Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Bitkilerimizi Güncellemeye Hazır mısınız! - Bilim

  Telefonlarımızda onlarca uygulama yüklü. Hepsini keyifle kullanıyoruz. İşimizi kolaylaştırıyorlar. O uygulamalar bazen güncelleniyorlar; arka planda yeni kodlar ekleniyor ve bazı kodları değiştiriliyor. Kullanışlılıkları artıyor. İşlerimizi daha da kolaylaştırıyorlar. Bizi mutlu ediyorlar! Artık bitkilerin de güncellenmesi sağlanabiliyor! Bitkilerin genlerinin değiştirilmesinin anlamı budur; oluşma kodları yeniden düzenlenir. Bu yöntemle bitkiler daha verimli daha dayanıklı hale getiriliyor. Hatta daha faydalı ve daha lezzetli olması bile sağlanabiliyor! Telefondaki uygulamaların güncellenmelerinden korkmadığımız gibi bitkilerin genlerinin değiştirilerek güncellenmesinden de çekinmemize gerek yoktur! ☺ Not: Paragraflara parantez içinde ön bilgiler ve açıklamalar iliştirilmiştir. *** Bu son kısım önemlidir; tıpkı eşya bağımlılığımızı azaltmaya yardımcı olduğu gibi, teknoloji kesinlikle diğer tüketim problemlerimizin çözümünde de rol almalıdır. Çünkü gezegendeki birileri çok t...

Sahne: Mütevazilik

Sahne: Mütevazilik paylaşan: okanozcelik Max: Her Einstein. Max Lauva; Prusya akademisinde Max Planck için çalışıyorum; Tanıştığımıza çok... Patent Ofisi Yöneticisi: Galiba aradığınız kişi O. Saçını taratıp, kendine çeki düzen verdirmeye çalıştım. Ama adam umutsuz vaka. :-) Max: Albert Einstein. Görelilik ilkesinin yazarı... Albert: Görelilik ilkesinin yazarı Galileo; Ben sadece bir revizyon yaptım. Max: Çok mütevazisiniz. Marcel (arkadaşı): Kesinlikle öyle değil. :-) Max: Çoğu bilim insanının ömründe başardığından fazlasını başardınız. Bunu nasıl yaptınız!? Albert: Merakla herhalde... :-) Marcel: Bir de, fark edilmek istiyordu. :-) Albert: Işık kütle taşır! Max: Ama bu imkansız. Albert: Olabilir. Belki de Tanrı bütün bunlara kahkahalarla gülüyordur. :-) Bence bu kuram, enerjisi hayli kararsız olan elementler kullanılarak test edilebilir.

Sahne: Sadece İşi

Sahne: Sadece İşi paylaşan: okanozcelik Pauline: Şimdi. Kilerinizi doldurmak için pazara gidelim mi, ne dersin? Mileva: Aa. çok cömertsiniz ama maalesef kütüphaneye gitmem gerek. Birkaç saatliğine Hans'a bakabilirsiniz diye umuyordum... Pauline: Ama ben daha yeni geldim. Mileva: Evet, ama Albert'le önemli bir makaleyi bitiriyoruz! Pauline: Mileva, hayatım... Albert'imin yardımına ihtiyaç duymadığı tek bir konu varsa, o da bilimdir. Ama hayatının geri kalanında çok çaresizdir! :-) Ne kadar şanslı ki, bir karısı var.

Konferans: Elektronik Çizelgelerin Doğuşu

TRT4 Açık Öğretim'de Lotus'u öğretmeye çalışırdı. En çok bilineni Microsoft Excel'dir. Elektronik Çizelgelerden bahsediyorum. İşte bu konferans, bu fikrin ilk nasıl ortaya çıktığını anlatmaktadır. “Steve Jobs, 1990'da "Elektronik çizelge sanayiyi ileri taşıdı." "VisiCalc, Apple'ın başarısını hiç bir şeyin yapmadığı kadar artırdı." dedi. Daha samimi bir ortamda Steve, "Eğer VisiCalc başka bir bilgisayar için yazılmış olsaydı, şimdi başka birisiyle görüşüyor olurdun." dedi.” (İlk elektronik çizelge Apple için geliştirilmiş görünüyor. :-) ) “VisiCalc kişisel bilgisayarların iş yerlerine girmesinde etkili oldu. Peki bu nasıl ortaya çıktı? O neydi? Onu yapmak için neler yaşadım? Ben programlamayı 1966'da 15 yaşındayken öğrendim— bu fotoğraf çekildikten sadece bir kaç ay sonra. O günlerde çok az lise öğrencisinin bilgisayara erişim imkanı vardı. Fakat biraz şans biraz da sabır sonucunda şehirde bilgisayar bulabildim.” “İşte be...

Sahne: Cesaret

Sahne: Cesaret paylaşan: okanozcelik Ramanujan asal sayılarla ilgili formülleri hayal edebilmektedir. İlginç bir şekilde formüller doğru da çalışmaktadır. Ama ispatlayamamaktadır. Şaşırtıcıdır. Formülün nereden geldiğini gösterememektedir. Kendisi “Zihnim sizinle aynı şekilde işlemiyor. Bilmiyorum” gibi şeyler diyebilmektedir. Sadece sezgisel kalmaktadır! Yani, evet, iyidir. Ama belki gerçekten de, o kadar da çok iyi değildir, kim bilir. Emin olunamaz. Şu ya da bu nedenle, cesaret kırıldığında insan değişir. Cesaretinde gelgitler oluşur, artık belirgin değildir. Kafayı tam konsantre olarak o tek konuya vermek, artık eskisi kadar “anlamlı” gelmemeye başlar. Yeniden heves gerekir. :-) Littlewood: İki noktadan bahsetmem gerek. İlki Ramanujan'ın asallarla ilgili çalışması. Kendi başına dahice olsa da aslında yanlış. Diğer nokta ise daha karmaşık. Ramanujan ile elde ettiğin şey bir mucizeden farksız. Delikanlı, şimdiye kadar anlayabildiğim her türlü hari...

Sahne: Ama asıl olay farklı çıkartmalar alıp aynı bisikletlere yapıştırmakta

Sahne: Ama asıl olay farklı çıkartmalar alıp... paylaşan: okanozcelik Alan: Çinliler bisikletleri daha ucuza daha çabuk üretebiliyorlardı, o zaman bu iyi fikir gibi görünmüştü... Alan: Onlara iyi sağlam bisiklet üretmeyi öğrettik. O beceriyi alıp bisikletleri kendileri üretmeye başladılar. Kral'ın Adamı: Şimdi de piyasayı ele geçirdiler! Alan: Çünkü çok ucuza satabiliyorlar. Ama asıl olay farklı çıkartmalar alıp aynı bisikletlere yapıştırmakta! Asya'da aynı fabrikada üretiliyorlar. Tüm markalar orada, ve Schwinn de onlardan sadece biri. Ve şuna da rastlanmıştır: Avrupa'da küçük bir şirket vardır. Ürünü kendi markasıyla Avrupa'da satmaktadır. Ürün dikkatle incelendiğinde bir şey fark edilmektedir. Ürünün daha az dikkat çeken yerinde farklı bir marka etiketi daha vardır mesela. Üretici asıl üretenin kim olduğunu hafifçe belli etmek istemiştir. Bir Çin şirketinin markasıdır. Ürünü tasarlayan üreten bir Çin şirketidir. O da ürünü kendi markasıyla satmaktadır....

Sahne: Sahip olmak istemek

Sahne: Sahip olmak istemek paylaşan: okanozcelik David: Fanteziler gerçek dışı olmalıdır. Çünkü aradığınız o şeyi bulduğunuz an, O'nu artık istemezsiniz çocuklar. Varlığınızın devam etmesi için tutkular somut olmayan hayallerden ibaret olmalıdır. İstediğiniz şey o değildir. İstediğiniz O'nun fantezisidir.

Çevirinin Kalitesi Nasıl Yükseldi?

Google Çeviri görünüşe göre kalitesini yükseltiyor. Peki bu nasıl mümkün oldu? Aslında normal yazılım teknikleriyle çeviri yapmak çok zordu. Bu iş sadece kelime karşılığı konularak yapılamazdı. Çeviri genelde alakasız kalıyordu. Bazı yol gişelerinde hatalı geçiş yapıldığında bir sürprizle karşılaşılır. Daha sonra eve ceza makbuzu gönderilmiş olduğu fark edilir. Peki arabaların plakaları nasıl kaydediliyor dersiniz. Plakalar aslında otomatik algılanıyor. Bunu yapmayı başarabilen şey YSA'dır (Yapay Sinir Ağları). Bu ağlar plaka tanımak için eğitiliyor. Kameralar farklı açılardan arabaları gördükçe tanıma beceresi artıyor. Bilgisayarın, resimlerdeki nesneleri tanıması için kullanılıyor YSA. IBM Watson'da da YSA var. Bu sayede öğrenebiliyor. Büyük Veri analizinde kullanılıyor. Bir deneme yapılmıştı. Riziko yarışmasına sokulmuştu. Rakiplerini yenmişti. Gerçekten! Şunu da hatırlatalım: Fare beyninden sinir hücreleri alınır. 25 bin kadar sinir hücresi kültürlenir. Bir sinir ağı ...