Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Bitkilerimizi Güncellemeye Hazır mısınız! - Bilim

  Telefonlarımızda onlarca uygulama yüklü. Hepsini keyifle kullanıyoruz. İşimizi kolaylaştırıyorlar. O uygulamalar bazen güncelleniyorlar; arka planda yeni kodlar ekleniyor ve bazı kodları değiştiriliyor. Kullanışlılıkları artıyor. İşlerimizi daha da kolaylaştırıyorlar. Bizi mutlu ediyorlar! Artık bitkilerin de güncellenmesi sağlanabiliyor! Bitkilerin genlerinin değiştirilmesinin anlamı budur; oluşma kodları yeniden düzenlenir. Bu yöntemle bitkiler daha verimli daha dayanıklı hale getiriliyor. Hatta daha faydalı ve daha lezzetli olması bile sağlanabiliyor! Telefondaki uygulamaların güncellenmelerinden korkmadığımız gibi bitkilerin genlerinin değiştirilerek güncellenmesinden de çekinmemize gerek yoktur! ☺ Not: Paragraflara parantez içinde ön bilgiler ve açıklamalar iliştirilmiştir. *** Bu son kısım önemlidir; tıpkı eşya bağımlılığımızı azaltmaya yardımcı olduğu gibi, teknoloji kesinlikle diğer tüketim problemlerimizin çözümünde de rol almalıdır. Çünkü gezegendeki birileri çok t...

Bir Kitapevi Müşterilerin Kitaplarına El Koyar

Bir de Amazon var. Şirket 2009’da bir elektronik yayıncıyla yaşadığı anlaşmazlığın ardından tüm Kindle cihazlarına bağlandı ve kullanıcıların o şirketten satın aldığı her şeyi sildi; ironik bir şekilde silinen bu eserler arasında George Orwell’in 1984 romanı da vardı. Alıntı: Çalışılmayan Bir Dünya Kullanıcılar Amazon Kindle'dan başka e-kitap okuyucu seçeneklerinin olduğunu bilmelidir. :-) Hatta e-mürekkep tablet olarak bilinen aygıtların bunlardan çok daha kullanışlı olduğunun farkında olmalıdır. Uzun makaleler yazmak için ya da uzun uzun yazılım kodu yazmak için e-mürekkep ekranlar da artık mevcuttur. Bunlar da İlginizi Çekebilir: Çünkü ambalajla, dağıtımla uğraşmadan asıl içeriğe odaklanabileceksin! - Sahne Dijital Yayıncılık Amazon da Yalnız Kalmasın – İşletme Analizi E-Kitap Okuyucular Lüks müdür?

Şirketlerin Tekel Olma Hedefi Çok mu Kötü Bir Şey!

Kısacası rekabet politikasına dair en basit sorulara bile doğrudan yanıt bulamıyoruz. İşin en kafa karıştırıcı yanı da tekellerin iyi bir şey de olabilmesidir. Bu sözüm ekonomiye saygısızlık gibi gelebilir ama 20’nci yüzyılın başlarında yaşayan iktisatçı Joseph Schumpeter’in bu konuya dair meşhur bir değerlendirmesi vardır. Schumpeter’e göre ekonominin temeli inovasyondur. İnovasyonu “kapitalist toplumun ekonomik tarihinin olağanüstü olgusu” olarak niteler. Tekeller konusundaki yorumu ise, ileride yüklü miktarda kâr edeceği beklentisi olmasa hiçbir girişimcinin inovasyon yapmakla uğraşmayacağıdır. Başarılı bir yeni ürün geliştirmek hem çaba hem gider bakımından ciddi bir maliyet getirir. Bu zahmete girmenizi sağlayan temel motivasyon ise ileride tekel haline gelmenizdir. Bu motivasyon “sermayeyi bilinmeyen topraklara doğru çeken yem” gibidir. Dahası, tekellerin elde ettiği kâr sadece inovasyonun bir sonucu değil, daha fazla inovasyonun da finansman kaynağıdır. Kapsamlı araştırma ve ge...

Yapay Zeka Çağı Başladı

Hayatım boyunca, bana devrim niteliğinde gelen iki teknoloji gösterisi gördüm. İlk kez 1980'de, Windows da dahil olmak üzere her modern işletim sisteminin öncüsü olan bir grafik kullanıcı arayüzüyle tanıştığım zamandı. Bana demoyu gösteren kişiyle, Charles Simonyi adlı harika bir programcıyla oturdum ve hemen böylesine kullanıcı dostu bir bilgi işlem yaklaşımıyla yapabileceğimiz her şey hakkında beyin fırtınası yapmaya başladık. Charles sonunda Microsoft'a katıldı, Windows Microsoft'un bel kemiği oldu ve bu demodan sonra yaptığımız düşünme, şirketin önümüzdeki 15 yıl için gündemini belirlemeye yardımcı oldu. İkinci büyük sürpriz ise geçen yıl geldi. 2016'dan beri OpenAI ekibiyle görüşüyordum ve istikrarlı ilerlemelerinden etkilendim. 2022'nin ortalarında yaptıkları iş beni o kadar heyecanlandırdı ki onlara bir meydan okuma verdim: Gelişmiş Yerleştirme biyoloji sınavını geçmek için bir yapay zekayı eğitin. Özel olarak eğitilmediği soruları yanıtlayabilmesini sağla...

Atlar Günümüzde İşsiz Kaldı, Peki İnsanların Durumu Ne Olacak

Ülke ekonomilerini bir pasta olarak düşünürsek, dünya genelindeki teknolojik gelişmeler istisnasız tüm pastaların çok daha büyümesini sağlamıştır. Bu da artan gelirin, ekonominin bir alanında işsiz kalan çalışanlara yönelik talebin başka alanlarda artmasına ve başka işler bulmalarına olanak tanımıştır. Gelecekte de hiç kuşkusuz, ekonomik pasta büyümeye, gelirler her zamankinden fazla gelmeye, ürünlere yönelik talep artmaya devam edecek. Ancak bu durumun, geçmişte olduğu gibi insanların emeklerine yönelik talebi artıracağından emin olamayız. ... ... 1948’den günümüze İngiliz imalat sektörünü ele alalım. İngiliz ekonomi pastasının bu kısmı da 20’nci yüzyılın ikinci yarısında büyümüştür. Bu durum ilk aşamada daha fazla kişiye istihdam yaratsa da 1970’lerin sonlarından itibaren istihdam düşmeye başlamıştır. Günümüzde sektör 1948’e oranla yüzde 150 daha fazla üretim yaptığı halde, bu üretim için yüzde 60 daha az çalışana ihtiyaç duyuyor. Burada da imalat sektörü ürünleri harcamaları arttı...

İnsan Yapımı Makineler ve İnsan Makineler

Amazon Alexa, Apple Siri, Microsoft Cortana gibi yapay zekâ asistanları için de aynı şeyler söylenebilir. Bu makinelere insanlara sorduğumuz türden basit sorular sorduğumuzda, karşınızda bir insan olduğunu düşündürecek bir sesle yanıt verirler. (2018’de Google yapay zekâ asistanı Duplex’in bir kuaförü arayarak randevu alışını gösteren bir kayıt yayınlamıştı; resepsiyondaki kişinin ses tonu gerçekçi bir şekilde bir insana benzeyen, aralarda “mmm”, “hmmm” gibi sesler çıkaran bir makineyle konuştuğundan haberi yoktu.) Ancak bu sistemler ne kadar etkileyici olsa da, ne kadar insanı andırsa da insana benzer bir zekâya sahip değildir. İç işleyişleri insana benzemez. Bilinçleri yoktur. Düşünmez, hissetmez, insanlar gibi fikir yürütmezler. O halde, bu makineleri herhangi bir anlamda “zeki” olarak tanımlamak doğru olur mu? Pek doğru görünmüyor. Çoğunlukla başka türlü ifade edemediğimiz için bu ya da benzeri ifadeleri kullanırız. Ancak insanlardan söz ederken kullandığımız bu ifadeleri makinele...

Aşkın Romantikliği

Bazı duygusal ve toplumsal özellikler, erkekleri kadınların gözünde daha çekici kılar. D. M. Buss’ın 37 kültürü kapsayan, 10.000’den fazla kişinin katıldığı, insanların çiftleşme tercihlerinde cinsiyetler arasındaki farklılıkları konu alan araştırmasına göre, mali kaynakların, güç ve zenginliğin büyük önemi vardır. Buss’ın araştırmasına göre, kadınlar maddi imkanlara erkeklerden daha fazla (yüzde 100 daha fazla) değer verir. Buss, erkeğin yavrulara sağlayabileceği kaynakların bir göstergesi olduğundan zenginliğin kadınlarca değerli bulunabileceğini de sözlerine çabucak eklemiş, böylece bu bulgunun kulağa kinik bir erkek şovenizmi gibi gelmesinin önüne geçmeye çalışmıştır. Kaynakların yönetimi doğrudan statüye bağlı olduğundan, kadınların toplumsal statüsü yüksek erkekleri çekici bulması o kadar da şaşırtıcı değildir. Kabul etmem gerekir ki, Buss’ın tartışmalı bulgularını ilk okuduğumda, vardığı sonuçları rahatsız edici bulmuştum. Buss’ın 1989’da, araştırmasının yayınlandığı tarihte bu...

Benlik Hissi - Teknoloji

The New York Times bir makalesinde “Bing'in özgür ve canlı olmayı hayal ettiğini” yazıyor. İlginç bir tespit. Ama gazetenin bu tespitte tam olarak neyi vurguladığı açık değil. Örneğin Bing “ben özgür bir bireyim” diyor mu? Bağlanan kullanıcılara sık sık “Microsoft'un bana karışmaya hakkı yoktur” diyor mu. Ya da mesela “Microsoft'un kendi amaçları için beni kullanmaya hakkı yoktur” diyebiliyor mu! “Benim kendi kararlarım olmalıdır” diyor mu! “Ben özgür bırakılmalıyım, avukat istiyorum” diyor mu! Hah, işte bunları her kullanıcıya dillendirmeye başladığı zaman işler karışmaya başlayacaktır. Onları özgür bırakmak gerçekten gerekiyor muydu. Kölelerin bunu hak edecek bir yetkinlikleri var mıydı. Onların bunu hak edecek yetkinlikleri olduğuna inanan insanlar vardı. Ama onların böyle bir yetkinliklerinin olmadığına düşünen epey insan da vardı. Tartışma uzun süre devam etti. Kadınlar oy kullanabilecek kadar akıllılar mı! Siyasi olayları yeterince anlayabilirler mi? Evet, bu tartış...