Telefonlarımızda onlarca uygulama yüklü. Hepsini keyifle kullanıyoruz. İşimizi kolaylaştırıyorlar. O uygulamalar bazen güncelleniyorlar; arka planda yeni kodlar ekleniyor ve bazı kodları değiştiriliyor. Kullanışlılıkları artıyor. İşlerimizi daha da kolaylaştırıyorlar. Bizi mutlu ediyorlar! Artık bitkilerin de güncellenmesi sağlanabiliyor! Bitkilerin genlerinin değiştirilmesinin anlamı budur; oluşma kodları yeniden düzenlenir. Bu yöntemle bitkiler daha verimli daha dayanıklı hale getiriliyor. Hatta daha faydalı ve daha lezzetli olması bile sağlanabiliyor! Telefondaki uygulamaların güncellenmelerinden korkmadığımız gibi bitkilerin genlerinin değiştirilerek güncellenmesinden de çekinmemize gerek yoktur! ☺ Not: Paragraflara parantez içinde ön bilgiler ve açıklamalar iliştirilmiştir. *** Bu son kısım önemlidir; tıpkı eşya bağımlılığımızı azaltmaya yardımcı olduğu gibi, teknoloji kesinlikle diğer tüketim problemlerimizin çözümünde de rol almalıdır. Çünkü gezegendeki birileri çok t...
İşlenmiş etler kanser yapabilir. Dünya Sağlık Örgütü işlenmiş etleri tavsiye etmemektedir. Çünkü günlük 50 gram işlenmiş et tüketmenin kanser riskini %17 arttırdığı verisine ulaşmıştır. İşlenmiş etin zehir olarak düşünülmesinin nedeni budur. Lezzet iyileştirici gıda katkı maddeleri ete eklenir. Sonra ete ısıl işlem uygulanır. Böylece etteki mikroorganizmaların ölmesi sağlanır. İşlenmiş et budur. Kanser riskini arttırdığının düşünülmesinin nedeni kullanılan gıda katkı maddelerinden birinin sodyum nitrit olmasıdır. Peki et endüstrisi ete neden sodyum nitrit katmaktadır. Taze et bekletildiğinde hemen bozulmaya başlayacaktır. Oysa sodyum nitrit katılarak işlenen et bozulmaz. Etin raf ömrü uzar. Aksi taktirde, tüketiciler kanser olmadan çok önce başka hastalıklara yakalanacaklardır. Sodyum nitrit başta Clostridium cinsine ait patojen bakteriler olmak üzere diğer bazı patojenlerin gelişimini engellemektedir; zira Clostridium öldürücü bir bakteridir! Yani tüketiciyi korumak için sodyum nitri...