Ana Dilde Dua Etmek – Sahne
16. yüzyıl İngiltere’si... O tarihlerde dualar Latince yapılmaktadır; çünkü kilise Latinceyi kutsal dil olarak benimsemiştir. Ancak bazı dini gruplar ana dilleri olan İngilizceyle dua etmeye başlamıştır. Anne Askew’un grubu da ana dillerinde dua etmektedir. Fakat o dönemde ana dilde dua etmek sapkınlık olarak görülmektedir! Devlet bu insanları cezalandırmaktadır. Aslında Kral Henry, Roma ile bağlarını kopardığında İngilizce İncil’e izin vererek bir özgürlük kapısı açmış; ancak halkın İncil’i kendi başına yorumlayarak kralın mutlak otoritesini sorgulamasından korktuğu için bu kapıyı kısa sürede tekrar kapatarak ağır yasaklar getirmiştir.
İşte bu ortamda sıra dışı bir durum vardır; Kraliçe Katherine Parr, Anne Askew’la arkadaştır. Üstelik Kraliçe Katherine Parr de ana dilinde dua etmek istemektedir. En üst makamda olmasına rağmen, devletin bunu hoş karşılamayacağını bildiği için dualarını gizli yapmaktadır. Sahnede, arkadaşı Anne Askew’u gizlice ziyarete gittiği anları izliyoruz. Tanrı’ya anladıkları dilde seslenmek kendilerini mutlu hissettirmektedir. Ancak ilerleyen yıllarda Anne Askew bu davranışındaki ısrarından dolayı cezalandırılır ve ölüme mahkum edilir. Günümüze gelelim; artık İngiltere’de, Avrupa’da ve ABD’de ana dilde dua etmek serbesttir.
Dünyanın bazı bölgelerinde ise bu durumla ilginç bir tezatlık devam etmektedir. İnsanlar için ana dilleri yerine alıştıkları dilde dua etmek, ibadetlerini daha özel ve daha gizemli hissettiriyor! Bilmedikleri dilde Tanrı’ya seslenmek onları daha mutlu ediyor. Ana dillerinde okuduklarında ise duanın onlara terapi gibi gelen büyüsü kalmıyor.
Anne Askew:
Kralımız
iki yıl önce bizi Roma'nın egemenliğinden kurtardı. “Papa'nın
Latincesinden kurtulun. Alın size kendi dilinizde İncil” dedi!
Bu
hareketiyle kral bizi özgür kıldı.
Köylü ya da yoksul,
asker ya da tüccar, erkek ya da kadın fark etmeksizin herkes
rahiplerin bize söylediklerini artık anlayabilir.
“Melios es
siperare in dominequam siperare in principibus”; anlamını bilen
var mı acaba!
Hayır mı? Ama duydunuz. Kilisede defalarca
duydunuz.
Grubun bir
üyesi:
“Prenslere güvenmektense Tanrı'ya güvenmek daha
iyidir" Mezmur 118 ayet 9.
Anne Askew:
Doğru.
Siz
beyefendi, İncil Latince değil İngilizce olsaydı rahipler gibi
rahatça okuyabilir miydiniz?
Tabii ki okurdunuz! Elbette öyle.
Hatta tercüme bile edebilirsiniz.
Zira biz Tanrı'yı
duymuyorduk.
O vaazlarda Tanrı'yı duymuyorduk!
Rahibi
duyuyorduk, öyle değil mi!
Şimdi...
Şimdi ise
piskoposlarımız, efendilerimiz ve kralımız bundan hoşlanmıyor,
öyle değil mi...
Sahne: Kraliçenin Oyunu (Firebrand)
Yorumlar
Yorum Gönder