Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Bitkilerimizi Güncellemeye Hazır mısınız! - Bilim

  Telefonlarımızda onlarca uygulama yüklü. Hepsini keyifle kullanıyoruz. İşimizi kolaylaştırıyorlar. O uygulamalar bazen güncelleniyorlar; arka planda yeni kodlar ekleniyor ve bazı kodları değiştiriliyor. Kullanışlılıkları artıyor. İşlerimizi daha da kolaylaştırıyorlar. Bizi mutlu ediyorlar! Artık bitkilerin de güncellenmesi sağlanabiliyor! Bitkilerin genlerinin değiştirilmesinin anlamı budur; oluşma kodları yeniden düzenlenir. Bu yöntemle bitkiler daha verimli daha dayanıklı hale getiriliyor. Hatta daha faydalı ve daha lezzetli olması bile sağlanabiliyor! Telefondaki uygulamaların güncellenmelerinden korkmadığımız gibi bitkilerin genlerinin değiştirilerek güncellenmesinden de çekinmemize gerek yoktur! ☺ Not: Paragraflara parantez içinde ön bilgiler ve açıklamalar iliştirilmiştir. *** Bu son kısım önemlidir; tıpkı eşya bağımlılığımızı azaltmaya yardımcı olduğu gibi, teknoloji kesinlikle diğer tüketim problemlerimizin çözümünde de rol almalıdır. Çünkü gezegendeki birileri çok t...

Videoları Seri İşleme - Yazılım

Seçilen bir ayarı, tüm videolara seri olarak işleyen bir yazılımdır. Yazılım bulunduğu klasördeki her video için tek tek bir video işleme programını çağırarak işlemden geçirir. Örneğin videoları seri olarak sıkıştırma işleminden geçirebilir. Public Class Form1     'Nesneler     'txtAyarAdı adlı TextBox     'cmdBaşla adlı Button     'cmdDur adlı Button     'txtIşlenen adlı TextBox     'DosyaListesi adlı ListBox     'DenetlemeZamani adlı Timer     'Uyut adlı CheckBox     Const ProgExe As String = "C:\Program Files (x86)\Program\Program.exe"     Const ProgAdı As String = "Program" 'İşlemin bittiği, çalışan programlar listesinden denetlenecek     Const ProgDizini As String = "C:\Program Files (x86)\Program\"     Dim AyarAdı As String     Const AyarUzantı As String = ".vcf"     Dim AyarSeç As String     Dim IşlemDizini As St...

Alıntı: Ve Kayıt :-)

Gates bir teknoloji dehası olabilir ama Seattle'ı ziyaret eden Jay Leno gülerek şöyle dedi: "Aslında o da bizlerden pek farklı sayılmazdı. Dün gece onun çalışma odasına gittim, VCR'ında hala 12:00 yanıp sönüyordu."

Alıntı: Tropik Ekosistem

Dışarıdan gelen birine göre IBM'in içinde bir sera havası vardı. Sanki çok uzun bir süre dünyayla bağlantısı kesilmiş, yapayalnız kalmış bir tropik ekosistem gibiydi. Sonuçta da başka hiçbir yerde bulunmayan egzotik yaşam biçimleri ortaya çıkmıştı. IBM kendi içine öylesine dönmüş, kendi kuralları ve çelişkilerine öylesine dalmıştı ki, sağlamlığını yitirmişti ve dışarıdan gelecek herhangi bir saldırıya karşı koyamaz hale gelmişti. Önemli olan her şeyin şirketin içinde filizlendiği görüşü, sanırım çoğu sorunun temel kaynağıydı. Görev yapamama durumunun ne kadar yayıldığını açıklayabilmek için bazı olguları kısaca tanımlamak zorundayım. Müşteri gereksinimlerine karşı genel bir ilgisizliğin yanı sıra, içsel politikalarla yeterinden fazla ilgilenmek derhal göze çarpıyordu. Bürokratik altyapı, işbirliğini desteklemek yerine kendi konumunu korumaya yönelik olduğundan, başlanan projelerin olduğu gi- bi bırakılmasına izin veriliyordu. Yönetim kadrosu ise h...

Alıntı: Elini Eteğini Çekmek :-)

Bütün bunlara rağmen dostu Ştolts onu zaman zaman insan içine çıkarıyordu; ama o da sık sık Petersburg’dan ayrılıyor; Moskova’ya, Nijni’ye, Kırım’a, yabancı ülkelere gidiyordu. O gidince Oblomov evine ve kendi içine öyle kapanıyordu ki, ancak günlük hayatının dışında büyük olaylar onu yerinden oynatabilirdi: Böyle olayların da ne olduğu, ne olacağı vardı. Zaten Oblomov yaşlandıkça, kendisine bir çocuk utangaçlığı geliyordu. Dışarı ile bağlantısı azala azala kendi hayatının dışında kalan her şeyden ürküyor, çekiniyordu. Ama odasının tavanındaki çatırtılardan korkmuyordu; onlara alışmıştı. Odasındaki kapanık havanın, bütün gün dört duvar arasında oturmanın sağlığına gece rutubetinden daha zararlı olacağını, durduğu yerde yemek üstüne yemek yemenin insanı yavaş yavaş çökerteceğini düşünmüyordu; çünkü bunlara alışmıştı; alıştığı şeylerden korkmuyordu. Alışmadığı şey, hareket etmek, hayata karışmak, adam görmek, öteye beriye koşmaktı. Fazla kalabalıkta b...

Haber: Akıllı Telefonlar Tat ve Koku İletecek

Günümüzde insanlar anında görüntülü ve sesli iletişim kurmanın keyfini çıkarıyor. Londra’daki üniversiteden profesör Adrian David Cheok, “camdan engel” olarak nitelediği bu durumu aşmaya kararlı:  “Bizler gerçek dünyada camı açıp, dokunabiliyor, tadabiliyor ve koku alabiliyoruz.” ... Scentee adı verilen ve akıllı telefonlara takılan bir cihaz da konuşma esnasındaki komutla birlikte lavanta, yasemin, yada meyve, hatta kahve kokusu bile salgılayabiliyor. Cheok,  “Uygulama internete bağlanıyor, bu sayede telefondan koku salgılanabiliyor,” şeklinde konuşuyor. Scentee’nin kartuşu yüzden farklı koku içeriyor, bittiğindeyse yeniden doldurulabiliyor. Haberin Tamamı: Akıllı Telefonlar Tat ve Koku İletecek Tat ve koku sayısal olarak kaydedilebiliyor. Ve gerektiğinde çözümlenip kimyasal olarak tekrar salınabiliyor. Şu anda içeriği çok zengin görünmüyor. Bazı kokular oluşturulabiliyor. Siyah beyaz televizyonun renk içeriğinin kısıtlı olması gibi sadece bazı kokular taklit ed...

E-Kitap Okuyucular Lüks müdür?

E-Kitap Okuyucuların lüks olduğu algısı yaygındır. Bu, pazarın yavaş büyümesine neden olabilir, özellikle Türkiye'de! Bu aygıtları lüks olarak niteleyen bazı insanların ellerinde en moda telefonların olması dikkat çekici bir tezattır. Genelde o telefonlar bu aygıtların 2-3 katı fiyatına satılmaktadır. Sadece geceleri yatakta birkaç sayfa kitap okumak için kullanıldığında lüks gibi görünebilir. Asıl ayık kafayla bir şeyler okunması gerektiğinde önemi ortaya çıkıyor. Maksat bir şeyler öğrenmek, hatırlamak olduğunda kullanışlılığı fark ediliyor. Ciddi bir kitap okunurken içeriğine çok rahat ulaşılabilmektedir. Aranılan konuya e-kitapta daha hızlı erişilir. Kağıt kitapta yeri unutulan bir paragrafı, e-kitapta bulmak daha mümkündür. Ya da örneğin internetteki onlarca sayfalık bilimsel bir makale aygıta yüklenildiğinde, üzerinde rahatça çalışılabilir. Bilgisayardan okunmaya kalkıldığında konsantrasyon uzun süre korunamayabilirdi. Bu açıdan akademi dünyasının, üniversite öğrencilerin...

Sahne: Lüks Otomobiller

Sahne: Lüks Otomobiller paylaşan: okanozcelik Söz lüks eşyalardan açılmışken bu sahne tam yerine oturuyor. :-) Henry Ford yatırımcılarıyla toplantıdadır. O zamanın genel havası otomobillerin lüks olduğudur. Arabalar güzelce süslenir, zenginlere pahalıya satılır. Az sayıda satılsa bile pahalı olduğundan iyi kâr getireceği beklentisi vardır. Yatırımcılar Ford'un getirdiği bakış açısını henüz kavrayamamışlardır... Henry Ford: - Ne mi diyorum. Beyler, daha fazla fiyata daha az insana daha az araba yapmakla... ilgilenmiyorum! Daha düşük fiyata fazla insana araba yapmak istiyorum. Hedefim büyük yada zengin insanlar değil... Daha önce özel bir şey alamamış düşük gelirli insanları hedefliyorum. Ona dünya görüşünü değiştirecek otomobili vermek istiyorum... Gözleri açılacak! Ve hiç kimse, onu -o özel şeyi- ondan yada benden almaya... kalkışmayacak! Eskiden arabalar el yapımıydı. Tek bir otomobil üzerinde çok uğraşıyorlardı. Onu güzelce süslüyorlardı. Oldu...