Eskiden Duke Üniversitesi'nde jeoloji/dünya ve okyanus bilimleri profesörlüğü yapan Stuart Rojstaczer, Amerikan üniversitelerindeki not şişirme temayülü üzerine kapsamlı ve uzun soluklu bir analiz yürüttü. Vietnam döneminde en yaygın not C iken, şimdi A olması gibisinden akla durgunluk veren not verme gerçeklerini ortaya koydu. Evet, yanlış okumadınız. Herkes başarılı. Herkes birinci. Herkes madalyona layık. İnanması güç ama bazı önde gelen işletme okulları, hukuk ve tıp fakülteleri standart harf notu sistemini bir kenara bırakıp "kaldı-geçti" tipi sistemlere odaklanmaya başladı. Mezunu olduğum Cornell Üniversitesi'nde öğrenciler bir not gizliliği politikası yürürlüğe sokmuş durumda. İnsan kaynakları uzmanları Cornell öğrencilerine notlarını soramıyor, Cornell öğrencileri de tam zamanlı bir iş teklifi alana değin notlarını ifşa etme yükümlülüğü taşımıyorlar.
İnsanlar hem işbirlikçi hem de rekabetçi canlılardır ve bir avuç uyumsuz genç, profesyonel bir futbol takımı ya da askeri bir kurum fark etmeksizin bütün gruplar net hiyerarşiler tesis eder. İnsanlar herkesin birbirinden farksız ve eşit olduğu işçi arılar değildir. Harvardlı böcekbilimci ve evrimsel biyolog E. O. Wilson, sosyalizm üzerine söylediği "Harika fikir. Yanlış canlı türü" sözüyle ünlenmişti. İnsan doğasının hatalı bir kavrayışına bina edilen her sistem başarısızlığa mahkumdur. Temel hedefi insanların kırılgan özgüvenlerini rekabetin şerrinden korumak olan bir toplum inşa etmek yalnızca zayıf, şımarık ve kayıtsız bir toplum meydana getirir. Hayat kaçınılmaz bir şekilde rekabetçidir. Toplum kaçınılmaz bir şekilde hiyerarşiktir. Kimsenin hislerinin incinmediği ütopik bir toplum tahayyülünün peşine düşmenin kimseye bir faydası yoktur.
Alıntı: Toksik Zihin: Bulaşıcı Fikirler Sağduyuyu Nasıl Öldürüyor - Gad Saad
(Not: Bu alıntı, Gad Saad’ın belirli bir düşünsel çerçevesini yansıtmaktadır; ancak Gad Saad’ın diğer görüşleri bu blogun genel editoryal yaklaşımını temsil etmeyebilir.)
Sosyalizm gibi romantik ideolojilerden bahsetmek akla ister istemez aşkı da getiriyor. İnsanlar aşka romantik anlamlar yüklerler; şiirler yazar, şarkılar söyler, hikâyeler anlatır. Kadının güzelliği; gençliğinin, doğurganlığının ve sağlıklı genlerinin olduğunun bir göstergesidir. Erkekler böyle kadınlara aşık olma eğilimindedir. Kadın ise kendisini güçlü olan erkeğe teslim eder; çünkü onun yanında kendisini güvende hisseder. Böylece çocuklarını büyütebileceği güvenli ortamı sağlamış olur. Güçlü erkek günümüzde iyi geliri olan erkek anlamına gelir ya da hiyerarşide üst sınıfa dahil olan erkek anlamına gelir. Erkekler seçenekleri arasında daha güzel kadını elde etmeye çalışırlar. Kadınlar da seçenekleri arasında daha güçlü olan erkeği elde etmeye çalışırlar. Aşk borsasında hayal kırıklığına uğratmayacak insana yatırım yapılır. Yani aşk da aslında rekabetin kapsamındadır; romantikliğinin temelinde rekabet gizlidir. Normal olan da budur zaten.☺

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder