Ay’da Medeniyet Kurmak ve Artemis Görevi - Bilim

 

1972’den beri Ay’a hiç insan gitmedi. NASA, uzun bir aradan sonra Ay’a yeniden insan gönderdi. Astronotlar Ay’ın çevresini dolandılar, Dünya’ya döndüler ve okyanusa iniş yaptılar. Böylece Artemis II görevi başarıyla tamamlandı. Büyük hedef, Ay’da uluslararası bir medeniyet kurmak.

Ay’da medeniyet kurulmaya başlandığında, insanlık Dünya’dakine benzer sorunlarla yüzleşecek. Oradaki insanlar birbirleriyle anlaşmak zorunda kalacaklar. Bunun için yeni bir hukuk sistemi oluşturulması gerekecek. Örneğin Ay’da mülkiyet hakkı nasıl olmalı, su gibi sınırlı kaynaklar nasıl kullanılmalı? Ay, aslında bir Petri kabı gibi dev bir deney alanı olabilir! Oradaki sosyal sorunlar çözüldükçe yeni şeyler öğreneceğiz. Kazanılan deneyimle Dünya medeniyetlerinin de sorunları çözülebilir. Hatta küresel ısınma krizine çözüm başta olmak üzere, Dünya’yı kurtaracak pek çok fikir için kritik ipuçları sağlanabilir. Bu konulara dair örnekler sunan ilginç bir konferans.

***

Şu anda Ay'la ilgili pek çok şey gerçekleşiyor. Çin, 2030'lu yıllara kadar insanlı bir Güney Kutbu istasyonu planları olduğunu açıkladı. Birleşik Devletler'in resmî bir stratejik planı var, giderek daha çok uzayda yaşayacak ve çalışacak insan arıyorlar. Bunlar NASA'nın Artemis programıyla başlayacak. Önümüzdeki 10 yıl içinde Ay'a ilk kadını ve sıradaki erkeği gönderecek uluslararası bir program. Milyarderler ve özel sektör umulmadık yollarla konuya dahil oluyor. Dünyada sayıları 100'ü aşkın roket fırlatma şirketi, aşağı yukarı bir düzine de Ay ulaşım şirketi var. Ay'ın yüzeyine inecek robotik görevler hazırlıyorlar. İnsanlık tarihinde ilk kez yeniden kullanılabilir roketlerimiz var. Bu durum altyapı geliştirmesini ve kaynak kullanımını mümkün kılacak. Ölçümler değişse de bilim insanları şunda hemfikir: Ay'da bir milyar metrik tona kadar su buzu olabilir. Bu Erie Gölü'nden daha büyük ve de Ay'da yaşayıp çalışıyor olabilecek yüz binlerce insan için yeterli su demek. Resmi planlar sürekli evrimleşse de on yıl içinde Ay'da yaşayıp çalışan insanlar görmemiz için gerçek sebepler var.

Ancak Ay, kabaca Afrika kıtası kadar. Biz de önemli kaynakların küçük alanlarda, kutupların yakınında olduğunu görmeye başlıyoruz. Bu da kıt kaynaklara erişimi koordine etme sorularını akla getiriyor. Ayrıca Ay'a gitmekle ilgili çok geçerli sorular da var: kolonileşme, kültürel miras ve bugünün kapitalist dünyasındaki sistematik eşitsizlikleri yenileme.
...

Ancak Ay, kabaca Afrika kıtası kadar. Biz de önemli kaynakların küçük alanlarda, kutupların yakınında olduğunu görmeye başlıyoruz. Bu da kıt kaynaklara erişimi koordine etme sorularını akla getiriyor. Ayrıca Ay'a gitmekle ilgili çok geçerli sorular da var: kolonileşme, kültürel miras ve bugünün kapitalist dünyasındaki sistematik eşitsizlikleri yenileme. Daha da önemlisi, Dünya'da yeterince büyük sorunlarımız yok mu zaten? İnternet yönetişimi, pandemi, terörizm ve belki de en önemlisi, iklim krizi ve biyo çeşitliliğin kaybı. Bazı açılardan yeni bir hedef olarak Ay'a gitme fikri bu problemleri de kapsıyor. Adeta bir sınırları fetih anlayışı, dev roketler, pahalı projeler, yarış ve kazanma.

