Neden Tanrı Bize Düşünme Gücü Vererek Lanetlemiş! - Sahne

 

Tennessee Eyaleti 1925 yılında Butler Yasası adında özel bir kanun kabul etmiştir. Bu kanun, devletten bütçe alan kamu okullarında "İnsanın İlahi Yaratılış hikayesini reddeden ve insanın daha alt türlerden geldiğini savunan" teorilerin öğretilmesini açıkça yasaklamıştır. Öğretmen Cates bu kanunu bile bile çiğnediği için yargılanmaktadır.

Avukat Drummond; bilim insanlarını, biyologları ve kimyacıları tanık kürsüsüne çıkarmak ister. Ancak mahkeme, sunduğu tüm uzmanları 'konuyla ilgisiz' diyerek tek tek reddeder. Köşeye sıkışan Avukat Drummond’ın aklına son bir hamle gelir ve şansını denemek ister: Davayı dayandırdıkları metni, yani İncil’i delil yapacaktır. İncil’i yorumlayacak tanık ise bellidir: Ülkenin en büyük İncil uzmanı sayılan Savcı Brady. Amacı, evrim teorisinin İncil’le çelişmediğini göstermektir. Bu manevra sonunda işe yarar; mahkeme talebi kabul eder.

Not: Diyaloglar arasına açıklamalar eklenmiştir.

Savcı Yardımcısı: Sayın Yargıç, bu bizi nereye götürecek efendim? Devletin Bertram Cates'e açtığı davayla ne ilgisi var?
Yargıç: Albay Drummond, mahkeme sorduğunuz soruların davayla ilgisi olduğu konusunda tatmin olmak ister.
Drummond: Hiçbir tanığımı kabul etmediniz. Bana bıraktığınız tek tanığı kendi usulümce sorgulamama izin vermelisiniz.
Brady: Sayın Yargıç, burada oturmaya, Bay Drummond'ın alaylarına ve saygısızlığına katlanmaya her zaman razıyım. Çünkü küçümseyerek iddia makamını suçladığı bütün her şey kutsaldır efendim.
Drummond: İtiraz ediyorum! İtiraz ediyorum! İtiraz ediyorum!
Brady: Ünlü bir agnostik için bir şeyin kutsal olması mümkün müdür?
Drummond: Evet! Bireysel insan zekası... Bir çocuğun çarpım tablosuna hakim olma gücünde, sizin bağırarak söylediğiniz amenlerden, kutsallardan ve mukaddeslerden çok daha büyük bir kutsallık vardır. Bir fikir her zaman bir katedralden daha büyüktür. Ve insandaki bilgilerin gelişmesi, yılana çevrilen bir sopadan ya da suları ikiye ayırmaktan daha büyük bir mucizedir. Ama şimdi Bay Brady, bizi bir fablla korkuttu diye bütün bu aşamalardan vaz mı geçeceğiz?
Drummond: Baylar! Bu süreç asla pazarlık konusu olmamıştır, bedelini ödemelisiniz. Bazen tezgahın arkasında oturan bir adamın şöyle dediğini düşünebiliyorum: Tamam, telefonunu alabilirsin ama mahremiyeti kaybedersin ve mesafenin çekiciliğini. Bedel karşılığında oy verirsen, fondötenin arkasına gizlenme hakkını kaybedersin ya da eteğin altına. Bayım! Gökyüzünü fethedebilirsiniz, ama kuşlar o harikalığı kaybeder ve sonunda bulutlar benzin kokar. Darwin bizi tepeden aşağıya, tepeden bakıp nereden geldiğimizi görebileceğimiz bir yere indirdi. Ama bunu anlayınca... Yani bu bilgi karşılığında inançlarımızdan ve yaratılışın o güzel şiirlerinden vazgeçtik...

(Açıklama: Drummond burada bilimin ve toplumsal ilerlemenin sadece kör bir zafer olmadığını, her kazanımın üzücü bir bedelle geldiğini hatırlatır. Telefonun icadı mahremiyeti azaltır. Uçağın icadıyla artık uçmanın mucizeliği kalmaz ve benzin gökyüzünü de kirletir. Kadınların oy hakkı kazanıp kamusal alana çıkması ise eteğin arkasına gizlenme konforunu elinden alır. Evrim teorisi de insana farkındalıklar kazandırır; ama yaratılışın o güzel ve huzurlu anlatılarında bazı hayal kırıklıkları yaşamasına neden olabilir! İlerleme bedelsiz değildir!)

Brady: İnancımızdan vazgeçmemeliyiz! İnanç dünyadaki en önemli şeydir!
Drummond: Peki neden Tanrı bize düşünme gücü vererek lanetlemiş Bay Brady! Neden insanı yeryüzündeki diğer bütün yaratıklardan üstün kılan tek yeteneğini inkar ediyorsunuz! Yani beynin muhakeme gücünü... Başka ne meziyetimiz var ki? Fil bizden daha büyük, atlar daha hızlı ve güçlü, kelebekler bizden çok daha güzel, sivrisinekler bizden daha üretken... Hatta basit bir sünger bile bizden dayanıklı. Süngerler düşünüyor mu sizce?

