Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Bitkilerimizi Güncellemeye Hazır mısınız! - Bilim

  Telefonlarımızda onlarca uygulama yüklü. Hepsini keyifle kullanıyoruz. İşimizi kolaylaştırıyorlar. O uygulamalar bazen güncelleniyorlar; arka planda yeni kodlar ekleniyor ve bazı kodları değiştiriliyor. Kullanışlılıkları artıyor. İşlerimizi daha da kolaylaştırıyorlar. Bizi mutlu ediyorlar! Artık bitkilerin de güncellenmesi sağlanabiliyor! Bitkilerin genlerinin değiştirilmesinin anlamı budur; oluşma kodları yeniden düzenlenir. Bu yöntemle bitkiler daha verimli daha dayanıklı hale getiriliyor. Hatta daha faydalı ve daha lezzetli olması bile sağlanabiliyor! Telefondaki uygulamaların güncellenmelerinden korkmadığımız gibi bitkilerin genlerinin değiştirilerek güncellenmesinden de çekinmemize gerek yoktur! ☺ Not: Paragraflara parantez içinde ön bilgiler ve açıklamalar iliştirilmiştir. *** Bu son kısım önemlidir; tıpkı eşya bağımlılığımızı azaltmaya yardımcı olduğu gibi, teknoloji kesinlikle diğer tüketim problemlerimizin çözümünde de rol almalıdır. Çünkü gezegendeki birileri çok t...

Ölümsüz İnsan - Teknoloji

Hücrelerimiz sınırlı sayıda bölünür. Sonra ölür. Yaşlanmanın en belirgin nedeni budur. Oysa kanser hücreleri sonsuza kadar bölünebilir. Arada fark nedir! Neden kanser hücreleri bölünmeyi sürdürebiliyor, vücut hücreleri yapamıyor. Kromozomların uçlarında telomerler vardır. Hücre bölündükçe bu telomerler kısalır. Telomeri bittikten sonra o hücre artık bölünemez ve ölür. Kanser hücrelerinde bu telomerleri onaran enzimler üretiliyor. Telomeraz enzimi sayesinde Telomerleri kısalmıyor. Hücre bölünmeyi sürdürüyor. Aslında bizim germ hücrelerimiz de sonsuza kadar bölünebilir. Ama vücut öldüğü için, onlar da ölüyor. İnsanların yaşam koşulları günümüze kadar iyileşti. Böylece ömürleri arttı. Muhtemelen bir kaç on yıl içinde yaşam süresi 140-150'ye çıkarılacak. Daha da arttırılacak. Ve sonra insan ölümsüz olacak. Bunu genetik mühendisliğiyle yapacağız. Elbette bu tanrısal bir ölümsüzlük değil. Örneğin ağır yaralanan bir insan ölebilir. Ama normal koşullarda ölümsüzlüğünü korur. DNA'ya te...

Tel ve Kablo - Sahne

Yatırımcı Lawrence, New England Tel ve Kablo Şirketi'nin hisselerinin yükseldiğini görür. Ama bunun uzun sürmeyeceğini bilmektedir. Bu yüzden şirket varlıklarının hâlâ para ediyorken satılmasını istemektedir. Ama kendisinin de hissedarı olduğu şirketin yönetim kurulu bunu istemez. Uzun süre görüşürler. Ama Anlaşamazlar. Hissedarlar toplantısı başlamıştır. Önce Yönetim Kurulu Başkanı konuşur. Andrew Jorgenson: ...Ha, şöyle deseydi: İşinizi sizden daha iyi yönetmeyi biliyorum. İşte bu konuşmaya değer bir şey olurdu. Ama böyle söylemiyor. Söylediği şu: Sizi öldüreceğim! Çünkü zaman akışı içinde tam bu an, sizin ölünüz dirinizden daha değerli durumda! Evet, bu doğru olabilir. Ama başka doğrular da var. Bir gün gelecek bu sektör ayağa kalkacak... Ardından söz sırası Lawrence'a gelir. Lawrence Garfield: Amen. Ve amen. Ve amen! Beni bağışlayın, yerel geleneklerinizi çok iyi bilmiyorum. Benim geldiğim yerde bir duanın arkasından hep böyle denir. Çünkü az önce duyduğunuz buydu. Bir du...

Beceriksizlik - Yapay Zeka

Yapay zekâ temelli sorunların kaynağını “öğrenim aşaması sırasında yapılan hatalar” ve “performans aşaması sırasında yapılan hatalar” olarak iki kategoriye ayırabiliriz. Bu tip sistemlerin, tasarımcıların istediği şeyleri değil, farklı ama bağlantılı bir fonksiyonu öğrenme ihtimali düşük de olsa her zaman vardır. Bu konuda çok bilinen bir örneğin başrolünde, ABD Silahlı Kuvvetlerinin kullandığı bilgisayarlı görüş sistemi yer almıştır. Sistem, kamuflajlı düşman tanklarını otomatik görecek şekilde eğitilmişse de tankları değil, onların gerisindeki görüntüleri ayırt etmeyi öğrenmişti. Dikkatsizce tasarlanmış fonksiyonlar yüzünden yapay zekânın başka tuhaflıklar sergilediği de görülmüştü. Örneğin bir oyunu tam kaybetmek üzereyken durdurması veya topa sahip olma üstünlüğünü sağlamak için olur olmaz her an topa dokunması gibi durumlar yaşanmıştı. Yaşanabilecek sorunları daha iyi anlamak ve önlemek veya en azından ciddiyet kazanmadan gidermek için yakın geçmişte yaşanan yapay zekâ sorunları...