Fakat Ay'la ilgili en ilginç olan şey milyarderler ve onların roketleri değil ya da devletler arası klişeleşmiş güç gösterileri de değil. Aslında konu maddi değil. Manevi. Konu; normlar, gelenekler ve yasalar. Sosyal teknolojilerimiz. Demokratik kurumlarımızı ve yasaları güncelleme fırsatıyla gezegensel ölçekte zorlukları olan yeni bir çağa uydurmak. Ay'ın Dünya'daki en büyük zorlukları çözmede nasıl bir tuval olabileceğini size anlatacağım.
...

İnsanlar Ay'dan bir petri kabı hatta boş bir sayfa olarak bahsediyor. Ay'a ilişkin yasal anlaşmalar nedeniyle Dünya'daki küresel zorluklarımızla önemli bir ortak yanı var. İkisinin de bölge ve sınırların ötesinde düşünmemizi gerektiren sorunları var, yani aslında Ay, bir taslaktan ziyade boş bir kağıt.

1967 yılında imzalanan Dış Uzay Anlaşması dış uzaydaki aktivitelerin idamesine dair belirleyici anlaşma, buna Ay da dahil. Yasaların konacağı temeli değiştirecek iki önemli etkeni var. Birincisi, bir gök cisminin tüm alanlarına serbest erişim gerekliliği. İkincisi ise, Ay ve diğer gök cisimlerinin ulusal uygunluğa tabi olmaması. Bu çılgınca çünkü tüm dünyevi uluslararası sistem -- Birleşmiş Milletler, anlaşmalar ve uluslararası sözleşmeler -- devlet bağımsızlığı ilkesi üzerinde kurulu, sınırlar içinde toprak ve kaynakların uygunluğu ve bu sınırlar içerisinde serbest erişim kontrolünün özerkliği. Bu ikisine de son vererek ''kamu'' denen koşulları yaratıyoruz.

Nobel Ödüllü iktisatçı Elinor Ostrom'un çalışmalarına göre küresel kamu malı, yaşam ve refahımızın önemli kısımlarını yönetmek ve korumak için birlikte çalışmamızı gerektiren hepimizin paylaştığı kaynaklar, tıpkı iklim ve okyanuslar gibi. Kamu bazlı yaklaşımlar, küresel ve gezegenler arası düzeyde keşfedilmeye henüz başlanan kurumsal tasarım için yepyeni bir alan. Mülkiyet hakları nasıl olacak? Dış otorite ve özel mülkiyete dair geleneksel yöntemler işe yaramadığında kaynakları nasıl yöneteceğiz? Tüm yanıtları bilmiyor olsak da -- iklim, internet yönetişimi, otoriterlik -- bunlar çok derin var oluşsal tehditler, mevcut düşünme şeklimizle yönelmekte başarısız olduğumuz tehditler. İleriye yönelik yollar yeni araçlar geliştirmemizi gerektiriyor.

Peki kamu bazlı mantığı küresel ve uzayla ilgili kurumlarımıza nasıl yerleştireceğiz? Beklenmedik bir kaynaktan gelen bir deneme: İkinci Dünya Savaşı'nda genç bir aktivistken Arvid Pardo faşizm karşıtı organizasyondan tutuklandı ve Gestapo tarafından idam hükmüyle tutuldu. Savaştan sonra, diplomatik birliklere ulaşmayı başardı, sonunda Malta'nın ilk Birleşmiş Milletler temsilcisi oldu. Pardo, uluslararası hukukun, paylaşılan küresel kaynakları idame edecek yöntemleri olmadığını görmüştü, ortak denizler konusu gibi. Ayrıca devletler arasında eşit paylaşım savuculuğu yapma fırsatı da gördü.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Yapay Zeka’nın Yetenekleri Biraz Abartılıyor Olabilir – Yapay Zeka

Frankenstein - Teknoloji

Google’ın Sonu mu Geliyor! – Teknoloji

Fikri Mülkiyet Hırsızlığı Var mı – Yapay Zeka

Mutlu İnsanlar - Felsefe

Davranışlarını Cilalamak Zorunda Olmak - Sahne

Bilinç Aslında Nedir! – Beyin

Nihai Fizik Kanunu - Bilim

Yapay Zeka Turing Testini Geçti! - Teknoloji

Yapay Zekâ İnsanları Yönetebilir mi! - Bilim