Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Bitkilerimizi Güncellemeye Hazır mısınız! - Bilim

  Telefonlarımızda onlarca uygulama yüklü. Hepsini keyifle kullanıyoruz. İşimizi kolaylaştırıyorlar. O uygulamalar bazen güncelleniyorlar; arka planda yeni kodlar ekleniyor ve bazı kodları değiştiriliyor. Kullanışlılıkları artıyor. İşlerimizi daha da kolaylaştırıyorlar. Bizi mutlu ediyorlar! Artık bitkilerin de güncellenmesi sağlanabiliyor! Bitkilerin genlerinin değiştirilmesinin anlamı budur; oluşma kodları yeniden düzenlenir. Bu yöntemle bitkiler daha verimli daha dayanıklı hale getiriliyor. Hatta daha faydalı ve daha lezzetli olması bile sağlanabiliyor! Telefondaki uygulamaların güncellenmelerinden korkmadığımız gibi bitkilerin genlerinin değiştirilerek güncellenmesinden de çekinmemize gerek yoktur! ☺ Not: Paragraflara parantez içinde ön bilgiler ve açıklamalar iliştirilmiştir. *** Bu son kısım önemlidir; tıpkı eşya bağımlılığımızı azaltmaya yardımcı olduğu gibi, teknoloji kesinlikle diğer tüketim problemlerimizin çözümünde de rol almalıdır. Çünkü gezegendeki birileri çok t...

İnsanlar Kendi Eserlerine Aşırı Değer Biçerler!

Dan Ariely, insanların kendi eserlerine, projelerine aşırı değer biçmesinin nedenlerini inceliyor. Dan Ariely bir kazadan dolayı bedeninde oluşan yanıklardan dolayı rehabilitasyon merkezinde kalmıştı, 20 yıldan fazla bir zaman önce. Orada yaşadığı deneyimi anlatarak başlıyor. Orada oyalanmak için bir şeyler yapmaya çalışmış. *** En büyük başarıyı dikiş makinesinde göstererek arkadaşlarıma birkaç yastık kılıfı diktim ve tuhaf kıyafetler yapmaya başladım. Kreasyonlarım, katılımcılarımızın amatör işi origamileri gibiydi. Yastık kılıflarının köşeleri kusurlu, tişörtlerim şekilsizdi, ama yine de onlarla gurur duyuyordum (özellikle arkadaşım Ron Weisberg için diktiğim mavi beyaz Hawaii tarzı tişörtle iftihar ediyordum). Ne de olsa onları yaparken inanılmaz çaba harcamıştım. Üzerinden yirmi yıldan fazla zaman geçmesine rağmen yaptığım tişörtleri, onları yaratırken geçilen farklı aşamaları ve nihai sonucu hâlâ çok net hatırlıyorum. Birkaç yıl önce Ron’a kendisine yaptığım tişörtü hatırlayı...

Davranışlarını Cilalamak Zorunda Olmak - Sahne

Alicia Lardé: Pek konuşkan değilsin, öyle değil mi? John Nash: Seninle işim hakkında konuşamam Alicia. Alicia Lardé: Ben işi kastetmiyorum. John Nash: Arkadaş canlısı gibi görünmek için... davranışlarımı cilalamak zorunda olmak bana fazlasıyla zor geliyor.  ☺ Doğrudan konuya girerek bilgi akışını hızlandırmak gibi... bir eğilimim vardır. Ama sonuç her zaman pek hoş olmuyor. Alicia Lardé: Bir de beni dene. John Nash: Tamam. ... Seni çekici buluyorum. Bana karşı olan saldırganca davranışların senin de beni çekici bulduğunu gösteriyor.  ☺ Ama adet yerini bulsun diye seks yapmadan bazı platonik davranışlarda... bulunmamız gerekiyor.  ☺ Ben de kurallara uymaya çalışıyorum... ama aslında... tek istediğim seninle bir an önce cinsel ilişkiye girmek.  ☺ Şimdi beni tokatlayacak mısın?  ☺ ... Alicia Lardé: Bu sonuç hoşuna gitti mi?  ☺ Bazı insanlara, sosyal biri olabilmek (arkadaş canlısı gibi görünmek) için davranışlarını cilalamak zorunda olmak fazlasıyla zor geliyo...

Özgürlük mü Yoksa Rahatlık mı Seçilir

Winston yine de kısa bir süre suskun kaldı. Kendini bitkin hissediyordu. O’Brien’ın yüzünde yine o kendinden geçişin çılgınca pırıltısı belirmişti. O’Brien’ın ne diyeceğini biliyordu: Parti, iktidarı, kendi çıkarları için değil, çoğunluğun iyiliği için istiyordu. Parti iktidarda olmak istiyordu, çünkü halk kitleleri özgürlüğü kaldıramayan ya da gerçekle yüzleşemeyen, dolayısıyla kendilerinden güçlü birileri tarafından yönetilmesi ve sistemli bir biçimde aldatılması gereken zayıf, korkak yaratıklardı. İnsanlar özgürlük ile mutluluk arasında seçim yapmak zorundaydı ve büyük çoğunluk mutluluğu seçiyordu. Parti, zayıfların ebedi koruyucusu, iyilik olsun diye kötülük eden, başkalarının mutluluğu uğruna kendi mutluluğundan vazgeçen, bu yola baş koymuş bir mezhepti. Ama korkunç olan, diye düşündü Winston, O’Brien’ın bütün bunları inanarak söyleyecek olması. Yüzünden okunuyordu bu. O’Brien her şeyi biliyordu. Dünyanın aslında nasıl bir yer olduğunu, kitlelerin ne kadar küçük düşürücü koşulla...

Uçağı da Parti İcat Etmişti

...Sonra, Julia, İki Dakika Nefret sırasında makaraları koyvermemek için kendini zor tuttuğunu söylediğinde, Winston ona imrenmeden edememişti. Ne var ki, Julia, Parti öğretilerini yalnızca kendi yaşamına iliştiği ölçüde sorguluyordu. Doğru ile yalan arasındaki farkı önemsemediği için, resmî ağızlardan yayılan hikâyeleri çoğu zaman kolayca kabulleniyordu. Örnekse, okulda öğretildiği gibi, uçağı Parti’nin icat etmiş olduğuna inanıyordu. (Winston, kendisinin okula gittiği ellili yılların sonlarında, Parti’nin yalnızca helikopteri icat ettiğini ileri sürdüğünü anımsıyordu; on yıldan fazla bir zaman sonra, Julia’nın okula gittiği günlerde ise uçağın da Parti’nin buluşu olduğu öne sürülmeye başlamıştı; anlaşılan, Parti bir kuşak sonra buharlı makinenin icadına da sahip çıkacaktı.) Winston, uçakların kendisi daha doğmadan, Devrim’den çok önceleri de var olduğunu söylediğinde, Julia umursamamıştı bile. Uçağın kimin icadı olduğunun ne önemi vardı ki? Alıntı: 1984 Güney Kore, son yıllarda tek...

Metaverse ile desteklenen dijital mülkiyet hayali - Konferans

İnsanların evleri vardır. Arabaları vardır. Kimse onları ellerinden alamaz. Bunların mülkiyetinin o kişilere ait olduğu yasal belgelerde belirtilir. Peki internette durum nedir. İnsanlar internette çeşitli içerikler paylaşır. Facebook’tan Instagram’dan resim paylaşır. X\Twitter’dan metin paylaşır. Youtube’dan video paylaşanlar vardır. İnsanlar paylaştıkları bu içeriklerin kendilerine ait olduklarını düşünürler. Gerçekten öyle midir. Facebook, kişinin paylaştığı bir resmi silebilir. Youtube, kişinin paylaştığı bir videoyu silebilir. İnsan paylaştığı bir içeriğin silindiğini görünce üzülebilir. Buna itiraz edebilir. Ama elinden çok fazla bir şey gelmeyecektir. Demek ki kişinin paylaştığı o içeriklerin mülkiyeti kendisine ait değilmiş. O içeriklerin mülkiyeti paylaşılan platforma aitmiş! Facebook’ta paylaşılan bir resim ya da X\Twitter’dan paylaşılan bir metin çok mu önemli. Silinse ne olur. O içeriklerin mülkiyetle korunması gerçekten gerekli mi. Bazı içerikler çok önemli olmayabilir....

Zihinde Demokrasi - Beyin

Minsky’nin The Society of Mind (Zihin Toplumu) kitabında ileri sürdüğü gibi, insan beyninin bütün yaptığı da bundan ibaret olabilir. William James’in içgüdü kavramını yeniden gündeme getiren Minsky, beynin gerçekten de böyle (bir alt birimler bütünü olarak) çalışıyor olması durumunda, özelleşmiş süreçlerin farkına varmamız için gerçekten de hiçbir neden kalmayacağını savunur: Öngörme, düş kurma, plan yapma, tahminde bulunma ve önleme eylemlerini nasıl gerçekleştirdiğimizle ilgili süreçlerde binlerce, belki de milyonlarca küçük işlem devreye giriyor olsa gerek. Buna karşılık, süreç bir bütün olarak öylesine otomatik biçimde ilerler ki biz ona “olağan sağduyu” der geçeriz. ... Zihnimizin böylesine karmaşık ve incelikli bir düzenekten yararlanırken bunun farkına bile varmaması, başlangıçta çok şaşırtıcı gelebilir. Biliminsanları hayvan beynini araştırmaya başladıktan sonra, bu “zihin toplumu” kavramı da olguları incelemede işe yarayacak yeni kapılar açtı onlara. Sözgelimi 1970’lerin ba...

Pfizer İnsan Nüfusunu Yüzde 50 Azaltmayı Planlıyor

COVID-19 Pandemisinde gündeme gelmişti. Pfizer insan nüfusunu yüzde 50 azaltmayı planlıyor. Aşıları bu amaçla kullandı. Sağlık şirketlerinin dünya nüfusunu azaltmaya çalışmaları aslında pandemiyle başlamadı. Uzun süredir bunu planlıyorlar. İşte prezervatif üretmelerinin asıl amacı budur. Hamilelik engellenir. Doğabilecek bebeklerin hiç var olmaması sağlanır. Sonra daha şeytanca bir fikir akıllarına geldi. Hamilelik Kontrol Hapını geliştirdiler. Bu ilaç ile dünya nüfusunu düşürmek daha kolay hale geldi. Pfizer yıllar önce Viagra’yı keşfetmişti. Bu ilaç ilişki sayısının artmasına neden olur. Dolayısıyla hamile kalma potansiyelini de yükseltmiş olur! Bu da insan nüfusuna katkı demektir. Yani Viagra’yı keşfetmek büyük bir hataydı! Belki de sağlık şirketlerinin kafası karışıktır. İnsan nüfusunu ne yönde etkileyecekleri konusunda kararsızlar. ☻ Ama ama, acaba başka bir durum söz konusu olabilir mi. İnsan nüfusunun azalması ya da artması Pfizer’in neden umurunda olsun! O sadece talep edilen...