Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Nisan, 2014 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Alıntı: Rodney Brooks: Robot Laboratuvarlarında Artık Biyolojik Robotlar Geliştiriliyor

Müdürlüğünü yaptığım MIT Yapay Zeka Laboratuvarı'nda, bu dönüşümün belirtilerini her gün görüyoruz. Eskiden silikon çipleri yaptığımız temiz odaları yıkıyoruz ve bunların yerine kurduğumuz ıslak laboratuvarlarda, bakteriyel robotlar yetiştirmek amacıyla programları derleyip DNA dizilişlerine ve bunları da uç uca ekleyerek genomlara çeviriyoruz. Otuz yılda varmak istediğimiz hedef, canlı sistemlerin genetik yapısı üzerinde ince bir denetim kurmak; böylece yetiştirilen bir ağacı keserek kerestesinden bir masa yapmak yerine, masanın kendisini yetiştireceğiz. Silikon ve çelik robotları monte etmeye alıştığımız laboratuvarları, silikon, çelik ve canlı hücrelerden robotlar monte ettiğimiz laboratuvarlara dönüştürmüş durumdayız. Elde ettiğimiz kas hücrelerini, sakat insan bedenlerine düzgünce takılacak protezlerin öncü biçimleri olan bu basit aygıtlarda erişim düzeneği olarak kullanmaktayız. Yapay Zeka Laboratuvarı'nda makinelere öğrenme yeteneği ka...

Modern Bitki Aşılama - Bilim

Bazı ağaçların meyvelerinin tadı güzeldir. Daha kalitelidir. Daha verimlidir. Bazı ağaçlar ise iyi kök salmıştır. Yerel şartlara uyum sağlamıştır. Uzun süredir, tadı güzel olan meyve ağacını yetiştirmenin pratik bir yolu bilinmektedir. Tohumdan üretmek yerine uyumlu parçasını (kalem deniyor), hazır köke sahip ağaca kaynaştırmak. Böylece en baştan büyümek yerine zaten iyi kök salmış ağacın özelliklerinden faydalanacaktır. :-) Hızlıca meyve verebilecektir. Bu aşılama olarak bilinmektedir. Meyve ve Bitki ağaçlarının verimliliğini artırmak için, bitki çeşidi değişimi için aşı yapıldığı gibi, yaban ağaçlarının meyve verimini sağlamak için de aşı uygulaması yapılır. Bitki aşılarının tarihi oldukça eskilere dayanır. MÖ 1000'li yılların Çin kaynaklarında ağaç aşılamanın bilindiğine ve sanatsal amaçlar için kullanıldığına dair bilgiler var. Aşılama yüzyıllardır yapıldığından insanlar alışmıştır. İnsanlara doğal gelmektedir. Hiç “ben aşılanmış ağacın meyvesini yemem.” diyen birini duydunuz...

Alıntı: Rodney Brooks: Genetik Mühendisliğinin Geleceği

Ayrıca, bu yüzyılın yaklaşık bir çeyreğini geride bıraktığımızda, daha biyolojik bir doğanın getireceği benzer gelişmelerden yararlanabileceğiz. Bu zaman diliminde, genetik mühendislisinin gerçekten büyük ölçekte -halen araştırmaların sürdüğü tarım ve tıp alanlarının ötesinde- kullanılması yaygınlaşacak. Genetik mühendisliği petrol sanayisinde, plastik eşyaların ve başka malzemelerin üretiminde, geridönüşüm süreçlerinde, pillerde, yenilenebilir enerji kaynaklarında ve simdi bulunduğumuz noktadan hayal edilmesi zor öbür uygulamalarda kullanılacak. 2025'e doğru bu teknolojileri güvenle kendi bedenlerimize uygulamak için yeterli açık denetime de kavuşmuş olacağız. Böyle bir çakışma sürpriz olmasa gerek -çünkü dikey doğrultularda uygulanan ayni bilim ve teknoloji buna olanak verecektir. (Rodney Brooks, iRobot şirketini kurmuş ve robot geliştirmektedir.)

Alıntı: Carl Sagan: Tarımda Modern Teknolojilerin Kullanılması

GDO karşıtları biyoteknolojiden çekinirler. Ama ilginçtir gübreleme, ilaçlama gibi teknolojilere de karşı çıkıyor görünmekteler. Dünyanın doymasını sağlayan, verimi yükseltmiş olan Yeşil Devrim olarak anılan tüm modern teknolojileri de dışlamaktadırlar. Carl Sagan doğayı korumaya özen gösteren biri olarak bilinir. İşte bu konuyla ilgili görüşleri: Tarımın bulunduğu ve hayvanların evcilleştirildiği on bin yıl öncesine kadar, insanların besinleri doğal çevredeki meyve-sebzeler ve av hayvanlarıyla sınırlıydı. Doğal olarak yetişen yiyeceklerin kıt oluşu yüzünden Dünya on milyon kadar insanı doyurabiliyordu. Buna karşılık 20. yüzyılın sonunda dünyada altı milyar insan yaşıyor olacak. Bu demektir ki insanların yüzde 99,9'u yaşamlarını tarımsal teknolojiye, bunun temelini teşkil eden bilime -bitki ve hayvan genetiği ve davranışı, kimyasal gübreler, tarım ilaçları, koruyucular, sabanlar, biçerdöverler ve diğer tarım aletleri, sulama- ve kamyonlarda, demiryolu vag...

