Yaşlanmanın Gerçek Nedeni: Epigenetik, DNA’nın üzerinde yer alır ve hangi genlerin okunacağını belirleyen bir rehber görevi görür. Böylece kalpte oluşan bir hücre sadece kalple ilgili genleri okur ve kalp hücresine dönüşür; karaciğerdeki ise sadece karaciğer genlerini okuyarak karaciğer hücresine dönüşür. David Sinclair’e göre yaşlanma, tıpkı bir DVD’nin zamanla çizilmesi gibi bu okuma bilgisinin bozulmasıdır. Yıllar geçtikçe epigenetik bozulmaya başlar. Hücreler yanlış genleri okur ve hasarlı hücrelere dönüşerek yaşlılık belirtilerini başlatır.
Yaşlanmak hep
kaçınılmaz olarak mı kalacaktır? Artık bu durumun mucizevi bir
çözümü olabilir; çoğu insan buna şaşıracak ve hatta
inanmakta isteksiz olacaktır! Hücrelere uygulanan OSK yeniden
programlama genleri, hücreyi başlangıçtaki "temiz"
epigenetiğine kavuşturur; yani DVD cilalanmış olur. Bu hücre
bölündüğünde ortaya genç ve sağlam bir hücre çıkar. Dokular
gençleşmeye başlar. David Sinclair, 2023 yılında bu "Yaşlanmanın
Bilgi Teorisi"ni laboratuvar ortamında kesin olarak
kanıtladı.
Yapılan deneyde farelerin DNA'sına zarar
vermeden sadece epigenetik paketlemesini bozdular. Fareler hızla
yaşlandı! Ardından OSK genlerini uygulayarak epigenetiğin
onarılmasını sağladılar. Fare yeniden gençleşti. Evet, farenin
tüm bedeni yeniden gençleşti! Bu deney, yaşlanmanın temel
nedeninin DNA hasarı değil, epigenetik bozulma (bilgi kaybı)
olduğunu kanıtladı. Üstelik OSK uygulanarak bu bozulmanın
onarılabileceğini ve bedenin tekrar gençleştirilebileceğini
kesin olarak gösterdi!
Burada David Sinclair teorisini oluştururken izlediği adımları anlatıyor. Bu teknoloji henüz deneme aşamasında, insanlara uygulanmaya hazır değil. Ancak gelecek nesil şanslı görünüyor!☺ Acaba gelecekte, bebeklere uygulanan Hepatit B Aşısı gibi Gençleştirme Aşısı da zorunlu mu uygulanmalı! David Sinclair bu konuda ilginç örnekler veriyor!☺
Not: Paragraf başlarında parantez içinde ön bilgiler verilmiştir.
***
(Farelerde
Yamanaka Faktörlerini kodlayan genler haftada 2 gün
etkinleştirildi. O fareler kardeşlerine göre daha genç
kaldılar ve %40 daha uzun yaşadılar.)
Barcelona'daki
Biyotıp Araştırma Enstitüsü Hücresel Plastisite ve Hastalık
Laboratuvarı'nın lideri Manuel Serrano ve San Diego'daki Salk
Biyolojik Araştırma Enstitüsü'nden Juan Carlos Izpisua Belmonte,
doksisilin enjeksiyonu ile çalışır hale getirilebilecek, doğuştan
tüm Yamanaka faktörlerine sahip fareler tasarladılar. Şimdilerde
çok bilinirlik kazanan 2016 tarihli bir çalışmada Belmonte, LMNA
diye bilinen, normalden erken yaşlanan bir fare ırkının Yamanaka
faktörlerini, ömürleri boyunca haftada sadece iki gün tetikledi.
Fareler, tedavi uygulanmayan kardeşlerine kıyasla daha genç
kaldılar ve %40 daha uzun yaşadılar. Aynı çalışmada, normal
yaşlı farelerin cilt ve böbreklerinin de daha çabuk iyileştiğini
gösterdi.
(OSK Yeniden
Programlama uygulanan fareler yeniden görmeye başladı! OSK,
Yamanaka Faktörlerininden c-Myc geninin çıkarılmasıyla
sağlanır.)
