Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Bitkilerimizi Güncellemeye Hazır mısınız! - Bilim

  Telefonlarımızda onlarca uygulama yüklü. Hepsini keyifle kullanıyoruz. İşimizi kolaylaştırıyorlar. O uygulamalar bazen güncelleniyorlar; arka planda yeni kodlar ekleniyor ve bazı kodları değiştiriliyor. Kullanışlılıkları artıyor. İşlerimizi daha da kolaylaştırıyorlar. Bizi mutlu ediyorlar! Artık bitkilerin de güncellenmesi sağlanabiliyor! Bitkilerin genlerinin değiştirilmesinin anlamı budur; oluşma kodları yeniden düzenlenir. Bu yöntemle bitkiler daha verimli daha dayanıklı hale getiriliyor. Hatta daha faydalı ve daha lezzetli olması bile sağlanabiliyor! Telefondaki uygulamaların güncellenmelerinden korkmadığımız gibi bitkilerin genlerinin değiştirilerek güncellenmesinden de çekinmemize gerek yoktur! ☺ Not: Paragraflara parantez içinde ön bilgiler ve açıklamalar iliştirilmiştir. *** Bu son kısım önemlidir; tıpkı eşya bağımlılığımızı azaltmaya yardımcı olduğu gibi, teknoloji kesinlikle diğer tüketim problemlerimizin çözümünde de rol almalıdır. Çünkü gezegendeki birileri çok t...

Apple Ürünü Kullanmak Özgürlük müdür - Teknoloji

“Her zaman, yaptığımız her üründeki temel teknolojiye sahip olmak ve onu kontrol etmek istemişimdir.” Steve Jobs 1984’te Steve’in bebeği, –yani ilk Macintosh bilgisayarı– içinde bir soğutma fanı olmadan gönderilmeye başlandı. Fan sesi Jobs’ı deli ediyordu ve bu yüzden mühendislerin ateşli bir şekilde karşı çıkmalarına (ve hatta sonraki modellere onun bilgisi dışında, gizlice fan takmış olmalarına) karşın Mac’te fan olmaması konusunda ısrar etmişti. Müşteriler makinelerinin aşırı ısınmasını önlemek için “Mac bacası” –makinenin tepesine yerleştirilip ısı döngüsü sayesinde makinenin ısısını dışarı vermek üzere tasarlanmış karton soba boruları– satın alıyordu. Baca çok komik görünüyordu –deli şapkası gibiydi– ama makinelerin eriyip gitmesini önlüyordu. ... Jobs tam bir mükemmeliyetçidir ve bu özelliği onun ve kurduğu şirketlerin aynı olağandışı çalışma yöntemini izlemesine yol açmıştır. Bu yöntem, donanım, yazılım ve aldıkları hizmetler üzerinde sıkı bir kontrolü elinde tutma şeklindeyd...

Hayata Anlam Vermek - Felsefe

Bu sohbet sırasında etrafa Constantinopolis’te iki kubbealtı veziri ile müftünün boğulduğu, pek çok yandaşlarının da kazığa oturtulduğu haberi yayılmıştı. Bu felaket her yerde birkaç saat için büyük bir gürültü kopardı. Pangloss, Candide ve Martin küçük çiftliklerine dönerken, kapısının önündeki portakal ağaçlarının gölgesinde serinleyen iyi kalpli bir ihtiyara rastladılar. Münakaşacı olduğu kadar araştırmacı da olan Pangloss ihtiyara boğulan müftünün adını sordu. “Hiç bilmiyorum,” diye cevap verdi yaşlı adam. “Ben hiçbir müftünün, hiçbir vezirin adını bilmem. Bahsettiğiniz olay hakkında da en ufak bir fikrim yok. Genel kanaatim, kamu işlerine burnunu sokanların kimi zaman sefil bir şekilde can verdikleri ve bu sonucu hak ettikleri yönünde. Ama Constantinopolis’te neler olup bittiğini hiç merak etmem. Ben oraya bahçemde yetiştirdiğim meyveleri gönderip satmakla yetiniyorum.” Bu sözleri söyleyen ihtiyar yabancıları evine davet etti. İki kızı ve iki oğlu onlara ev yapımı çeşit çeşit şer...

Yaşlanmamak Hatta Gençleşmek Mümkün Olabilecek mi - Bilim

Yaşlanmanın tedavisi, The Substance gibi çılgın bir bilimkurgu filminden fırlamış gibi duruyor. Ancak bilim insanları artık bunu gerçeğe dönüştürmeye yakın olabilir. Japonya'daki Osaka Üniversitesi'nden araştırmacılar, yaşlanma sürecini tersine çevirebilecek hücresel bir 'ana anahtar' bulduklarını iddia ediyor. AP2A1 adı verilen bu protein, vücudun biyolojik saatini geri çevirecek ve yaşlanmanın yol açtığı hasarı ortadan kaldıracak gelecekteki tedavilerin anahtarı olabilir. Vücudumuz yaşlandıkça, bölünmesi ve gerektiği gibi çalışması duran yaşlı veya 'yaşlı' hücrelerin sayısı artar. Bu 'zombi hücreler' ölmüyor, aksine büyümeye devam ediyor ve yaşa bağlı hastalıklara yol açan iltihaplı kimyasallar salgılıyor. Ancak araştırmacılar, sadece AP2A1 proteininin miktarını azaltarak yaşlı hücreleri genç ve sağlıklı hücrelere dönüştürebileceklerini keşfettiler. Teoride bu, bilim insanlarının hücresel düzeyde yaşlanma sürecini tersine çevirerek Alzheimer ve...

UFO Görenlerle Sohbet - Sahne

Jose: Tamam. Gördünüz mü, büyük müydü? Tanık1: Şey, evet. Onu görenler öyle söylüyor. Ayrıca dediklerine göre yanıp sönen ışıkları varmış! Hemen kaçmışlar. J: Korkmuşlar mı? T1: Evet korkmuşlar. Sık sık dile getirdiler. (Köylü UFO’ya tanık değilmiş gibi konuşuyor.☺Jose sohbetten pek memnun kalmaz.) Jose: Bir tane daha getir. Personel: Bir keçi daha mı? J: Hayır. Bir kadın daha. P: Başka... J: Yani oyuncu getir! (Jose tanık rolünü yapabilecek bir kadın ister.☺) Jose: Merhaba Dolores. Tanık2: Merhaba. J: Lütfen söyler misiniz. Tanımlanamayan Uçan Cisimlerin çıkardığı sesleri ya da gürültüleri duydunuz mu acaba? T2: Evet duydum. Hatta bir keresinde yanından geçerken rüzgar gibi bir şey duydum. Fuuşşhh. Böyle bir şey, aşağı yukarı. J: Rica etsem... Rica etsem, tekrarlayabilir misiniz. Şuanda bazı teknik sorunlarımız var da. T2: Olur. Ee şey... J: Söylediğiniz son cümleyi tekrarlayın. T2: Ee, tamam, evet. Aa dediğim gibi, mağarada, ilk kez mağaralarda duydum... (Jose, kadına tanık rolü yapt...

Apple’in Başarısının Sırrı - Teknoloji

Macworld konuşması, bir generali bile etkileyecek bir dakiklik ve kusursuzlukla yürütülen çok daha büyük, koordine kampanyaların sadece bir parçasıdır. Kampanyalar söylenti ve sürprizi geleneksel pazarlama ile birleştirir ve etkili olmaları için cansiperane bir gizliliğe dayanır. Dışarıdan bakıldığında biraz kaotik ve kontrolsüz görünebilir ama sıkı bir şekilde planlanmış ve koordine edilmişlerdir. Süreç şöyle işler. (Steve Jobs’tan bahsediliyor.) Gizli bir ürün duyurusunun haftalarca öncesinde Apple’ın PR bölümü basın ve VIP davetiyelerini gönderir. Bu davetiye “özel bir olay” için yer ve zamanı belirtir ama bu olayın doğası ya da tanıtımı yapılabilecek herhangi bir yeni ürün hakkında pek bilgi vermez. Bu bir tür ortalığı kızıştırmadır. Jobs aslında “Bir sırrım var ne olduğunu siz tahmin edin” demektedir. Birdenbire herkes konuşmaya başlar. Jobs’ın ne duyuracağı konusunda tahminler yürüten bir blog gönderileri ve basın makaleleri patlaması yaşanır. Önceki yıllarda, bu tür tahminler ...

İlk Robot - Belgeselden

  "Kendiliğinden çalışan programlanabilir otomatik gerçek bir robotu görmek için tarihin en ünlü mucidine başvurmalıyız; Leonardo Da Vinci’ye." “Rönesans sırasında mekanizmaları programlamayı bilen ilk kişi gerçekten de Leonardo’ydu. Bazı fikirlerini Araplardan almıştı. Ve belki de Araplar aracılığıyla Çinlilerden. Ama o programlanabilir makineyi ilk yapan kişiydi.”

Usanmak - Sahne

  David Spritz (Hava Durumu Sunucusu): - İnsanlar bazen beni tanır. Bazıları pisliktir. Bazen biraz daha sakin olmalıyım. Ben onların tanıdığı iki boyutlu adam değilim. Benim onlarla bir ilişkim var. Nelerle uğraşmaları gerektiğini biliyorum! Sanırım bu yüzden beni tanıdıklarını sanıyorlar. Ama pek tanımıyorlar. Ben salağın teki değilim! Bir planım var... Yapılan işten tatmin olamamak ve tanınıyor olmaktan usanmak. Not: Hava durumu sunucusunu seslendiren Uğur Taşdemir ne yazık ki artık aramızda değil. Bunlar da İlginizi Çekebilir: Sahne: Ve karşılaştığım tüm olasılıklar ve olabileceğim tüm insanlar yıllar geçtikçe giderek azaldı!