar çaresizce kazanmak istiyorlar ki, Erling'i dinliyorlar! G: Biliyor musun, onları suçlamıyorum. Çünkü çocuk gayet iyi! Ama saldırıdan sonrası için hiç bir planı yok. Kalplere ve gönüllere hitap edecek tabii, ama yani bildik helikopterler, deniz piyadeleri hikayeleri!