12 Ocak 2026 Pazartesi

Tetris’in Geliştiricisiyle Tanışmak - Sahne


Doksanlı yıllarda insanların ellerinden bırakamadığı bir oyun vardı. Bu oyun Block Game ya da Brick Game olarak biliniyordu. Birçok üretici lisans bedeli ödemekten kaçmak için bu adları kullanıyorlardı. Bunlar aslında Tetris’in taklitleriydi. Hatta orijinal Tetris’ten çok daha fazla (toplamın %90 civarı) satıldılar.

Bu sahnede, Tetris’in geliştiricisi Alexey Pajitnov ile oyunun lisansını almak isteyen Henk Rogers’in tanışmaları anlatılıyor. Alexey, Henk’e Tetris’in ilk halini göstermektedir. O sırada, Sovyetler Birliği’nde devlet gözetimi altında yaşamanın yarattığı tedirginlik sürmektedir.

Alexey, 1984’te Moskova’daki Sovyet Bilimler Akademisi Bilgisayar Merkezinde çalışıyordu. Görevi donanımları test etmekti. Yeni bir bilgisayar (meşhur Elektronika 60) geldiğinde, bu cihazın işlem gücünü ve sınırlarını test etmesi gerekiyordu. Karmaşık matematiksel denklemler yerine, donanımı zorlayacak ve işlem hızını ölçecek küçük programlar ve oyunlar yazmayı bir test yöntemi olarak kullanıyordu. Yani Tetris aslında kullanıcılara yönelik bir oyun olarak geliştirilmemişti. Alexey Tetris’i geliştirirken para kazanmak hiç aklına gelmedi. Zaten Sovyet sisteminde bireysel telif mümkün değildi. Uzun yıllar boyunca Tetris’ten tek kuruş kazanamadı.

Henk Rogers 1988 yılında Tetris’i CES fuarında gördü. Oyunun küresel potansiyelini fark etti. Önce Japonya için lisans alarak oyunu Bullet-Proof Software aracılığıyla yayınladı. Ardından, Tetris’in Game Boy gibi konsollarda kullanılabileceğini düşünerek Nintendo ile temas kurdu. Tetris’in telif hakkı Sovyet yazılım ticaret kuruluşu ELORG’a (devlete) aitti; Alexey’in ise Tetris’de hiç bir hakkı yoktu. Bunun üzerine Henk, bizzat Moskova’ya giderek ELORG ile görüşmeler yaptı. Yapılan müzakereler sonucunda, Nintendo için ELORG’dan lisans aldı. Bu süreçte doğrudan Alexey ile tanıştı. Alexey, Henk'in yardımıyla 1991 yılında ABD'ye göç etti. Tetris’in telif hakkı 10 yıl boyunca Sovyet devletinde kalmaya devam etti. 10 yıllık sürenin dolması ve Sovyetler Birliği'nin artık var olmaması üzerine, Henk'in yardımıyla haklar Alexey'e geçti. Alexey ve Henk, 1996 yılında ABD'de The Tetris Company'yi kurdular. Alexey ancak bu tarihten sonra kendi icat ettiği oyundan gerçek anlamda para kazanmaya başlayabildi. Oyun son derece basit ve eski bir yapıya sahip olmasına rağmen, bugün bile telif hakkının sürmesi ilginçtir. Ama elbette taklit uygulamalara da bolca rastlamak mümkündür. Tetris satranç gibi klasik bir oyuna dönüşmüş görünüyor.☺

Tetris, özellikle akış (flow) deneyimi ve oyuncuların oyunu bıraktıktan sonra bile zihinsel olarak blokları görmeye devam etmesiyle nitelenen “Tetris etkisi” gibi psikolojik olguların tanımlanmasına neden oldu.☺

Nine: Tetris'i nasıl buldun Henk?
Henk: Las Vegas CES'te kendi tasarladığım
bir oyunu satıyordum.
Sonra kocanın oyununu gördüm...
N: Sonra da onu çaldın.
Alexey: Nina.
H: Hayır. Sorun değil.
Bana yalan söyleyen
büyük bir şirketten lisansını aldım.
Ama buraya durumu düzeltmeye geldim.
Çünkü Tetris...
O kadar iyi.
N: Aptal biri ama dürüst.

(Programlama dillerinden bahsetmeye başlarlar.)
A: Yani oyun tasarımcısı mısın Henk?
H: Ve programcıyım.
Ama son zamanlarda
genelde satış yapıyorum.
A: Pascal mı assembler mı?
H: Ben de sana aynısını soracaktım.
Ben Pascal seviyorum.
Assembler sürekli kullandığım.
Ama hafife alınmaması gereken...
A: ...BASIC'in gücüdür.
H: Bu ürkütücü.
(BASIC konuşma diline benzemektedir, diğer programlama dillerinin aksine. Yani bilgisayara ne yapması gerektiğini neredeyse diyalog kurar gibi yazmak yetiyordur. Alexey ve Henk’in ortak vurgusu, bilgisayarların gelecekte diyaloglarımızı anlamakta daha iyi olacağı ve bunun biraz ürkütücü olduğudur. Nitekim günümüzde YZ’ler diyaloglarımızı gayet iyi anlıyorlar. Bu, çoğu insana ürkütücü geliyor.)

Sahne: Tetris

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder