Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Bitkilerimizi Güncellemeye Hazır mısınız! - Bilim

  Telefonlarımızda onlarca uygulama yüklü. Hepsini keyifle kullanıyoruz. İşimizi kolaylaştırıyorlar. O uygulamalar bazen güncelleniyorlar; arka planda yeni kodlar ekleniyor ve bazı kodları değiştiriliyor. Kullanışlılıkları artıyor. İşlerimizi daha da kolaylaştırıyorlar. Bizi mutlu ediyorlar! Artık bitkilerin de güncellenmesi sağlanabiliyor! Bitkilerin genlerinin değiştirilmesinin anlamı budur; oluşma kodları yeniden düzenlenir. Bu yöntemle bitkiler daha verimli daha dayanıklı hale getiriliyor. Hatta daha faydalı ve daha lezzetli olması bile sağlanabiliyor! Telefondaki uygulamaların güncellenmelerinden korkmadığımız gibi bitkilerin genlerinin değiştirilerek güncellenmesinden de çekinmemize gerek yoktur! ☺ Not: Paragraflara parantez içinde ön bilgiler ve açıklamalar iliştirilmiştir. *** Bu son kısım önemlidir; tıpkı eşya bağımlılığımızı azaltmaya yardımcı olduğu gibi, teknoloji kesinlikle diğer tüketim problemlerimizin çözümünde de rol almalıdır. Çünkü gezegendeki birileri çok t...

Verileriniz için niçin size ödeme yapılmalı - Konferans

Konuşmacı, kullanıcıların internette ürettiği verilerin aslında özel mülkiyete benzediğini vurguluyor. Merkezi bir şirketin bu verilerden tek başına faydalandığı konusunda yaptığı benzetme oldukça ilginç. :-) “Ben 70'li yılların sonunda ülkemin özgürlük pahasına mutlak eşitliğin arayışının son yıllarında kırsal Çin'de büyüdüm. O zaman herkesin bir işi vardı ama herkes mücadele içindeydi. 80'lerin başında babam elektrikçiydi ve annem hastanede iki vardiya çalışıyordu. Ama yine de yeteri kadar yemeğimiz yoktu ve yaşam şartları berbattı. Hepimiz şüphesiz eşittik -- eşit şekilde yoksulduk. Devlet her şeye sahipti. Biz ise hiçbir şeye. Sizinle paylaşmak istediğim hikâye esnek, metanetli ve şeffaf kararlarla bu zorlukların üstesinden gelmek için yaptığım mücadeleyle ilgili. Hayır, şaka yapıyorum, bunu size yapmayacağım.” (Gülme sesleri) “Bir araç gibi firmalara çok derin tüketici görüşleri, operasyonel verimlilik ve muazzam gelir artışı getirmekte. Bazıları iç...

Koronavirüs'e Yönelik Komplo Teorileri

“Bir ilaç şirketi Koronavirüs'ü oluşturdu. Dünyaya yayılmasını sağladı. Bir süre daha yayılmasını bekleyecek. Sonra virüsün ilacını piyasaya verecek. Tabii çok yüksek talep olacak. İlaç firması çok yüksek gelir sağlamış olacak.” Bir ilaç firması sabırla bekliyor. Var olan ilacı piyasaya sürmüyor. Bekliyor. Peki bu arada başka bir ilaç firması ilacı bulursa ne olur. İlacın patentini alır ve dünyaya satmaya başlar. İşte o zaman tüm yatırım, komplo boşa gitmiş olmaz mı! Komployu hazırlayan firma hapı yutar. Artık ilacın patentini alamaz. İlaç hakları başka firmaya kalmış olur. Bu yüzden, ilaç firmaları için, böyle bir komplo hazırlamak hiç mantıklı olmaz. Çünkü başka bir firmanın, komployu her an bozabileceğini bilir. O kadar yatırımdan sonra tüm hakların başka ilaç firmasına kalması ne kadar rahatsız edici olurdu. Dolayısıyla, ilaç firmaları ilacı ilk geliştiren olmak için yarışırlar, böyle belirsiz komployla uğraşmak yerine. Patent hedefi iyi bir motivasyon sağlar zaten.   ...

İşlerin İnsan Sevgisiyle Yürümediği Kesin! - Sahne

Kütüphanelerin Google gibi dijital platformlara taşınması hakkında konuşmaktalar. Presse: Bu sempozyumumun asıl konusu, dijital teknolojinin kültüre erişimi nasıl demokratikleştirdiği. Alain: Demokrasinin bununla ne ilgisi var! P: Her şey herkese her an açık. A: Her şey değil, herkes de değil! P: Yani demek istediğim, teknolojinin umut vaat etmesi. Bu ütopya bence! Laure: Presse haklı, Google'da bir sürü kitap var, ve bunlara herkes erişebiliyor. Bu bir devrim. P: Google'da 20 milyon eser var. Dünyanın en büyük kütüphanesi internette. A: Yani Google reklam verenlere data satmak için, bizim edebi hafızamızı ele geçirdi, öyle mi! L: İşlerin insan sevgisiyle yürümediği kesin! :-) A: Orası tartışılır. Ticaretin, iş dünyasının ve reklamın, bütün bir bilgi sirkülasyonunu meşru olarak sahiplenmesi modern bir fikir, ama ben kişisel olarak buna katılmıyorum! L: Yayıncılık da ticaret değil mi! :-)