Bir Robot Kendi Başına Ameliyat Yapabildi - Haber

Johns Hopkins Üniversitesi Whiting Mühendislik Fakültesinde çalışan yardımcı makine mühendisliği profesörü ve makalenin kıdemli yazarı Axel Krieger şöyle aktarıyor: “Bulgularımız, ameliyattaki en karmaşık ve hassas işlerden birini; bir bağırsağın iki ucunu yeniden birbirine bağlamayı otomatik hale getirebileceğimizi gösteriyor. İşlemi dört hayvan üzerinde gerçekleştiren STAR, aynı işlemi gerçekleştiren insanlara kıyasla çok daha iyi sonuçlar elde etti.” Araştırmacıların geliştirdiği yeni robot, yüksek seviyede tekrarlı hareket ve kesinlik gerektiren bir işlem olan bağırsak anastomozunda (uç birleştirme) üstün başarı göstermiş. Bir bağırsağın iki ucunun birbirine bağlanması, bağırsak ameliyatlarının belki de en zorlu adımı. Bu işlem esnasında cerrahın yüksek hassasiyet ve kararlılıkla dikiş atması gerekiyor. En ufak bir el titremesi veya yanlış atılan dikiş, hasta için feci sonuçlar doğurabilecek bir sızıntıyla sonuçlanabilir. Krieger’in aktardığına göre yumuşak doku ameliyatı, öngörü...

Yapay Zeka, Duyguları Anlayamaz mı! - Teknoloji

Bazen şöyle şeyler duyuyoruz: “Yapay zekâ, duygusal, uyanık, kurnaz, tutarsız insanları anlamakta asla başarılı olamayacak. Bunu yapamayacak kadar katı ve ruhsuz.” Biz bu görüşe katılmıyoruz. Affectiva’da kullanılan türdeki makine öğrenmesi sistemleri, ses tonuna ve yüz ifadesine bakarak insanların duygu durumunu anlamakta daha bugün bile bizden daha yüksek veya en azından denk bir başarı sergileyebiliyor. Dünyanın en iyi poker oyuncularını, son derece sofistike bir poker türü olan Heads-Up No-Limit Texas Hold’em’de blöf yaparken yakalayıp yenebilen sistemler bile var. İnsanların ruh halini okumak basit bir iş değilse de bunun için sihir yapmak filan da gerekmiyor. Algı ve biliş becerileriniz gelişmiş olmalı. Bu da makine öğrenmesinin şu anda zaten güçlü olduğu ve günden güne de güçlendiği iki alan. Alıntı: Makale: YAPAY ZEKÂNIN VAAT ETTİKLERİ – Yazanlar Erik Brynjolfsson ve Andrew McAfee Dijital Dönüşüm YAPAY ZEKÂ - Harvard Business Review

Yukarı Bakma - Sahne

  Doktor Mindy: Şunu bir kez daha tespit edelim. Dünyanın üzerine gelen devasa bir kuyruklu yıldız var! Kesinlikle bir kuyruklu yıldız olduğunu biliyoruz, çünkü onu gördük. Onu teleskop kullanarak kendi gözlerimizle gördük. Yani Tanrı aşkına, o şeyin bir fotoğrafını çektik! Başka ne kanıt gerekiyor. ... Bu kuyruklu yıldızı şansımız varken saptırmalıydık! Ama bunu yapmadık! Sunucu: Aa, bence sırası gelmişken belirtelim, Isherwell ve Başkan, ikisi de kuyruklu yıldızdan bazı faydalar sağlayacağımızı söylediler. DM: Öyleyse Birleşik Devletler Başkanı resmen yalan söylüyor! Bakın ben de sizler gibiyim. Tanrı'ya dua ediyorumki, dua ediyorumki, bu Başkan ne yaptığını biliyor olsun. Keşke Başkan bizi düşünüyor olsaydı. Ama işin gerçeği, bana göre bana göre onun yönetiminde ne kadar insan varsa hepsi de akıllarını kaçırmış. Ve çok yakında hepimiz öleceğiz! Yule: Şu dünyanın sonu olayı. Saçmalık mı diye düşünmeye başladım. Kate: Ah, ama değil. Bu kesinlikle olacak. Onu gördüm. Y: Bilmiy...

Mantıklı Olmak - Sahne

Zekice analizler yapardı. Olayları mantıksal olarak çözümlerdi. Duyguları anlamazdı. Hep ciddiydi. Evet, Mr. Spock'tan bahsediyorum. Kaptan Kirk ve mürettebatı yıldızlar arasında gezerdi. Evreni keşfederlerdi. İlginç bir diziydi Uzay Yolu. 1966-1969'da yayınlandı. Türkiye'de doksanlı yıllarda yayınlanıyordu, tekrarları. Türkiye'de ilk kez 1972'de yayınlandı. O yıllarda çok popülerdi Uzay Yolu. Ve Türkiye'den bir film ekibi, beklenmedik şekilde bu diziyi hicvedebilmişti, 1973'te. Turist Ömer: Şey, Spakettin, bak bak bak tıkır tıkır. Ne haber reis, ses çıkmıyor şimdi ya. Mr. Spak: Karnınız sizden daha mantıklı! TÖ: Hadi be! MS: Doyunca sesi çıkmıyor! TÖ: Haa, senin de mantık lafından başka zamanlarda sesin çıkmıyor be Spakettin. :-) TÖ: Peki sizin ülkede insanların kulakları bu kadar uzun olursa eşeklerinki ne kadardır acaba! :-) MS: Biz de eşek yoktur. TÖ: Hadi ya... Bizde de aksine, aklın durur, bir eşek vardır, böyle kum gibi namussuzum, Allah canımı alsın!...