Gad Saad çok fazla İsralci olduğundan taslağa dönüştürüldü.
Bedenlerimiz ve zihinlerimiz alışık olunmayan vaziyetlerle maruz
kalmaya hazırlıklı ancak iş eleştirel düşünme
kabiliyetlerimize gelince onları devredışı bırakıyoruz.
Günümüzde birçok üniversite mezunu tartışamıyor çünkü
daha önce hiç zıt bir görüşe maruz kalmadıkları gibi, zıt
görüşleri protestolar ve histerik tepkilerle karşılanması
gereken sapkınlıklar olarak görüyorlar. Evrimleşmiş eleştirel
düşünme kabiliyetlerimiz, ideal seviyede çalışabilmek için
muhalif görüşlerle sınanmayı bekler.
Steril
güvenli bölgeler yaratmak üniversite kampüsleriyle sınırlı
kalmıyor. Yakın bir zamanda Twitter'ın kurucusu Jack Dorsey'i
YouTube kanalımda ağırladım. Konuşmamız esnasında,
Twitter'ın insanların dilini denetlemesinin ideal olmadığını
ifade ettim. Halbuki sağlıklı insanlar antikırılgandır. Bir
diğer deyişle, insanların sosyal etkileşimlerin çirkinliklerine
maruz kalması gerekir. Tüm etkileşimlerin nezaketli, keyifli ve
besleyici olmasının beklendiği pirüpak bir fanusun içinde
muhafaza edilemezler. Tıpkı gıda alerjilerine karşı
immünoterapide küçük çocukların bir dakikalığına alerjenlere
maruz bırakılması, devamında gitgide artan dozda temasın
artırılması ve böylece vücudun o alerjene yönelik bağışıklık
kazanması gibi, insanların da sosyal etkileşimlerin tüm
repertuarına maruz kalması ve böylece entelektüel ve duygusal
açıdan sağlıklı bireyler haline gelebilmesi gerekir. Yine de
günümüzde, güya "mikro agresyon" gibi bilimselliği
olmayan bir kavramla karşılaştığında yalandan bir mağduriyetle
cenin pozisyonuna geçen, karşıt görüşlerle baş edemeyecek
kadar narin bir genç insan jenerasyonu yetiştiriyoruz.
Alıntı: Toksik Zihin: Bulaşıcı Fikirler Sağduyuyu Nasıl Öldürüyor - Gad Saad
(Not: Bu alıntı, Gad Saad’ın belirli bir düşünsel çerçevesini yansıtmaktadır; ancak Gad Saad’ın diğer görüşleri bu blogun genel editoryal yaklaşımını temsil etmeyebilir.)
Aşılar, vücudumuza hastalığa neden olan mikrobun zayıflatılmış veya etkisiz hale getirilmiş bir formunu tanıtarak çalışır. Bu sayede bağışıklık sistemimiz tehdidi güvenli bir ortamda tanımayı ve ona karşı savunma geliştirmeyi öğrenir. Karşıt görüşlere maruz kalmaktan korkmamak gerekir. Sadece bizimle aynı fikirde olan insanları dinlemek bağışıklık kazanamamaya neden olur. Bu durum bizi entelektüel açıdan çok kırılgan hale getirir. Karşıt görüşleri de tanımak gerekir; tıpkı aşıların vücudumuza o hastalığı tanıtarak direnç kazandırması gibi. Ayrıca farklı fikirlerin çatışması, farkında olunmayan ayrıntıların ortaya çıkmasını sağlayabilir. Zıt fikirler, bazen doğru bilgiye ulaşılmasını kolaylaştırabilir.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder