Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Bitkilerimizi Güncellemeye Hazır mısınız! - Bilim

  Telefonlarımızda onlarca uygulama yüklü. Hepsini keyifle kullanıyoruz. İşimizi kolaylaştırıyorlar. O uygulamalar bazen güncelleniyorlar; arka planda yeni kodlar ekleniyor ve bazı kodları değiştiriliyor. Kullanışlılıkları artıyor. İşlerimizi daha da kolaylaştırıyorlar. Bizi mutlu ediyorlar! Artık bitkilerin de güncellenmesi sağlanabiliyor! Bitkilerin genlerinin değiştirilmesinin anlamı budur; oluşma kodları yeniden düzenlenir. Bu yöntemle bitkiler daha verimli daha dayanıklı hale getiriliyor. Hatta daha faydalı ve daha lezzetli olması bile sağlanabiliyor! Telefondaki uygulamaların güncellenmelerinden korkmadığımız gibi bitkilerin genlerinin değiştirilerek güncellenmesinden de çekinmemize gerek yoktur! ☺ Not: Paragraflara parantez içinde ön bilgiler ve açıklamalar iliştirilmiştir. *** Bu son kısım önemlidir; tıpkı eşya bağımlılığımızı azaltmaya yardımcı olduğu gibi, teknoloji kesinlikle diğer tüketim problemlerimizin çözümünde de rol almalıdır. Çünkü gezegendeki birileri çok t...

E-Kitap Okuyucular Lüks müdür?

E-Kitap Okuyucuların lüks olduğu algısı yaygındır. Bu, pazarın yavaş büyümesine neden olabilir, özellikle Türkiye'de! Bu aygıtları lüks olarak niteleyen bazı insanların ellerinde en moda telefonların olması dikkat çekici bir tezattır. Genelde o telefonlar bu aygıtların 2-3 katı fiyatına satılmaktadır. Sadece geceleri yatakta birkaç sayfa kitap okumak için kullanıldığında lüks gibi görünebilir. Asıl ayık kafayla bir şeyler okunması gerektiğinde önemi ortaya çıkıyor. Maksat bir şeyler öğrenmek, hatırlamak olduğunda kullanışlılığı fark ediliyor. Ciddi bir kitap okunurken içeriğine çok rahat ulaşılabilmektedir. Aranılan konuya e-kitapta daha hızlı erişilir. Kağıt kitapta yeri unutulan bir paragrafı, e-kitapta bulmak daha mümkündür. Ya da örneğin internetteki onlarca sayfalık bilimsel bir makale aygıta yüklenildiğinde, üzerinde rahatça çalışılabilir. Bilgisayardan okunmaya kalkıldığında konsantrasyon uzun süre korunamayabilirdi. Bu açıdan akademi dünyasının, üniversite öğrencilerin...

Sahne: Lüks Otomobiller

Sahne: Lüks Otomobiller paylaşan: okanozcelik Söz lüks eşyalardan açılmışken bu sahne tam yerine oturuyor. :-) Henry Ford yatırımcılarıyla toplantıdadır. O zamanın genel havası otomobillerin lüks olduğudur. Arabalar güzelce süslenir, zenginlere pahalıya satılır. Az sayıda satılsa bile pahalı olduğundan iyi kâr getireceği beklentisi vardır. Yatırımcılar Ford'un getirdiği bakış açısını henüz kavrayamamışlardır... Henry Ford: - Ne mi diyorum. Beyler, daha fazla fiyata daha az insana daha az araba yapmakla... ilgilenmiyorum! Daha düşük fiyata fazla insana araba yapmak istiyorum. Hedefim büyük yada zengin insanlar değil... Daha önce özel bir şey alamamış düşük gelirli insanları hedefliyorum. Ona dünya görüşünü değiştirecek otomobili vermek istiyorum... Gözleri açılacak! Ve hiç kimse, onu -o özel şeyi- ondan yada benden almaya... kalkışmayacak! Eskiden arabalar el yapımıydı. Tek bir otomobil üzerinde çok uğraşıyorlardı. Onu güzelce süslüyorlardı. Oldu...

Yeni Protokol – Teknik Analiz

Hiç dikkatinizi çekti mi? Şöyle ilginç bir durum süregelmektedir. Alışveriş merkezlerinde hiç elektronik üreticilerinin e-okuyucularını görmeyiz. Markası, aynı zamanda kendi mağazasının adı da olan aygıtlar görürüz. Örneğin Nook veya Amazon Kindle gibi. Genelde e-kitap mağazaları, okuyucu üretmektedirler. Daha doğrusu kendileri bile üretmemektedir. Fason ürettirmektedirler. Neden e-kitap okuyucu üreten şirketler oldukça az? Neden bildik elektronikçiler de aygıt üretmez? Neden bir Vestel ya da Arçelik'in, Samsung ya da Toshiba'nın e-kitap okuyucusu yok?! Bunun en büyük nedeni bir gelenek olsa gerek. E-Kitap endüstrisinde aygıt üreteceksen, ona bağlı bir de kitap mağazası işletme geleneği vardır. Ya da daha doğru bir ifadeyle, zaten bir mağazan varsa aygıt üretirsin. Elektronikçiler çoğunlukla mağaza işletmek istemezler. Bu yüzden aygıt üretmekten de kaçınırlar. Ve evet, haklı nedenleri de vardır. Bir sürü elektronik aygıt, beyaz eşya üretmektedirler. Kendilerine uzak olan k...

Amazon da Yalnız Kalmasın – İşletme Analizi

Amazon'da bol çeşit vardır. İlk internet mağazalarından biridir. Jeff Bezos kitap satmak üzere kurmuştur. İnternet çok yeniydi. Belirsizliklerle doluydu. İşin başarılı olacağından emin olamamasına rağmen yatırım şirketindeki güvenli işinden ayrılarak kurmuştu. İş iyiye gitti. Film ve müzik de satmaya başladı. Sonra her çeşit ürün satılmaya başlandı. Şimdi başka satıcıların da Amazon'da dükkan açabilmesine imkan verdi. İş büyümeye devam ediyor görünüyor. Başlarda kitap satarak başladığından olsa gerek e-kitap işinin geleceğinin parlak olduğunu ilk fark edenlerden olmuştu. Artık Kindle mağazası en bilenenlerdendir. Şimdi bir düşünce deneyi yapalım. Amazon e-kitap gelirini artırabilir mi! Kişi e-kitap okuyucusunu alır. Sonra on beş günde bir yeni bir e-kitap almaya başlar. Hatta belki haftada bir kitap okuyanlar da vardır. Sık sık kitap alınır. Ama aygıt bir kere alınır. Ve en azından birkaç yıl kullanılır. Kişi aygıta parayı bir kere verir içeriğe sürekli. Zaten belli ki a...

Eski Kitaplarla Zaman Yolculuğu Yapabilmek

Daha önce EPUB notlarından bahsetmiştim . Uluslararası Dijital Yayıncılık Forumu şartnameyi hazırlamış bile. Yani henüz taslak olsa da. Önümüzdeki aylarda asıl şartname de tamamlanabilir. Sonraki birkaç ayda da üreticiler e-okuyucularının yazılımlarına ekleyecektirler. Şartnameye buradan ulaşabilirsiniz. Üstelik kuralları Dünya Çapında Ağ Birliği (W3C) belirliyor. Böylece notlar EPUB'dan da kapsayıcı olacaktır. Açık Not Standardı oluşturuluyor. Farklı metin dosya türleriyle de uyumlu olacaktır. Yani sadece EPUB kitaplarına alınan notlar değil PDF gibi popüler dosyalara alınan notlar da iyi bir standartla saklanıyor olacak. Ama elbette farklı dosya türleriyle uyumlu standart yaratmak teknik olarak daha zor olmaktadır. Son kullanıcılar için hazır hale gelmesi biraz daha uzun zaman alacaktır. W3C Çalışma Grubu'na buradan ulaşabilirsiniz. Yıllar sonra eski bir kitabımıza göz atmak isteyebiliriz. En sevdiğimiz yerlerini aldığımız notlarla kolayca hatırlarız. Şimdi e-kitap üzer...

Sahne: Sahip olduğum tek şey bu

Sahne: Sahip olduğum tek şey bu paylaşan: okanozcelik John hangi konuya odaklanacağına uzun süre karar verememiştir. Tezini yazamamıştır. Neredeyse dönem sonuna kadar böyle gider. Kendisiyle aynı üniversitede olan Einstein'a imrenmektedir. Bazen saygı duyduğu hocalarının yürüyüşlerini davranışlarını taklit etmektedir. (Filmde de saygı duyduğu bir hocasının yürüyüşünü taklit etmesini tasvir eden kısa bir sahne vardır. :-) ) Belirsizlik daha uzun sürmemiş görünüyor. Tünelin sonundaki ışığı belli belirsiz görebilmiş olmalı. Ve böylece harekete geçebilmiş gibi görünüyor. Hocalarından biri dünya çapında saygındır. John von Neumann Oyun Teorisi üzerine çalışmaktadır. Eh, bu da Oyun Teorisi'nin yeterince önemli olduğunu gösterir. John sonunda odaklanabileceği konuyu bulmuştur. Bu konuda yeni bir şey yaratmak farklı, değerli olacaktır. Teori üzerine bastırır. İşte Nash Dengesi böyle doğar. :-) Hocası: - John. - Orada ne yapıyorlar, görüyor musun? - Kalemlerini ...

Sahne: Başka Şeyler de mi Vardı Hayatta :-)

Sahne: Başka Şeyler de mi Vardı Hayatta :-) paylaşan: okanozcelik John: - Riemann varsayımını çözmeye çalışıyorum. Arkadaşı: - Öyle mi? John: - Onları şaşırtırsam... beni tekrar işe alırlar diye düşündüm. Ama ilaç alırken bu pek kolay olmuyor... çünkü çözümü görmek... zorlaşıyor. Arkadaşı: - Kendini zorlamamalısın John. İşten başka şeyler de var hayatta. John: - (Hüzünle) Neymiş onlar? Vardır böyle insanlar da: Yaptıkları işe öyle inanırlar ki; Hayatlarının büyük bir döneminde yaptıkları işe gömülürler. Hayat ondan ibaretmiş gibi; Başka şeylere zaman ayırmak neredeyse akıllarına hiç gelmez; Gözleri başka şey görmez. :-) Ve bir gün... Şu ya da bu nedenle yaptıkları şeyden koparlarsa! Büyük bir şey eksilir. Belki... Yavaş yavaş, her şey normalleşir. Yeni ilgiler, yeni aşinalıklar bulabilirler. Ama kendilerini onlara tam olarak veremezler. O eksiklik hep hissedilir! John Nash matematiğe saplantılıydı. Geliştirdiği Nash Dengesi sadece matematikte değil, b...