Yapay zekanın bilinçli olması neden düşük bir ihtimal Başlıklı TED Konuşmasına Bir Eleştiri - Teknoloji

Bu makalenin konusu “Yapay zekanın bilinçli olması neden düşük bir ihtimal” başlıklı TED Konuşmasına yapılan bir eleştiridir.

DNA’nın keşfinin üzerinden uzun yıllar geçti. Biyolojik yaşamın temel algoritması olan DNA, içinde bulunduğu canlıyı biçimlendiren bir yazılımdır. Günümüzde bu yazılımı kodlayan genleri değiştirerek canlıları yeniden biçimlendirebiliyoruz; bunun en bilinen örneği Genetiği Değiştirilmiş Organizmalardır. Craig Venter bu süreci bir adım öteye taşıdı. Biyolojik yazılımın canlıdan tamamen bağımsızlaştırılabileceğini kanıtladı. Bunu şöyle başardı: Bilgisayar ortamında yapay bir DNA algoritması yazmaya çalıştı. Tasarladığı DNA’ları sürekli test etmesi gerekiyordu. Bunun için canlının hücresel ortamını bilgisayarda simüle etti. Süreci bu simülasyonlarda gözlemleyerek sonunda başarılı bir DNA koduna ulaştı. Sonra bu dijital kodu boş bir hücreye aktardı. Sistemi başlattı. Sonuçta, bilgisayarda tasarlanan kodlara göre yaşayan, beslenen ve bölünen protein bazlı gerçek bir canlı oluştu. Bu, biyolojik bilginin dijitalleşebileceğinin en somut kanıtıdır. Dijital biyolojik bilginin, simülasyon ortamında geliştirilip tekrar maddeye aktarılarak çalıştırılabileceğini gösterir!

Anil Seth'in fikirleri oldukça ikna edici. Yine de biyolojik yaşam ile algoritma arasındaki o keskin ayrım giderek belirsizleşiyor. Bundan birkaç on yıl öncesine kadar, bir canlının tüm özelliklerinin dijital veri olarak saklanabileceğine inanan pek kimse olmazdı. Ama günümüzde çeşitli canlıların DNA’ları bilgisayarlara yüklenebiliyor; yaşamın en temel birimi olan hücre, dijital bir kodla (DNA) sıfırdan başlatılabiliyor. Tıpkı geçmişte olduğu gibi, günümüzde de bilincin dijital bir veri olarak saklanabileceğine inanmayanlar var! Ama DNA’nın dijital olarak saklanabilmesi örneği, bilincin de benzer bir veri işleme süreciyle aktarılamayacağını savunmayı güçleştiriyor. Yani bilinç de belki gelecekte dijital olarak ifade edilebilir; beyinden bağımsız olarak bilgisayara yüklenebilir!

Nitekim bunun ilk adımları atıldı bile: Bilim insanları, C. elegans adlı bir solucanın tüm sinir ağını dijital ortama aktarmayı başardılar. Bilgisayara yüklenen bu dijital sinir ağı, gerçek bir solucan beyni gibi tepkiler vererek bir robotu yönetebiliyor!

Gelecekte, bu sinir ağının üç boyutlu haritası ve tüm moleküler etkenlerin verisi yeterli hassasiyetle kaydedilebilirse, bu dijital beyin verisi kusursuz bir biyolojik beden simülasyonuna bağlandığında, o kişinin bilincinin bilgisayar ortamında yeniden "uyanma" ihtimali doğar! İnsan beyni, milyarlarca nöronu ve karmaşık biyokimyasal yapısıyla solucandan çok daha zorlu bir mecradır. Belki de insan bilinci hiçbir zaman kusursuz bir biçimde bilgisayara aktarılamayabilir. Ancak bu teknik bir kapasite sorunudur, teorik bir imkansızlık değil. Bedensel duyumları dahi simüle edilen bir ortamda bu bilincin uyanması, yapay zekanın da bir gün bilinç kazanabileceğinin en nihai kanıtı olacaktır. Çünkü o noktada, bilgisayarda uyandırılan insan bilinci artık teknik olarak bir "yapay bilinç" haline gelmiş demektir!


Bunlar da İlginizi Çekebilir:
Bilincin Olabilmesi İçin Hissedebilmek mi Gerekiyor! – Beyin
İnsanlar Çok mu Akıllıdır! – Bilim
Bilinç Aslında Nedir! – Beyin
Bilinçli Görünen Yapay Zeka Geliyor – Teknoloji
Frankenstein - Teknoloji

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Fikri Mülkiyet Hırsızlığı Var mı – Yapay Zeka

Yapay Zeka’nın Yetenekleri Biraz Abartılıyor Olabilir – Yapay Zeka

Bilinç Aslında Nedir! – Beyin

Davranışlarını Cilalamak Zorunda Olmak - Sahne

Frankenstein - Teknoloji

Google’ın Sonu mu Geliyor! – Teknoloji

Yapay Zekâ İnsanları Yönetebilir mi! - Bilim

Mutlu İnsanlar - Felsefe

Bilincin Olabilmesi İçin Hissedebilmek mi Gerekiyor! - Beyin

Bitkilerimizi Güncellemeye Hazır mısınız! - Bilim