Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Bitkilerimizi Güncellemeye Hazır mısınız! - Bilim

  Telefonlarımızda onlarca uygulama yüklü. Hepsini keyifle kullanıyoruz. İşimizi kolaylaştırıyorlar. O uygulamalar bazen güncelleniyorlar; arka planda yeni kodlar ekleniyor ve bazı kodları değiştiriliyor. Kullanışlılıkları artıyor. İşlerimizi daha da kolaylaştırıyorlar. Bizi mutlu ediyorlar! Artık bitkilerin de güncellenmesi sağlanabiliyor! Bitkilerin genlerinin değiştirilmesinin anlamı budur; oluşma kodları yeniden düzenlenir. Bu yöntemle bitkiler daha verimli daha dayanıklı hale getiriliyor. Hatta daha faydalı ve daha lezzetli olması bile sağlanabiliyor! Telefondaki uygulamaların güncellenmelerinden korkmadığımız gibi bitkilerin genlerinin değiştirilerek güncellenmesinden de çekinmemize gerek yoktur! ☺ Not: Paragraflara parantez içinde ön bilgiler ve açıklamalar iliştirilmiştir. *** Bu son kısım önemlidir; tıpkı eşya bağımlılığımızı azaltmaya yardımcı olduğu gibi, teknoloji kesinlikle diğer tüketim problemlerimizin çözümünde de rol almalıdır. Çünkü gezegendeki birileri çok t...

Sahne: Haddini Bilmezlik

Sahne: Haddini Bilmezlik paylaşan: okanozcelik Dünyadaki ilk açık kalp ameliyatı yapılmak üzeredir. Ama belirsizlikler vardır. Bazı insanları korkutmaktadır, yani ilkesel yönden. Peder: Şöhret uğruna didinmek değersizdir, haddini bilmezliktir. Dr. Alfred Blalock: Bir bisturi ile kesip hayat kurtarmak için haddini bilmez olmak gerekir. Peder: Bundan şüphem yok. Peder: Tanrı'yla masum bir kalbin saflığını ihlal edip aralarına girerseniz; Bu suçluluğun yükünü siz değil ailesi taşıyacak, doktor! Dr. Alfred Blalock: Belki de dediğiniz gibi bu çocuğu öldürmeye çalışan Tanrı'dır. Dr. Alfred Blalock: Ben çalışmıyorum! Kalbi hasarlı doğan bebeğin annesi: O'nunla çok az birlikte olduk. Tanrı O'nu tanımama izin vermiyor. Yani O'na karşı gelmek istemiyorum. Doktorun kızımın hayatını kurtarması, Tanrı'nın Planı neden olmasın! Dr. Alfred Blalock: Sezgilerim Doğanın bir hata yaptığını, benim de onu düzeltebileceğimi söylüyor.

Tanrı'yı Oynayanlar - Bilim

İlk kalp ameliyatlarının olduğu dönemde Tanrı'nın işine karışılıyor denmişti. Yıllar geçti. Aynı şeyler tüp bebek yöntemi için de dendi. Sonra... Olağanlaştılar. Alışıldılar. Şimdi gen terapisi için filan da benzer şeyler söyleniyor. Her büyük adımda hep aynı tartışmalar oluyor, özellikle tıpta. Panayiotis Zavos çalışma izni alamıyor. Almanya, Fransa, İngiltere gibi ülkelerde klonlama çalışmaları yasak. Avrupa mesafeli. İnsan klonlamak dışlanıyor. Panayiotis Zavos şansını zorluyor. Sonunda, hiç beklenmeyecek bir ülkeden çalışma izni alıyor. Ve orada gizli bir laboratuvar kuruyor. Bu ülke Lübnan. Bir Müslüman ülke! Bir Avrupa ülkesinden değil, bir Müslüman ülkede çalışma fırsatı bulması oldukça şaşırtıcı. Etik veya din gerekçesiyle, Avrupa durgun kalmış görünüyor. Bu tür şeylerden dolayı asıl Müslüman ülkelerin çekingen kalacağı beklenirdi oysa. İnsan merak ediyor; Acaba, bu tür bir teknolojinin bir Müslüman ülkede yeşerebilmesi, sonunda Müslümanların Rönesansı'nın başlang...

Sahne: İş Hayatında Dinden Bahsetmek

Sahne: İşte İnançlardan Bahsetmek paylaşan: okanozcelik Önemli bir iş bağlantısı gerçekleşememiştir. Larry gergindir. Larry: Ona din hakkında tam olarak ne söyledin? Bob: Sadece konuştuk. Larry: Ona karşı çıkmadın, değil mi? Bob: Hayır. Larry: Tanrıya şükür. Toplantılarda dinden söz ederken ilk kural budur, müşteriye karşı çıkma. Hayır, geri alıyorum; Bu ikinci kural. Toplantıda dinden söz etmenin ilk kuralı; Sakın. Bob: Sakın, ne? Larry: Sakın yapma! Bob: Oh. Hayatta kaldım ama. Larry: Ona karşı çıktın mı? Bob: Hayır. Larry: Bob bu yüzden hayattasın. Bu yüzden! Aslında gerçekten de iş hayatında din gibi hassas konularda konuşmak iyi olmaz. Çünkü yanlış anlamalar olabilir. Ortalık kolay gerginleşebilir. Asıl konu dağılır. En önemlisi de müşteri kaybedilebilir.

Belgeselden: Uzaktan Görebilme

Belgeselden: Uzaktan Görebilme paylaşan: okanozcelik Ruslar, Amerikan gemileri, birlikleri nerede bilmek istiyor. Bunun kolay yolu var mı? Belki. Uzgörüşü olan medyumlardan faydalanılır. Onlar transa geçer. Ve hangi geminin nerede olduğunu söylerler. Rusların medyumları kullandığını duyan Amerika geri durabilir mi, ya kaçırdığı bir şey varsa. O da medyumlarla deneylere başlar. :-) Soğuk savaş dönemidir. Bu yöntem gerçekten işe yaramış mıydı? Yarıyor mu? Artık test edilmeli. İlginç bir düzenekle. Bir Amiral Battı iyi bir fikir verebilir. :-) Eğlenceli bir kesit. :-)

Belgeselden: Eğer işe yaramazsa burdan nereye gideceğimizi bilmiyorduk

Belgeselden: Eğer işe yaramazsa burdan nereye... paylaşan: okanozcelik İlk yapay DNA'lı mikroorganizmanın yaratılmaya çalışılmasından bir kesit, yıllar önce. Craig Venter: Eğer yapay kromozom sürecinde bir başarısızlıkla karşılaşırsak ve teorilerimizi gerçekleştiremezsek ne büyük bir trajedi olur. Craig Venter: İnanmak için nedenlerimiz vardı. Bilirsiniz, çalışma şansı elde ettik. Ve eğer işe yaramazsa burdan nereye gideceğimizi bilmiyorduk! Bu arada, genleri yeniden programlama iyice pratik hale gelmiş görünüyor, artık. DNA'nın istenen yeri kesilebiliyor. Ve oraya istenen yapay genler kolayca yerleştiriliyor. CRISPR adlı bu yeni yöntemden uzunca bahsetmiş National Geographic'in Ağustos sayısı.

Konferans: Auke Ijspeert: Semender gibi koşabilen ve yüzebilen bir robot

Tekerliği uzun zaman önce keşfettik. Araçları isteğimiz yere ulaştırabiliyoruz. Ama uzun zamandır aşamadığımız bir sorun var. Engebeli yerlerde hâlâ kullanışlı çözümlerimiz yok. Tekerlekli bir araç arama ve kurtarma için pek kullanışlı olmaz, yıkıntılar arasındayken. Ya da bir gezegeni tekerlikli bir araç yerine, ayrıca yürüyebilen de bir araçla keşfetmek daha kolay olurdu mesela. Dolayısıyla bir robotun kendi başına yürüyebilmesini sağlayabilmek yeni olanakları da getirecektir. *** “...Sonra omurga ve omurgada bulunan refleksler, omurgadaki nöral aktivite ve mekanik aktivite arasında sensorimotor kordinasyon döngüsünü yaratan çoklu refleksler gelir. Üçüncü bileşen, merkezi desen jeneratörleridir. Bunlar, omurgalı hayvanların omuriliklerinde bulunan, sadece çok basit giriş sinyallerini alarak, koordineli ritmik aktivite desenleri yaratabilen çok ilginç devrelerdir. Ve bu giriş sinyalleri, beynin üst bölümlerindeki motor korteks, beyincik, bazal gangliyon gibi azalan modülas...

Röportaj: Linus Torvalds: Linux'un ardındaki deha

Linus Torvalds: Ofisim görebileceğiniz en sıkıcı ofistir. Ve burada sessizlikte yalnız otururum. Kedim gelirse, kucağıma oturur. Ve kedinin mırlamasını duymak istiyorum, bilgisayarın fanlarının sesini değil. (Hımm, yine de fan çok rahatsız etmez yav. :-) ) Chris Anderson: Bize açık kaynağı nasıl algıladığını anlat ve Linux'un gelişimini nasıl etkilediğini. LT: Aslında, hala yalnız çalışıyorum. Gerçekten -- evimde tek başıma çalışıyorum, çoğunlukla da bornozumla. Bir fotoğrafçı geleceği zaman giyiniyorum, bu nedenle bu resimde giyiniğim. (Gülüşmeler) (Ee, şey, eşofman giymek de sayılır mı? :-) Müşteri hizmetleri gibi görünür yerde değilsen böyle bir seçeneğin olabiliyor, tabii. :-) ) LT: O zamanlar 21 yaşındaydım, gençtim yani, ama çoktan hayatımın yarısı boyunca programlama yapmıştım. Ve önceki her projem tamamen kişiseldi ve insanların yorumlamaya başladıkları, koda geri dönüşlerde bulundukları zaman bir aydınlanmaydı. Hatta kod göndermeye başlamadan önce dahi ...