Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Bitkilerimizi Güncellemeye Hazır mısınız! - Bilim

  Telefonlarımızda onlarca uygulama yüklü. Hepsini keyifle kullanıyoruz. İşimizi kolaylaştırıyorlar. O uygulamalar bazen güncelleniyorlar; arka planda yeni kodlar ekleniyor ve bazı kodları değiştiriliyor. Kullanışlılıkları artıyor. İşlerimizi daha da kolaylaştırıyorlar. Bizi mutlu ediyorlar! Artık bitkilerin de güncellenmesi sağlanabiliyor! Bitkilerin genlerinin değiştirilmesinin anlamı budur; oluşma kodları yeniden düzenlenir. Bu yöntemle bitkiler daha verimli daha dayanıklı hale getiriliyor. Hatta daha faydalı ve daha lezzetli olması bile sağlanabiliyor! Telefondaki uygulamaların güncellenmelerinden korkmadığımız gibi bitkilerin genlerinin değiştirilerek güncellenmesinden de çekinmemize gerek yoktur! ☺ Not: Paragraflara parantez içinde ön bilgiler ve açıklamalar iliştirilmiştir. *** Bu son kısım önemlidir; tıpkı eşya bağımlılığımızı azaltmaya yardımcı olduğu gibi, teknoloji kesinlikle diğer tüketim problemlerimizin çözümünde de rol almalıdır. Çünkü gezegendeki birileri çok t...

Yuval Noah Harari'nin Davos 2018 Zirvesindeki Konuşmasının Düşündürdükleri

50 yıl önce bilgisayardan korkulurdu. Bilgisayarlar insanların işlerini ellerinden mi alacaktı acaba. Sonra robotlar insanlara savaş mı açacaktı. Dünyayı mı yöneteceklerdi yoksa. Apple'in bir reklamı vardı: Büyük Birader tüm insanları izliyor ve yönetiyor. İnsanların beyni yıkanmış. Robotlara dönüşmüşler. Sadece genç ve sarışın bir kadın düşünce polislerinden kaçıp elindeki çekici ekranda konuşma yapan Büyük Birader'e fırlatıyordu ve ardından siyah arka planda beyaz renkli şu yazı beliriyordu: “Apple Computer 24 Ocak’ta Macintosh’u tanıtacak. Ve 1984'ün neden “1984” gibi olmayacağını göreceksiniz.” Kadın, insanlığı kurtarıyordu! İşte o reklam: Reklam 1984 kitabına gönderme yapıyordu. 1984'te yayınlandı. Büyük Birader IBM'i, kadın ise Apple'i temsil ediyordu. Apple yeni ürünü Macintosh'un reklamını yapmaktaydı. Elbette Macintosh'un patentini almayı ihmal etmemişti. Sıkı sıkı kontrolü altına almıştı. Tamamen kapalı bir sistemdi. Kullanıcı, yeni bilg...

Yuval Noah Harari'nin Davos 2018 Zirvesindeki Konuşması

“antik çağda arazi en önemli varlıktı eğer çok fazla toprak çok az sayıda insanın elinde toplanırsa, insanlık aristokratlar ve halk tabakası arasında bölünür son iki yüzyılda modern çağda makineler en önemli ekonomik varlık olarak arazinin yerini aldı ve eğer çok fazla sayıda makine çok az sayıda insanın elinde toplanırsa; insanlık sınıflar arasında, kapitalistler ve emekçi sınıfı arasında bölünür artık veriler, en önemli ekonomik varlık olarak makinelerin yerini alıyor ve eğer çok fazla veri çok az elde toplanırsa insanlar sınıflara bölünmeyecek insanlık türler arasında, farklı türler arasında bölünecek” “bugün bilgisayarların, e-postala hesaplarının, banka hesaplarının ve cep telefonlarının heklenmesiyle bilgili çokça konuşuluyor Fakat biz aslında insanları ‘hekleme’ yeteneğini kazanıyoruz şimdi insanoğlunu ‘heklemek’ için neye ihtiyacınız var iki şey gerekli çok fazla bilişim gücüne ihtiyacınız var ve bol miktarda veriye ihtiyacınız var, özellikle biy...

Hipnoz - Zihin Kontrolü

Bir hipnoz seansına tanıklık edilmektedir. Hipnozcu Mapes denek Jocelyn'i hipnoz etmektedir. Seans oldukça ilginçtir: “...Hâlâ kuşku duyarak, başka bir deney yaptım. Mapes’in Jocelyn’e “siyah” rengi ve kavramı onun için yokmuş gibi “siyah” rengi söyleyememesi için hipnotik bir düşünce vermesini sağladım. Şimdi uyanık ve hipnoz altındayken, Jocelyn’e siyah ayakkabılarımın rengini sordum. Cevap yoktu. Onun önünde tuttuğum siyah mikrofonun rengini sordum. Cevap yoktu. Bir dizi başka rengin adını söylemesini istedim. Sorun yoktu. Ona bir kere daha gizli izleyicinin aslında rengi bildiğini ve Mapes’in önerisinin üstesinden geleceğini ve şimdi bana mikrofonun rengini söyleyeceğini açıkladım. Cevap yoktu (ve çok şaşırmış olarak bakıyordu). Sonra “mavi” kelimesinin harflerini söyledim ve Jocelyn’e bunun ne olduğunu sordum. Güvenle “mavi” dedi. Şimdi “siyah” kelimesini söyle diye emir verdim. Dudaklarının hareket etmeye başladığını ve ağzının kelimey...

Sohbet: Öz Farkındalık Oluşturmak - Yapay Zeka

Hod Lipson (Yapay Zeka Robot Bilimci): Program makinelerinin onlara öğretmediğimiz şeyleri hızlıca öğrenmelerine kendini kopyalamaları ya da yaratıcı olmaları gibi normalde onlardan beklemediğimiz şeyleri yapmalarını nasıl sağlarız diye bakıyoruz. Neil deGrasse Tyson: Öz farkındalıkları var mı? Hod Lipson: Öz farkındalık, robot teknolojisinin kutsal kaselerinden biri diyebilirim! Buna biraz daha var ama o yoldayız. Neil deGrasse Tyson: Durun biraz durun. Robotu neden hırpalıyorlar. İnsan olmasa bile robot için üzüldük ve bu hiç hoş değil diye düşündük. Tamamen makine olmasına rağmen. Hod Lipson: Robotun bacaklarını kesip sonrasında neler olduğunu da gözlemledik. Bir süre sonra bacakları olmadığını öğrendi! Ve topallamaya başladı. Buna bir bakıma öz farkındalık testi diyebiliriz. Soru: Evrenin uzak noktalarını yapay zeka idaresindeki uzay gemileriyle mi keşfedeceğiz? Hod Lipson: Oraları keşfedebilmenin tek yolu bu. İnsan göndermemiz mümkün değil. Ayrıca... Astrofizik...

Sohbet: Zekilik

 Astrofizikçi  Neil deGrasse Tyson: ...Şempanzelerle DNA'mız %99 aynı. Bunu düşünüyor ve neler söylemeye eğilimliyiz diye soruyorum. O %1 nasıl da fark yaratıyor!... Bizim felsefemiz, sanatımız, Hubble Teleskobumuz var. (Gelişmiş aletler :-) ) Onlar da termit yuvasına sopa sokup termitleri çıkarabilirler. (Eften püften aletler :-) ) Şunu bir hayal edin: Şempanzelerle akraba olan, bizden genetik anlamda %1 farklılığı olan uzaylılar geldi diyelim. Bizim en karmaşık düşüncelerimizin, o uzaylı topluluğu için eften püften meseleler olduğunu düşünün. ... Çünkü, insanları zeki olarak kim tanımlıyor. Biz tanımlıyoruz! (Daha tarafsız birileri değerlendirmedi henüz.:-)  ) Aramızda şempanzelerle olan genetik farkımız kadar fark olan uzaylılar bizi zeki olarak görür müydü peki! Düşünüyorum da...belki Dünya'yı çoktan ziyaret ettiler. Şöyle bir etrafa baktılar, ve yollarına devam ettiler. Çünkü burada zeki bir yaşam formu bulunmadığına emin oldular. :-) Onlara işaret ...

Sahne: Başarma Mecburiyeti

Einstein, Görelilik Teorisini tamamlamaya çalışmaktadır. Beklemediği bir rakip edinmiştir. Hem de kendi alanından bile değil; Bir matematikçi. Albert: Bana yardım etmek isteminize gerçekten çok sevindim. Hubert: Yardım etmek mi? Eee... Eğlenceli olurdu. Ama o fazla uzun sürer. Hayır, bunu kendi başıma çok daha çabuk çözerim. Albert: Kendi başınıza? Hubert: Profesör Einstein, fizik fizikçilere bırakılamayacak kadar karmaşıktır! Max (Planck): Albert keyfini kaçıran nedir? Albert: Önce O tamamlayacak. Max: Kendini şanslı saymalısın. Dünyadaki en büyük matematikçilerden birinin bir fizikçinin davasıyla meşgul olmaya karar vermesi her gün olan bir şey değil. Otur Albert. Lütfen... Albert: Görelelik, bugüne kadar aklıma gelen en büyük fikir. Söyler misiniz; Onu kendi başıma tamamlamak istemem çok mu yanlış! Max: Albert gerçekten akademik övgü için halka açık bir sidik yarışı mı başlatacaksın! Üstelik oğullarımız, benim oğullarım orada ger...

Alıntı: Endüstri Toplumu Kötüdür

Endüstri toplumu doğayı suistimal etti. Gitti fethetti. Sömürdü, Soykırım yaptı. Şimdi emisyon gazlarıyla havayı kirletmeye devam ediyor. Küresel ısınmaya neden oluyor. Ağaçları kesiyor. Ormanları yok ediyor. Hayvanların soylarının tükenmesine neden oluyor. Dünya'yı tüketiyor. Kendi varlığının altını oyuyor. Oysa endüstri öncesi toplumları ne kadar saf ve masum. Zararsızlar. Onlar bulundukları çevreye bağımlı olduklarından ona saygı duyarlar. Etkin çevre koruyucularıdır... Tamam. endüstri halklarının Dünya'ya kibar davranmadığı doğru. Peki hikayenin geri kalanı ne durumda? “Paskalya Adası ve onun yerleşimcileri, Hollandalı kaşif Jakob Roggeveen tarafından 1722'de "keşfedildiğinden" beri ada gizemli bir atmosfere bürünmüştü. Pasifik Okyanusu'nda, Şili'nin 3700 km batısında bulunan ada, dünyanın en yalıtılmış kara parçası olarak Henderson'u bile geçmektedir. 11 m uzunluğunda ve elli beş ton ağırlığındaki yüzlerce heykel, metal ve tekerle...