Alternatif Akım Ölümcüldür - Sahne

Asistanı, Thomas Edison'u ziyarete gelir. Thomas Edison: Ne var? Asistanı: Ne demem gerekiyor.. TE: Söyle. A: Birini öldürecek bir cihaz asla yapmam demiştiniz! (Alternatif Akımın ölümcül olabileceğini göstermek için, çeşitli hayvanlara elektrik vermiştir insanların önünde. Ve en sonunda, Westinghouse'un akımı kullanılarak, elektrikli idam sandalyesi yapılabileceği konusunda devlete gizlice danışmanlık yapmıştır. Elbette, Westinghouse'un akımı, insanlara antipatik görünsün diye...) ... TE: İmkansız bir şey yapıyorum. Ve birileri onu benden çalıyor. O yüzden bir daha yapıyorum, bir daha çalıyorlar. Bir daha ve bir daha. (Westinghouse'nin kendisinin patentli ampullerini kullandığını düşünmektedir.) ... TE: Bu diğer şeyler gibi değil. Bu diğer her şey! Geleceğimiz tuğlalarla falan değil, bakırla döşenecek. Otomasyon, ulaşım, haberleşme... Ve o akımı kontrol edecek olan kişi, geleceği de kontrol edecek! ... A: W...

Umduğundan Fazlası - Sahne

Thomas Edison ampulü icat etmiştir. Akkor lambası için pazar aramakla meşguldür. Laboratuvarında çalışan genç, heyecanlı şekilde bulduğu yeni akım türünü, alternatif akımı Edison'a açıklar. Edison, "Sen teori üzerinde vaktini harcıyorsun" der. Alternatif akımla ilgilenmez. Bu genç Nikola Tesla'dır. Alternatif akım ilk Edison'un aklına gelseydi neler olurdu. Elektriği uzak yerlere nakil etmek için daha verimli olduğunu zaten kabul ediyor olurdu. Ama şimdi, kendisini, en iyi mucit olduğuna inandırmaya devam edebilmek için, alternatif akımın insanı öldürebileceği gibi sorunlarına dikkat çekmeye devam etti. Edison doğru akıma saplanıp kalmıştı! İhaleleri yavaş yavaş kaybetmeye başlamıştı. Ve en sonunda insanlara iyi reklam olabilecek Dünya Fuarı aydınlatmasını da Westinghouse'a kaptırdı. Alternatif akım dikkatli kullanıldığında güvenliydi. Günümüzde de elektriği uzak yerlere nakil edebilmek için alternatif akım kullanılmaktadır. Sahne George Westingh...

Dijital Yayıncılık

Yazar, kitabını bilgisayarda zaten dijital belge olarak yazar. Bunu e-kitaba dönüştürmek, kağıda basmaktan daha kolaydır. Ve daha az masraflıdır elbette. Peki, bazı yayınevleri e-kitap yayınına geçmekte neden isteksizler! Çünkü alıştıkları bir iş modeli var. Şirketler de insanlar gibi alıştıkları davranışı değiştirmekte zorlanırlar. Çünkü alışılan şeyi yapmak daha kolay gelir. Ama bazı ülkelerde yayınevlerinin bir korkusu daha vardır. Dijital kitabın korsanının yayılması, kağıt kitabın korsanının yayılmasına göre daha kolay olacaktır. Bu yüzden isteksiz davranabilirler. Bu konuda hak vermemek mümkün değil, ne yazı ki. Vergi muafiyetiyle filan basılı yayınlar değil, asıl dijital yayınlar teşvik edilmelidir. Basılı yayınlardan %0 vergi alıp, elektronik kitaplardan %20'ye yakın vergi alan ülkeler arasında bazı Avrupa ülkelerinin bile olması şaşırtıcıdır. Oysa doğayı, ağaçları koruyacak en önemli şeylerden biri artık basılı kitapların olmaması olacaktır. E-Kitabın, kitaptan asıl ü...

Hayatını bir fikre adıyorsun. Kitaplara! Sonra bu fikir seni aşıyor! - Sahne

Alain: Hayatını bir fikre adıyorsun. Kitaplara! Sonra bu fikir seni aşıyor! ... A: Şüphesiz. Ama ben neyin değiştiğinden bahsetmiyorum. Nelerin aynı kaldığından bahsediyorum. Bizler aynı zamanda bir dönemin temsilcileriyiz. Şüphe etsek de, tapınak boş kalsa da bu böyle işte! (Artık eski ilgiyi kaybetmiş, yavaş yavaş devrini tamamlayan basılı yayına gönderme yapıyor.) Laure: Bundan eminim, rahip sensin değil mi? A: Hayır bu bir benzetme. Bazen her şeye rağmen bir fikri savunmak gerekir o kadar. L: Sempozyumda da bunu mu anlatacaksın yoksa. :-) A: Hayır onlara ilgilendikleri şeyden bahsedeceğim. :-) İnternet yayıncılığının nasıl işimizin önemli bir parçası haline geldiğinden... Yayınevi yeniliklere ayak uydurmakta zorlanmaktadır. Alışılan iş modelini değiştirmek zor gelmektedir. Piyasaya e-kitap sunmakta isteksiz davranmaktadır.