Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Bitkilerimizi Güncellemeye Hazır mısınız! - Bilim

  Telefonlarımızda onlarca uygulama yüklü. Hepsini keyifle kullanıyoruz. İşimizi kolaylaştırıyorlar. O uygulamalar bazen güncelleniyorlar; arka planda yeni kodlar ekleniyor ve bazı kodları değiştiriliyor. Kullanışlılıkları artıyor. İşlerimizi daha da kolaylaştırıyorlar. Bizi mutlu ediyorlar! Artık bitkilerin de güncellenmesi sağlanabiliyor! Bitkilerin genlerinin değiştirilmesinin anlamı budur; oluşma kodları yeniden düzenlenir. Bu yöntemle bitkiler daha verimli daha dayanıklı hale getiriliyor. Hatta daha faydalı ve daha lezzetli olması bile sağlanabiliyor! Telefondaki uygulamaların güncellenmelerinden korkmadığımız gibi bitkilerin genlerinin değiştirilerek güncellenmesinden de çekinmemize gerek yoktur! ☺ Not: Paragraflara parantez içinde ön bilgiler ve açıklamalar iliştirilmiştir. *** Bu son kısım önemlidir; tıpkı eşya bağımlılığımızı azaltmaya yardımcı olduğu gibi, teknoloji kesinlikle diğer tüketim problemlerimizin çözümünde de rol almalıdır. Çünkü gezegendeki birileri çok t...

Konferans: Joe DeSimone: 3B yazıcılar 100 kat hızlı olsaydı neler olurdu?

“Terminatör 2'deki T-1000 sahnesinden esinlendik ve neden bir 3B yazıcı bu şekilde çalışmasın diye düşündük. Harika bir obje yapmak üzere gerçek zamanlı olarak, hiçbir atık olmadan sıvı içinden çıkan bir objeniz var. Evet, aynı filmdekiler gibi. Hollywood'dan esinlenip gerçekte bunun olması için yollar bulabilir miydik? İşte bu bizim uğraştığımız şeydi. Bizim yaklaşımımız, bunu yapabildiğimiz zaman, aslında 3B baskının üretim süreci olmasını önleyen üç soruna çözüm getirebilmiş olmaktı.” “...3B baskı çok uzun sürüyor. 3B ile basılan parçalardan daha hızlı büyüyen mantarlar var. (Gülüşmeler)” (Üretime yetişemiyor. 3B Yazıcılara üretimde pek sık rastlanmıyor olmasının önemli bir nedeni buydu!) “Sonuç oldukça şaşırtıcı. Geleneksel 3B yazıcıdan 25 ila 100 kat daha hızlı, ki bu da oyunu değiştiriyor.” “İşte burada. Bu harika. Bunun gibi bir şeyin sahnede başarılı olmaması riskini hep alırsınız, değil mi? Ancak harika mekanik özelliklere sahip malzemelere sahip olab...

Konferans: Sara Seager: Güneş sistemimiz ötesinde gezegen arayışı

"Bu da güneşimiz, Beyaz güneş ışığı, yağmur damlası tarafından değil de, spektrograf tarafından ayrilirsa. İşte tüm bu koyu, dikey çizgileri görebilirsiniz. Kimisi çok ince, kimisi geniş, kimisinin köşeleri gölgeli. Astronomlar, gökkubbedeki nesneleri böyle inceliyor, abartısız yüzyıldan fazla süredir. Burada her farklı atom ve molekülün kendine özgü dizilimi var, bir parmak izi diyebiliriz. Biz dış gezegenlerin atmosferlerini buna göre inceliyoruz." (Yeni gezegenler bulmak için keşif gezileri pek yoğun olmayacaktır, yani gelecekte mümkün olduğunda bile. Çünkü masraflıdır. Zaman alır. Daha kolay yöntemler gelişmektedir. Gezegenin ışık analizi, içeriği hakkında ipuçları verir. Böylece sadece çok özel olduğu fark edilen gezegenlere keşifler düzenlenerek verimlilik sağlanacaktır.) "Hayat izlerini bulmada isabet ettirecek bir yol bulduk. Starshade (Yıldız gölgeleyici) adını verdiğimiz bir kavramın çok özel bir aşaması üzerine olan iki yıllık bir projeyi yeni bitirdik....

Sahne: Taşınmak :-)

Sahne: Taşınmak :-) paylaşan: okanozcelik Elbette taşınmak da zor gelecekti. :-) Gözde büyütülür de büyütülür. O kadar eşya nasıl taşınacaktır. Kırılan, dökülen olabilir. Kaybolanlar olabilir. Dahası yeni bir eve nasıl karar verilecektir. Rahat bir yolculuk sağlanabilecek midir (1800'lü yıllarda). Kaçınılır haliyle. :-) Zakhar: Ilya Ilyich... Ne yapacağız? Taşınmamızı istiyorlar. Ilya Ilyich: Sana bu konuyu benimle konuşmanı yasaklamıştım. Zakhar: ...Yemekleri benden esirgemek yerine taşınmayı düşünseniz daha iyi olmaz mı? Diğer insanlar taşınıyor. Diğer insanlar bizden daha kötü durumda değil. Onlar taşınabiliyorsa... ...biz de yapabiliriz (Diğer insanlar yapabiliyorsa sen de gözünde büyütme bu kadar. :-) ) Zakhar: Ben hiçbir şey söylemedim taşınma haricinde... Ilya Ilyich: Ne söylediğini anlamıyor musun, sen zehirli bir adamsın? Zakhar: Ben ne dedim ki? Ilya Ilyich: Diğer insanlar taşınıyor. Diğer insanlar daha kö...

Bazı Besinlerin “Sağlığa Zararları”

Tam, işlenmiş et ürünlerinin de kalın bağırsak kanserine yol açabileceği ilan edilmişken, duruma bir de şöyle bakmak nasıl olur: *** “Eskiden yemek yerken hem ihtiyaç karşılanır hem de zevk alınırdı. Bugün ise yemek masasına mayın tarlası gözüyle bakılıyor.” “Çeşitli besinlerin zararlarına dair çok sayıda şey söyleniyor. Üstelik bu iddialar sürekli değişime uğruyor.” “Fazla et yemiyorsanız ömür boyunca bu kansere yakalanma riskiniz yüzde 5,6 dolayında. Sucuk ve pastırma gibi işlenmiş et ürünlerini her gün yeseniz bile bu risk yüzde 6,6’ya çıkıyor. Yani bu ürünleri yemeyi bırakan her 100 kişiden biri kanserden korunmuş olacaktır.” :-) Geçmiş çağda insanın et yemeye başlamayla birlikte, insanın beyin kapasitesi de oldukça hızlı bir şekilde büyümeye başlamıştır. Bunun sebebi, az miktar bir etten bile alınabilecek bol enerji ve proteinin beynin büyümesi için gerekli olan her şeyi sağlıyor olmasıdır. Daha zeki olmamıza destek olmuştur. Et, etobur hayvanlarda olduğu gibi i...

Sahne: Çok Prensipli Olmak

Sahne: Çok Prensipli Olmak paylaşan: okanozcelik Larry: Ne zamandır evlisin Bob? Bob: 6 aydır. Larry: Karını seviyor musun? Bob: Karımı seviyor muyum, neden sevmeyim! Larry: Bilmem, insanlar birçok nedenle evlenir Bob... Prensiplerin adamı gibi görünüyorsun. Bob: Yani? Larry: Ah, insanları tanırım, onlardansın demiyorum... Ama onları tanıyorum, Çok prensipli kişiler! Sonra prensipli başka biriyle tanışırlar, Ve ikisi evlenir. Sonra bir gün, evlenenin prensipleri olduğunu anlarlar! İkisi gezintiden yeni dönüyorlardır... Hiç ödün vermemekte kararlıdırlar. Doğrularını, her türlü tartışmanın dışında tutarlar. Çok prensipli insanlar farkında olmazlar, çoğu zaman. Esnekliği kaybetmişlerdir, aslında. Dolayısıyla uzlaşmak kolay olmaz. İlişkileri de çabuk kırılır, doğal olarak. İletişim de zor olur böyle insanlarla, birlikte çalışmak da...

Open Annotation Epub Profili Hakkında - Standartlar

W3C'nin Open Annotation şartnamesinin son yayınına http://www.openannotation.org/spec/core/ adresinden erişilebilir. Uluslararası Sayısal Yayıncılık Forumu (IDPF), bu şartnameye göre kendi Epub Profili'ni oluşturuyor. Buna da http://www.idpf.org/epub/oa/ adresinden erişilebilir. IDPF Epub Profili'ni oldukça yakın bir tarihte, Temmuz 2015'de güncellemiş. Evet, olumlu gelişmeler oluyor. Esas şartnamenin yayınlanması yaklaşıyor gibi! Open Annotation tamamlandığında gelecekte uygulanabilir olacak yeni hizmetleri bir düşünün. Okur e-kitap üzerine aldığı her türlü notu, e-kitap mağazasındaki hesabına yedekleyecek. İlerde satın aldığı kitapları okuma cihazına tekrar indirmesi gerektiğinde yedekteki o notlar da aygıta tekrar yüklenecektir. Veya satın aldığı kitapları mağazada çevrim içi görüntülerken o notları da görebilecektir. Kütüphaneler de, biraz daha geç de olsa, elektronik ortama taşınacak, nasıl olsa. Böylece daha çok insan, daha kolay kütüphanelere erişebilecek....

Cep Telefonlarının Sağlığa Etkileri

Cep telefonu radyasyon yayar. Sağlığımıza zarar verir. Beynimizde tümör oluşmasına neden olur. Hatta henüz fark edemediğimiz nedenlerle kim bilir ne zararlar veriyordur. Tüm bunlar irdelemeye değecek görüşlerdir. İlginç bir grafikten bahsedelim. Grafikte yıllara göre beyin tümörü görülme sıklığı veriliyor. Araştırma İsveçli erkekler üzerinde yapılmış. 3 yaş grubuna ayrılmış. 1970-2008 yıllarını kapsıyor. Her 100 bin kişide kaç tane tümör vakası görüldüğü verilmiş. Grafikteki çizgiler dar bantta ilerlemiş. Önemli bir değişim yok. Çizgilerin neyi göstermesi beklenirdi. Yukarı kıvrılmalılardı. Yani 1987'den sonra. Hatta 2000'li yıllarda çizgiler yukarı sert bir açı yapmalılardı. Ama pek öyle olmamış. Bir hareket görünmüyor. Dar bir bantta oynamayı sürdürmüş. Peki 1987 yılını önemli yapan nedir? İşte o yıl cep telefonlarının artık piyasada olduğu tarih. Bu yüzden grafikte dikey çizgiyle işaretlenmiş. Ya 2000'li yıllar neden dikkat çekici? Cep telefonu satışının patlam...