(Açıklama: Drummond, insanın doğadaki fiziksel zayıflığına dikkat çekerek akıl ve muhakeme yetisinin bizi biz yapan tek nitelik olduğunu vurgular. Eğer varoluşu ve hakikati sorgulamamız yasaksa, Tanrı’nın insana düşünme yetisini vermesindeki büyük ironiyi sorgular. Aklı kullanmayı suç saymak, Tanrı’nın en büyük lütfunu reddetmektir.)

Brady: Bilmiyorum. Ben insanım, sünger değil.
Drummond: Sizce süngerler düşünür mü?
Brady: Eğer Tanrı süngerlerin düşünmesini isterse o zaman düşünürler.
Drummond: İnsanlar süngerlerle aynı ayrıcalığa mı sahip olur?
Brady: Elbette.
Drummond: (Öğretmeni işaret eder) Bu adam süngerlerle aynı ayrıcalıklara sahip olmak istiyor! Bu adam düşünmek istemiyor!
Brady: Ama müvekkiliniz yanılıyor, o aldatılmış, yolunu kaybetmiş. Hepimizin sizin gibi doğruyla yanlış hakkında olumlu bilgilere sahip olmamamız üzücü.
Drummond: Sizce bu taş kaç yıllıktır?
Brady: Ben aslında taşların yaşından çok Taş Devri'yle
(çizgi film) ilgilenirim.
Drummond: Oberlin Koleji'nden Dr. Page bu taşın en azından 10 milyon yaşında olduğunu söyledi.
Brady: Vay canına! Albay Drummond, bu bilimsel ifadeyi gizlice buraya sokmayı başarmışsınız bakıyorum.
Drummond: Bakın Bay Brady; bunlar sıra dağlar, tamamen suya gömüldüğünde bu bölgede bulunmuş ve milyonlarca yıl önce burada yaşamış tarih öncesi bir deniz yaratığının fosilinden arta kalan kalıntılar.
Brady: İncil'de Büyük Tufan çok iyi anlatılmış ama profesörünüz sanırım tarihleri karıştırmış. O taşın yaşı 6000'den fazla değildir.
Drummond: Nereden biliyorsunuz?
Brady: İyi bir İncil alimi, Piskopos Ussher bizim için yaratılışın tam tarihini ve saatini saptadı. Dünya M.Ö. 4004 yılında yaratılmış.
Drummond: Bu Piskopos Ussher'ın düşüncesi...
Brady: Bu bir düşünce değil, bu bir gerçek! Bilgili piskoposumuz bu sonuca aynen Eski Ahit'te yazdığı gibi peygamberler çağını dikkatle hesaplayarak ulaştı. Aslında Tanrı'nın dünyayı M.Ö. 23 Ekim 4004'te yaratmaya başladığını belirledi. Ve sabah saat 9'da.
Drummond: Doğudaki yerel saate göre mi? Yoksa Rocky Dağları saati mi? Ama yaz saati uygulaması olamaz. Çünkü Tanrı 4. güne kadar güneşi yaratmadı.
Brady: Evet, bu doğru.
Drummond: İlk günün 24 saat uzunluğunda olduğunu mu düşündünüz?
Brady: İncil'de bir gün olduğu yazıyor.
Drummond: Ama güneşi yoktu ki! İlk günün uzunluğunu nereden biliyorsunuz, söyler misiniz?
Brady: İncil'de bir gün olduğu yazıyor.
Drummond: Peki normal bir gün müydü? Gerçek bir gün yani, 24 saat?
Brady: Bilmiyorum. Ben düşünmediğim şeyleri... kesinlikle düşünmem. Hayır.
Drummond: Peki siz düşündüğünüz şeyler hakkında düşünür müsünüz? O günün 25 saat uzunluğunda olması mümkün mü? Bunu ölçmenin bir yolu yok, bilmenin bir yolu da yok. 25 saat olabilir miydi acaba?
Brady: Evet, bu mümkün.

Drummond: O halde siz Yaratılış Kitabı'nda yazdığı gibi o ilk günün belirsiz uzunlukta bir gün olabileceğini yorumluyorsunuz yani?
Brady: O günün 24 saatlik bir gün olmasının gerekmediğini belirtmek istedim.
Drummond: Yani 30 saat olabilirdi. Bir hafta olabilirdi, bir ay olabilirdi, bir yıl da olabilirdi, yüzlerce yıl olabilirdi, hatta o gün 10 milyon yıl da olabilirdi!

(Açıklama: Geleneksel Hristiyan inancında evren 6 günde yaratılmıştır ve Dünya yaklaşık 6.000 yaşındadır. Drummond, 10 milyon yıllık bir fosili göstererek bilimsel veri ile inanç arasındaki çelişkiyi masaya yatırır. Ancak amacı inancı reddetmek değildir. Yaratılıştaki "gün" kavramının 24 saatlik bir zaman dilimi değil, milyonlarca yıllık evreler olabileceğini vurgular. Günler bu kadar uzun olduğunda bilimsel veriler Hristiyan metinleriyle çelişmiyor demektir.)

Savcı Yardımcısı: Protesto ediyorum! Bu sadece alakasız ve önemsiz değil, ayrıca yasadışı! Bay Drummond'ın sorgulamasındaki amacı öğrenmek istiyorum, acaba ne yapmaya çalışıyor?
Brady: Size ne yapmak istediğini söyleyeyim: İncil'e ve Tanrı'ya olan inancı tamamen yok etmek istiyor!
Drummond: Bunun doğru olmadığını biliyorsunuz.
Drummond: İncil bir kitaptır. O iyi bir kitaptır ama tek kitap o değildir.
Brady: Her şeye kadir Tanrı'nın sözlerini bildirir! O İncil'i yazanlarla konuşur!
Drummond: Tanrı'nın Darwin'le konuşmadığını nereden biliyorsunuz!

Brady: Biliyorum, çünkü Tanrı bana "O adamın kötü öğütlerine karşı çık" dedi!
Drummond: O! Tanrı sizinle konuştu mu? Doğruyla yanlışın ne olduğunu söylüyor mu? Ona göre mi hareket ediyorsunuz? Yani siz Matthew Harrison Brady, hitabet yeteneğinizle ya da bir yaşam organı vasıtasıyla dünyanın geri kalanına Tanrı'nin emirlerini iletiyorsunuz, ha? Evet! Nebraskalı peygamberle tanışın!
Drummond: Bu işler böyle mi oluyor? Bu işler böyle mi oluyor? Tanrı, Brady'ye iyi olanı söylüyor. Brady'ye karşı olmak demek Tanrı'ya karşı olmak demek oluyor!

Brady: Hayır, her insan bu konuda özgür!
Drummond: O halde Bertram Cates'in cezaevinde ne işi var? Farz edelim ki Bay Cates'in yasama meclisinden okullarda sadece Darwin'in okutulmasını kabul ettirecek yasanın geçmesi için gerekli nüfusu ve gücü var.
Brady: Çok saçma, çok saçma! Bu dünyada sadece tek bir gerçek vardır!
Drummond: Yani İncil? Yani Brady'ye göre İncil? Tanrı Brady ile konuşuyor, ona dünyayı anlatıyor. Brady, Brady her şeye kadirdir!
Brady: Benim gücüm Tanrı'dır!

Drummond: Daha önemsiz bir insanı ele alalım. Farz edelim ki Cates ya da Darwin... Tanrı'nın onun kulağına fısıldadığını düşünmek küstahlığını göstersin. Brady'den çıkmayan bu düşünce hala kutsal olmayacak mıydı? Kendi kendine peygamber olan bir adam hapse atılmak zorunda mıdır? Kutsal kitapları yayın, Brady'nin kitabını almamıza izin verin. Tevrat'a büyü yapacağız, tam sayılarla Tesniye arasına düşmesini sağlayacağız...
Brady: Dostlarım, Sayın Yargıç, takipçilerim, bayanlar ve baylar... Hepiniz neyi savunduğumu, neye inandığımı biliyorsunuz! Yaratılış Kitabı'ndaki gerçeğe inanıyorum, evet ona! Çıkış, Eski Ahit, Sayılar, Tesniye, Yeşu, Hakimler, Ruth, 1. Samuel, 2. Samuel, 1. Krallar, 2. Krallar...
Yargıç: Duruşmaya yarın sabah 10'a kadar ara veriyorum.

Sahne: Inherit the Wind

ABD Yüksek Mahkemesi 1968’de (bu film çekildikten 8 yıl sonra), kamu okullarında bir bilimsel konunun müfredattan çıkarılması veya yasaklanmasının gerekçesi olarak belirli bir dini inancın doktrinleriyle çelişmesinin gösterilemeyeceğine karar vermiştir. Bu kararla evrim teorisinin öğretilmesinin önündeki yasaklar kaldırılmıştır.


Bunlar da İlginizi Çekebilir:
Bir Tanrı Olmadığında Ne Olur! - Felsefe
İnsanların Umutları ve Altın Dansçı – Sahne
Seçimi Sen Yap – Sahne
Eziyet Çekmek - Sahne


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Davranışlarını Cilalamak Zorunda Olmak - Sahne

Yapay Zekâ İnsanları Yönetebilir mi! - Bilim

Bitkilerimizi Güncellemeye Hazır mısınız! - Bilim

Kansere Çözüm Mümkün mü?! - Teknoloji

Ölümsüzlük Arayışı - Bilim

Bilincin Gizemi - Bilim

Yapay Zekâ Balonu Patlamak Üzere mi? - Konferans

Google Gibi Reklam Yayınlamak - Sahne

Yapay Zeka’nın Yetenekleri Biraz Abartılıyor Olabilir – Yapay Zeka

Yaşlanmamak Mümkün Olabilir mi! – Bilim