Alıntı: Richard Dawkins: Genetik Mühendisliğinde Hazır Genleri Kullanmak

Darwinci seçilimin biyolojik donma önleyici (veya her ne arıyorsak) geliştirmek için harcadığı milyonlarca yıllık araştırma ve geliştirmenin (ARGE) sırtına binerek zamandan ve zahmetten tasarruf edeceğimiz konusunda genetik mühendisleri haklıdırlar. (Bir geni baştan icat etmek zordur. O geni programlamak zaman alır. Bunun yerine canlılardaki işimize yarayacak geni alıp, üzerinde çalışılan canlıya eklenebilir. Zaten günümüzdeki genetik mühendisliği böyle yapılmaktadır. Örneğin deniz analarındaki biyofloresan geni alınır. Balığın genine eklenir. Böylece ışıldayan balık elde edilir. Ya da, tarımda kullanılan tohumlar, bu şekilde soğuğa dayanıklı hale getirilir.)

Belgeselden: Astroloji :-)

Belgeselden: Astroloji :-) paylaşan: okanozcelik Bir astroloji yorumu. Ama bir astrofizikçiden. :-) Carl Sagan: - Aynı gün aynı şehirde basılmış iki farklı gazete. Astroloji ile ilgili bakalım ne yazmışlar. Diyelim ki 23 Eylül-22 Ekim arası doğdunuz ve burcunuz Terazi. New York Post'taki astroloğa göre: “Uzlaşma gerginliği azaltacak” Eh, olabilir, biraz belirsiz. New York Daily News astroloğuna göre ise: “Kendin için daha ısrarlı ol” Eh, bu da belirsiz. Ama oldukça da farklı. İlginç olan bu kehanetlerin kehanet olmamaları. Ne olacağını söylemeyip sadece ne yapacağını söylüyorlar. :-) Bilinçli olarak belirsiz olmak zorundalar, çünkü herkese uygulanabilmeli, ve bu yüzden de birbirleriyle çelişiyorlar. :-) - Astroloji ikizlerin hayatlarını izleyerek test edilebilir. Bununla ilgili pekçok gerçek örnek vardır: Diyelim ki ikizlerden birisi bir araba kazasında, ya da yıldırım çarpmasıyla ölsün diyelim, ama ötekis...

Belgeselden: Uzay Yolculukları

Cosmos'un özgün çekimini de değindiği bir konuyla anımsayalım. Cosmos belgeseli 1980'lerde çekildi. Carl Sagan o yıllarda uzay yolculuklarında nükleer enerjinin kullanılabileceğini gerçekçi buluyordu. Kendisinin aslında nükleer enerjiye sıcak bakmadığı bilinir. Ama O bile, yolculuklar için iyi bir çözüm olduğunu onaylıyor. Denizaltı ve uçak gemilerinde hâlâ nükleer enerji kullanılmaktadır. Bu sayede büyük bir itiş gücü sağlanabilmektedir. Elbette daha da önemlisi, bu gemilerin denizde yıllarca gidebildiği gerçeğidir, tabii hiçbir yakıt ikmaline gerek kalmadan. :-) Artık klasik sayılabilecek bir bilim kurgu dizisi vardı. Hikayesi 23. yüzyılda geçen Uzay Yolu. Dizideki Atılgan uzay gemisinin de yakıt olarak nükleer enerjiyi kullanması ilginçtir. :-) Günümüzde uzay araçlarında, uzay istasyonlarında bile nükleer enerji kullanmak başarılmış durumda. Füzyon atom enerjisi denemeleri yapılmaktadır. Yıldızlarda da enerji üreten tepkimedir. Çok daha fazla enerji üretecek. Daha ...

Belgeselden: Çekim

Belgeselden: Çekim paylaşan: okanozcelik Araştırmaları bir yere varmadı. Fizikten uzaklaştı! Vazgeçmiş gibi görünmektedir. Belki, yenilmişlik duygusunun da etkisiyle daha da münzevi oldu. Dostu, bilimci ve iş adamı Edmond Halley O'nu ziyarete gitti. Kütle çekiminin matematiksel ifadesini zaten başarmış olduğunu gördü. Ve Halley'in cesaretlendirmesi ve yardımıyla Doğa Felsefesinin Matematiksel İlkeleri'ni yayınlayabildi, Isaac Newton... Cosmos'un yeniden çekimi yayınlanıyorken atıf yapmasam olmazdı. :-)

Sahne: Bıkmak

Önemli bir iş bağlantısı kurulmaya çalışılmaktadır. Larry doğal olarak gergindir. Phill ise her zamankinin aksine oldukça rahattır. Umursamıyormuş gibi görünmektedir. Sanki işinden soğumuştur. Belki kariyer hedeflerinin uzağında olduğuna inanmaya başladığından; ya da belki sadece artık “hep aynı şeyler” gibi geldiğinden bıkmış gibidir... Larry: Phill ciddi bir şey sorabilir miyim? Phill: Evet. Larry: Bilmem gereken bir ilaç mı kullanıyorsun?! Phill: İlaç aldığımı nereden çıkardın. Larry: Çünkü daha önce seni böyle rahat görmemiştim de, ondan. Yani neredeyse umursamadığını düşüneceğim. Phill: Öyle. Larry: Hayır bunu biliyorum: Herşey bir yere kadar! Yani demek istediğim, sanki umursamıyorsun. Phill: Yoruldum Larry! Larry: Bunu fark ettim, uzun bir gün oldu. Phill: Kastettiğim bu değil... Phill: Farklı bir iş alanına kayma düşüncesi kafamı kurcalıyor. Larry: Pazarlamadan başka bir şey mi? Phill: Evet. Larry: Dostum, seni çok yakından tanıyan biri olarak söyleyebili...