Bağışıklık sistemimiz bugün kanserli hücreleri tanıyamadığı için onları yok edemiyor. Ancak bu körlük sona ermek üzere olabilir. Yakın gelecekte bağışıklık sistemimiz kanserli hücreleri tanır hale getirilebilir. Kanser Aşısı devrimiyle, kanser eskisi kadar korkulan bir hastalık olmaktan çıkabilir!☺
***
Ne tür bir kanserle uğraştığımıza dair daha kesin bir fikrimiz olduğunda, bununla baş edebilmek için yeni ortaya çıkan teknikleri uygulayabiliriz. Hatta bir hastanın spesifik tümörüne karşı özel olarak tasarlanmış bir tedavi tasarlayabiliriz. Böylece, büyüme veya vücudun başka bir yerine atlama şansı gelişmeden önce onu yok edebiliriz. Hastalıkla mücadele için geliştirilen en heyecan verici yeniliklerden biri olan CAR T-hücre terapisinin ardındaki fikir budur.
Bu tedavide doktorlar, hastanın kanından çıkardıkları bağışıklık sistemi hücrelerine bir gen ilave ederek hücrelerin hastanın tümörü üzerindeki proteinlere bağlanmalarını sağlar. Laboratuvarda toplu hâlde üretilen ve daha sonra hastanın vücuduna yeniden zerk edilen CAR T-hücreleri, vücudun öz savunmasını kullanarak kanser hücrelerini avlar ve öldürür.
Daha önce tartıştığımız bir başka immüno-onkolojik yaklaşım olan kontrol noktası blokaj tedavisi, kanserli hücrelerin bağışıklık sistemimiz tarafından tespit edilmekten kaçma yeteneğini ortadan kaldırır. Bu teknikle ilgili erken çalışmaların çoğu, laboratuvarı Harvard Tıp Fakültesi'nin üst katında bulunan Arlene Sharpe tarafından yapıldı. Bu yaklaşımda, kanser hücrelerinin kendilerini normal hücreler gibi gösterme yeteneklerini ortadan kaldırmak, sahte pasaportlarına el koymak ve böylece T-hücrelerinin dost ve düşman arasında ayrım yapmasını kolaylaştırmak için ilaçlar kullanılır. Bu tedavi, eski ABD Başkanı Jimmy Carter'ın doktorları tarafından, radyoterapi ile birlikte beynindeki ve karaciğerindeki melanomla savaşmasına yardım etmek için kullanılan yaklaşımdı. Bu yenilikten önce, başkana konulan teşhis istisnasız ölümle sonlanıyordu.
CAR-T tedavisi ve kontrol noktası blokaj tedavisi en fazla on senelik uygulamalardır. Ve devam etmekte olan yüzlerce başka immüno-onkolojik klinik çalışma var. Şu ana kadar elde edilen sonuçlar, bazı çalışmalarda %80'in üzerinde remisyon oranları ile çok umut vericidir. Kariyerlerinin tamamını kanserle savaşa adamış doktorlar, bunun bekledikleri devrim olduğunu söylüyorlar.
Alıntı: Yaşam Döngüsü: Yaşlanmanın Sebepleri ve Nasıl Önlenebileceği Üzerine Devrim Yaratan Bir Teori - David A. Sinclair

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder