Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Bitkilerimizi Güncellemeye Hazır mısınız! - Bilim

  Telefonlarımızda onlarca uygulama yüklü. Hepsini keyifle kullanıyoruz. İşimizi kolaylaştırıyorlar. O uygulamalar bazen güncelleniyorlar; arka planda yeni kodlar ekleniyor ve bazı kodları değiştiriliyor. Kullanışlılıkları artıyor. İşlerimizi daha da kolaylaştırıyorlar. Bizi mutlu ediyorlar! Artık bitkilerin de güncellenmesi sağlanabiliyor! Bitkilerin genlerinin değiştirilmesinin anlamı budur; oluşma kodları yeniden düzenlenir. Bu yöntemle bitkiler daha verimli daha dayanıklı hale getiriliyor. Hatta daha faydalı ve daha lezzetli olması bile sağlanabiliyor! Telefondaki uygulamaların güncellenmelerinden korkmadığımız gibi bitkilerin genlerinin değiştirilerek güncellenmesinden de çekinmemize gerek yoktur! ☺ Not: Paragraflara parantez içinde ön bilgiler ve açıklamalar iliştirilmiştir. *** Bu son kısım önemlidir; tıpkı eşya bağımlılığımızı azaltmaya yardımcı olduğu gibi, teknoloji kesinlikle diğer tüketim problemlerimizin çözümünde de rol almalıdır. Çünkü gezegendeki birileri çok t...

Medyum Her Şeyi Bilir - Sahne

  Stanley bir septiktir. Doğa üstü iddiaları sorgular. O şeyler gerçekten doğa üstü müdür! Sihirbazların numaralarını ortaya çıkarır. Medyumların sihirlerinin gerçekte nasıl olduğunu ortaya çıkarır. Doğa üstü şeyleri sorgularken çok kararlıdır. Doğa üstü iddialarda bulunan insanlara karşı biraz alaycıdır. O doğa üstü hiç bir şeyin olmadığını düşünmektedir! Stanley, medyum olduğunu belirten Sofie ile buluşmuştur. Onu sorgulamaktadır. Stanley'in teyzesi Vanessa da oradadır: Stanley: Sen neden musluktan akan sudan üstün bir tek tıbbi özelliği olmayan sulara girmek için kalkıp taa İtalya'ya gidiyorsun! Vanessa: Seninle bu tartışmaya asla girmeyeceğim Stanley. Çünkü içindeki canavar dışarı çıkıyor. ... Stanley: Sihrin ana kurallarından birini bilir misin! Şöyle ki; Sihirbaz yaptığı numarayı asla tekrarlamamalı. Çünkü er ya da geç numaranın sırrı mutlaka çözülür. Yani yakalanırsın. (Sofie'den bahsediyor) Bense onu izledikçe... Vanessa: Evet... Stanley: ...daha da şaşırıyorum. G...

Nikola Tesla Bugünkü Akıllı Telefonları Tahmin Etti mi!

Alternatif elektrik akımı ve mühendislik bilimlerine verdiği katkılarla tanınan Sırp mucit Nikola Tesla, geçmiş yüzyılda yaşamış önemli bir bilim insanıydı. Yaşadığı çağda yaptıklarının yanı sıra, gelecekteki teknolojilerle ilgili tahminleri de Tesla’yı ayrı bir noktaya koyuyor. Medyada Nikola Tesla’nın 1926 yılında verdiği bir söyleşide bugünkü akıllı telefonları tahmin etmiş olduğu iddia edildi. İddianın yaygınlığına bakmak için Google’da “Nikola Tesla” ve “akıllı telefon” anahtar kelimeleriyle arama yaptığımızda benzer tarihlerden birçok sonuç çıkıyor. Tesla’yla ilgili bu iddia 11 Temmuz 2015’te Türkiye’deki haber sitelerinde gündem olmuş. İngilizce arama yaptığımızda ise 6 Temmuz 2015’ten sonuçlar görüyoruz. Aynı zamanda yakın tarihli haberler ve paylaşımlar da bulunuyor. Yani iddia epey yaygın. Türkiye’deki haberlerde Nikola Tesla’nın tahminine bir kaynak gösterilmemiş ve detay verilmemiş. Ancak tahminlerin 1926 yılındaki bir röportajdan olduğu söylenmiş. Nikola Tesla 1926’d...

Bir Tanrı Olmadığında Ne Olur!

Çocuklar kendilerini ebeveynlerinin yanında mutlu hissederler. Kendilerini güvende hissederler. Her durumda ebeveynlerinin kendilerini koruyacağına inanırlar. İşte Tanrı da çoğu insan için bir babadır. Çoğu insan duygusal olarak bir Tanrı'nın varlığına ihtiyaç duyarlar. Böylece yalnız olmadıklarını hissederler. Tanrı onları koruyacaktır. Örneğin bazı insanların başına kötü şeyler gelebilir. Tanrı sayesinde kendilerinin güvende olduklarına inanmaya devam ederler. Bu onları rahatlatır. Başka bir olasılık ağır basarsa ne olur. Bir Tanrı olmadığında ne olur! Bu insanlar Tanrı'nın olmadığını kabul edemezler. Belki küçük bir azınlık kabul edebilir. Ama bu iyi bir sonuç vermez. Çok büyük bir hayal kırıklığı yaşarlar. Çünkü artık güvenebilecekleri bir baba yoktur. Artık yalnızlardır. Bu onları duygusal olarak çok zorlayacaktır! Bazı bilim insanları büyük bir gayretle evrenin aslında kendi başına işlediğini anlatmaya çalışmaktadırlar. Örneğin Richard Dawkins bu konuda kitaplar yazmış...

Komplo Teorileri Eğlencelidir

...Birincisi; kötü insanlar, kötü niyetler ve ilgi çekici komplolar ilginç hikâyeler için harika bir başlangıç noktasıdır. Gerçekler nadiren kurgular kadar eğlenceli olur. Oliver Stone’un JFK filmini izlemeniz yeterli; bu film, tarihsel kanıtları şüpheli olmasına rağmen, dramatize edilen teorilere inanmak istememize neden olan etkileyici bir dramdır. ... Eğlence demişken, yanlış bilginin zorlu yönlerinden biri de pasif şekilde tükettiğimiz bir kitap ya da filmden çok, içinde yer aldığımız bir oyun olmasıdır. Aslında bu, onun en baştan çıkarıcı ve gözden kaçan özelliklerinden biridir: Yanlış inanış, zekice kurgulanmış alternatif dünyalarına derinlemesine dalanlar için son derece ilgi çekici ve hatta eğlencelidir. Oyun endüstrisinde çalışan kişiler, QAnon gibi bir komplo teorisinin yapısıyla, popüler alternatif gerçeklik oyunlarının yapısı arasında çarpıcı paralellikler kurmuştur. Clive Thompson, Wired’daki yazısında QAnon’un üstü kapalı ipuçları, gizli mesajları ve gizli platformlarıyl...

Dünyayı Aslında Bir Avuç Elit Yönetiyor!

Eğer siz olağandışı zorluklar yaşıyorsanız, bir başkası kolaylıkla sıyrılıyor demektir. Eğer siz kontrolden yoksunsanız, bir başkası her şeyi kontrol ediyor olmalıdır. Belirsiz ve karanlık “elitler” tüm bu öfke için uygun bir hedeftir. Neden bu kadar cazipler? Hayatımızı çekilmez hâle getirme gücüne sahip biri varsa, bu büyük olasılıkla onlardır. (Başka kim olabilir ki?) Bize uzak ve biraz da yabancı olanlar. (Gerçekten kaç elit tanıyoruz? Akşam yemeğinde ne yiyorlar? İlişkilerini nasıl yönetiyorlar?) Aynı zamanda tanıdıktırlar ve onlar hakkında ortak bilgiye sahibizdir (bazılarını ismen veya resimlerinden tanırız; yaşamları ve çalışmaları hakkında birkaç ayrıntı öğrenmişizdir). Tüm bu faktörlerin bir araya gelmesi “elitleri” komplo teorileri için son derece tatmin edici bir hedef haline getiriyor. Elbette, eğer bu sözde elitlerle zaman geçirdiyseniz, dünyayı kontrol ettikleri varsayımındaki en büyük kusuru çabucak keşfedebilirsiniz: yani, genellikle herhangi bir şeyi organize etmekt...

Siyasette Kullanılan Yanlış Bilgiler – Sosyoloji

(İnsanlar karşı siyasi görüşte olan insanların kandırıldığını düşünürler. Kendileriyse doğruyu bilmektedirler. Kendi siyasi görüşüne yakın olan medya mensuplarına güvenirler. Ama durum biraz daha farklıdır. Kendi siyasi görüşüne yakın insanlar da yanlış bilgiler yayabilmektedir. Aslında "yanlış bilgiyi" her türlü siyasi görüş destekçilerinin de kullandığı gözlenmektedir.  Yanlış bilgi sorununu bizden farklı siyasi görüşe sahip insanlara yüklemek ve bizimle aynı siyasi görüşü paylaşan kişileri, büyük bir titizlikle gerçeklere inanan kişiler olarak görmek kolaydır. Ancak bu son derece yanlıştır. Yanlış inanış sadece sağın ya da solun sorunu değildir; bu insanla ilgili bir sorundur. Araştırmalar hem liberallerin hem de muhafazakârların, her zaman eşit olmasa da yanlış bilgileri tükettiğini ve yaydığını; tüm siyasi partilerin özellikle uç kanatlarının duyarlı olduğunu ortaya koymuştur. İlginç şekilde, yanlış inanışları sonuna kadar takip ederseniz, bazen dönüp dolaşıp ortada bu...

Güvensizlik – Sosyoloji

Yanlış inanış sürecine güven merceğinden bakmak, kişinin odaklandığı yanlış inanış konusunda (örneğin 2020 ABD başkanlık seçimlerinde oyların çalındığı ya da John F. Kennedy suikastının bir CIA komplosu olduğu gibi) nasıl daha da derine battığına önemli bir ışık tutuyor. Ayrıca, yanlış inanışların neden diğer yanlış inanışları hatta birbiriyle bağlantısız görünenleri bile çektiğini anlamamıza yardımcı oluyor. Neden bir yanlış inanışı benimseyenler diğerlerini de benimsemeye meyillidir? Güvensizlik yüzünden! Yanlış inanışların neden biriktiğini, yanlış inanışın güven kaybıyla geliştiğini fark ettiğimizde anlarız. Bir kuruma güvenmemeye başladığımızda, diğerine güvenmemek daha da kolaylaşır. Aslında, belki de hemen tüm kurumların aynı olduğunu varsayabiliriz: yozlaşmış, açgözlü ve kötü niyetli. Eğer ilaç şirketleri bizi daha da hasta etmeye ve hatta öldürmeye çalışıyorsa, onları düzenleyen hükümetler için ne düşünülür? Belki de hepsi işbirliği içindedir. Ve eğer hükümetler ilaç şirketler...