Ksander'in bir önceki sabah gözlemlediği sonuç,
araştırma hayatının en heyecan verici günüydü: OSK yeniden
programlama virüsümüz, farenin görme yetisini geri
kazandırmıştı.
Birkaç hafta sonra Meredith, yeniden
programlamanın göz içi basıncının artışı sonucu oluşan
glokomun neden olduğu görme kaybını da tersine çevirdiğini
gösterdi.
"Ne keşfettiğimizin farkında mısınız?"
diye sordu Bruce. "Diğer herkes glokomun ilerlemesini
yavaşlatmak için çalışıyor. Bu tedavi, yeniden görmeyi
sağlıyor!"
(OSK Yeniden
Programlama uygulanan optik sinir hücrelerinde yaşlanma saati
tersine işledi. Yaşlı fareler tekrar görmeye başladı!)
EPİGENETİK
YENİDEN PROGRAMLAMA, OPTİK SİNİRLERİN YENİDEN GELİŞMESİNİ
SAĞLAR VE YAŞLI FARELERİN GÖRME YETENEĞİNİ GERİ KAZANDIRIR.
Yaşlanmanın Bilgi Teorisi, görme kaybının mutasyonlar sırasında
oluşan, genetikten ziyade epigenetik bilgi kaybı olduğunu öngörür.
Fareler, Oct4, Sox2 ve Klf4 adı verilen yeniden programlama genleri
ile enfekte edilirler. Böylece, hücrelerin yaşlanması, DNA'daki
doğru metil etiketlerini kaldıran TET enzimleri tarafından tersine
çevrilir, yaşlanma saati tersine işlemeye başlar ve bu süreç
hücrelerin yenidoğanlar gibi hayatta kalmalarını ve büyümelerini
sağlar.
(OSK Yeniden
Programlama uygulanan sinir hücreleri yaşlanmıyor ve
ölmüyor! Hasarlı hücreler OSK uygulanmazsa ölüyor.)
Claude
Shannon'ın söylemiyle düzeltme cihazı, OSK genleriyle hücreleri
enfekte ettiğimizde çalışır hâle gelir. Hücre bir şekilde
gözlemciyle nasıl iletişim kuracağını bilir ve düzeltme
verilerini kullanarak orijinal sinyali genç bir hücreninkiymiş
gibi eski hâline döndürür.
Yuancheng için yeni sinirler
geliştirmek ve görme yetisini geri kazandırmak yeterli değildi.
Hasarlı nöronların DNA'sı incelendiğinde, yeniden programlama
faktörleri tarafından engellenmeye çalışılan çok hızlı bir
yaşlanma programından geçiyor gibi görünüyorlardı. Yeniden
programlama faktörlerini alan nöronlar yaşlanmadılar ve
ölmediler. Radikal bir fikir olsa da çok mantıklı; şiddetli
hücresel hasar, hayatta kalma devresini engelliyor ve saat bir
şekilde tersine dönmedikçe yaşlanmayı hızlandırarak hücre
ölümüne yol açıyor.
(Gelecekte
omurilik yaralanmaları bile onarılabilir ve felç tedavi
edilebilir. Çünkü sinir hücrelerinin tekrar büyümesi ve
bağlantı kurması sağlanabildi.)
En azından, gelecek çok
ilginç görünüyor. Vücudumuzdaki onarılması en zor alanları
onarabilir ve yenilenmesi en zor hücreleri yeniden oluşturabilirsek
vücudumuzun ihtiyaç duyduğu herhangi bir hücre türünü yeniden
üretemememiz için hiçbir neden yok. Bu, yeni omurilik
yaralanmalarını onarmak anlamına gelebileceği gibi, aynı zamanda
vücudumuzda yaşlanma ile hasara uğrayan, karaciğerden böbreğe,
kalpten beyne kadar diğer doku türlerinin yeniden oluşturulması
anlamına da gelebilir. Bu durumda hiçbir şey olanaksız değil.
(Gelecekte bebeklere uygulanan Hepatit B Aşısı gibi Gençleştirme Aşısı da
zorunlu mu uygulanmalı; yoksa isteyen insanların
yaşlanma özgürlüğü olmalı mı!)
Yeniden
programlama, hastalık önleme amaçlı kullanım için yeterince
güvenli hale gelirse, teknolojiyi etik kurallara oturtmak çok daha
zor hale gelir. Hangi yaşta verilmeli? Antibiyotik aktivatörü veya
yeniden programlama reçete edilmeden önce bir hastalığın ortaya
çıkmasını mı beklemeliyiz? Ana akım doktorlar yardım etmeyi
reddederse, insanlar yurtdışına mı gitmeli? Teknoloji sağlık
maliyetlerinde anlamlı bir tasarruf sağlarsa, kullanımı zorunlu
kılmalı mıyız?
Ve çocukların daha uzun, daha sağlıklı
hayatlar yaşamalarına yardımcı olabilirsek bunu yapmak için
ahlaki bir yükümlülüğümüz var mı? Yeniden programlama
teknolojisi, bir çocuğun gözünü onarmaya veya bir omurga
hasarının iyileşmesine yardımcı olabilecekse, genler bir kaza
meydana gelmeden önce kişiye uygulanmalı mı? Ambulansta bir damla
antibiyotik ile başlayacak şekilde genler, anında aktif olacak
halde hazır tutulmalı mı?
Çiçek hastalığı gezegenimize
geri dönecek olsaydı, çocuklarını aşılamayı reddeden
ebeveynler toplumdan dışlanırdı. Yaygın bir çocukluk
hastalığının güvenli ve etkili tedavisi mevcutken, bunu
çocuklarının hayatını kurtarmak için kullanmayan ebeveynler,
parens patriae doktrini hükmünce çocukları üzerindeki
velayetlerini kaybedebilirler.
Her insan özgürce yaşlanma
hürriyetine sahip olmalı mı? Yoksa bu seçim, çoğu durumda aşı
kararları verilirken olduğu gibi, hem bireylerin hem de insanlığın
iyiliği için mi yapılmalıdır? Gençleştirilmeyi tercih edenler,
etmeyenlerin yerine ödeme yapmaya devam etmek zorunda kalır mı?
Vaktinden önce aile bireylerine yük olacağını bildiğin halde
gençleştirilmeyi kabul etmemek ahlaki açıdan yanlış mı?
(İlk Genetiği
Değiştirilmiş Bebekler 2018’de yaratılmıştı
bile!)
Çinli araştırmacı He Jiankui, 2018'in
sonlarında, dünyanın ilk genetiği değiştirilmiş çocuklarının
yaratılmasına yardımcı olduğunu bildirdi. Doğan ikiz kızlar,
bilim çevrelerinde "tasarımlanmış bebek" yapmak için
genlerle oynamanın etiği hakkında tartışmalara yol açtı.
Embriyolarda DNA hasarına neden olmanın yan etkileri ve gen
düzenlemenin hassasiyeti konuları henüz tam olarak anlaşılamadığı
için bilim camiasının tepkisi oldukça olumsuzdur. Söze
dökülmemiş başka bir neden ise biliminsanlarının, gen düzenleme
teknolojilerinin gerçek potansiyeli anlaşılmadan, GDO'ların
yolundan gideceği ve politik veya mantık dışı nedenlerle yasa
dışı hâle geleceği ile ilgili endişeleridir.
Bu
korkular temelsiz olabilir. İlk genetiği değiştirilmiş çocuk
haberleri 2000'lerin başında çıksaydı, küresel tartışmalara
yol açar ve aylarca haber gündemini işgal ederdi. Protestocular
laboratuvarlara saldırır ve devlet başkanları bu teknolojinin
embriyolar üzerinde kullanımını yasaklardı. Ama zaman değişti.
İnternette saatler süren bir haber döngüsünden sonra hikâye
dünyanın önceliklerinin değişmesi ile sadece birkaç gün
manşette kalabildi.
Alıntılar: Yaşam Döngüsü: Yaşlanmanın Sebepleri ve Nasıl Önlenebileceği Üzerine Devrim Yaratan Bir Teori - David A. Sinclair

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder